Aziz Babuşcu
Aziz Babuşcu

BU FAŞİST ZİHNİ ÇOK İYİ TANIYORUZ

Taksim Gezi parkındaki birkaç ağaca sahip çıkmak maskesiyle başlatılan ama asıl amacı kısa sürede ortaya çıkan malum eylemler zincirinin arkasındaki siyasal zihni çok iyi tanıyoruz. Bu zihin kendisini, milletin ve milletin değerlerinin karşısında konumlandırmış bir zihindir.
Bu haliyle de milletin meşru demokratik yöntemlerle kendisine asla siyasi iktidar olma şansı vermeyeceğini çok iyi bildiğinden, demokrasiden asla hazzetmez.Her vesileyle sandığı itibarsızlaştırmaya, milli iradeyi ise anlamsızlaştırmaya çalışır.Bu zihnin insanların temel hak ve özgürlükleri diye bir derdi yoktur.
Kendisi gibi düşünmeyenin, kendisi gibi yaşamayanın, bırakın temel hak ve özgürlüklere sahip olmasını, var olmasını bile başlı başına bir rahatsızlık unsuru sayar.Siyasi terminolojide, bu zihnin karşılığı faşizmdir.
Faşizm, farklılığa tahammül etmez.Faşizm, "bana benzemeyen; ya benim her türlü baskı ve zorlamama boyun eğsin ya da hiç olmasın" der.Bu yüzden her türlü vandallığa rahatlıkla tevessül eder.Yakıp yıkmayı, taşlamayı, gasp ve işgali, hakareti, sövmeyi kendinde bir hak olarak vehmeder.
Bu yüzden, fırsatını bulduğunda, sırf giyiminden kuşamından dolayı bile, masum insanlara her türlü zorbalığı, saygısızlığı ve çirkinliği sergilemekten kaçınmaz.
Sadece ülkemizde değil, bölgemizdeki gelişmelere de aynı gözlükle bakarlar.Bu yüzden de, örneğin Suriye'de özgürlük isteyen halkı değil halka zulüm yağdıran Esed'i, Mısır'da meydanlarda özgürlük isteyen sivil halkı değil, darbeci Sisi'yi kendilerine yakın bulurlar.
Evet, bu zihni milletimiz çok iyi tanır.27 Mayıs'ta kurulan darağaçlarından tanır. 28 Şubat'ta yapılan sürek avlarından, üniversite kapılarına kurulan ikna odalarından tanır.
"Gençleri kıyma makinelerinde çektiler... Artık muhtar bile olamaz... 411 el kaosa kalktı... Gerekirse silahla... Topyekun savaş... " türü manşetlerden tanır.
Uygun ortam oluşturmaya dönük faili meçhul karanlık cinayetlerden tanır. Asit kuyularından tanır.İçinde tutuklulara dışkı yedirilen cezaevlerinden tanır.
Bir gecede boşaltılan bankalardan, yollara fırlatılan yazar kasalardan, akmayan sulardan, kokmuş şehirlerden, başörtüsünden çekilip sürüklenen kızlarımızdan tanır.
Millet için söyledikleri "Haso memolar, makarnacılar, göbeğini kaşıyanlar vb" iğrenç nitelemelerden tanır.
İçki şişeleriyle kirletilmiş camilerden, bu ülkenin en saygın kadınları için insanlıktan nasipsiz şekilde kaleme alınmış köşe yazılarından tanır.
Haliyle de bu milletin bu kadar iyi tanıdıklarının, bu millete rağmen gidecekleri bir yol, ulaşacakları bir hedef olamaz.
Onlar ne yaparsa yapsın, bu millet insanları yok sayan bir faşizmin değil, "Yaratılanı yaradan ötürü seven" kadim bir medeniyetin takipçisidir.
Bu millet, farklılıkları zenginlik sayan, kendi gibi düşünüp yaşamayanla saygı, nezaket ve barış içinde yaşamayı derinden içselleştirmiş, "Gelin tanış olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz" diyen bir medeniyet ufkunun sahibidir.
Bu millet "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" diyen kadim bir bilgeliğin hamuruyla yoğrulmuştur.
Haliyle de bu toprakların yabancısı olduğu bir faşizm değil, kazanan her zaman barış, kardeşlik, demokrasi ve medeniyetimizin aydınlık değerleri olacaktır.
SPOTLAR
Taksim Gezi parkındaki birkaç ağaca sahip çıkmak maskesiyle başlatılan ama asıl amacı kısa sürede ortaya çıkan malum eylemler zincirinin arkasındaki siyasal zihni çok iyi tanıyoruz. Siyasi terminolojide, bu zihnin karşılığı faşizmdir.
Milletimiz bu zihni çok iyi tanır. 27 Mayıs'ta kurulan darağaçlarından, 28 Şubat'ta yapılan sürek avlarından, üniversite kapılarına kurulan ikna odalarından, "Gençleri kıyma makinelerinde çektiler... Artık muhtar bile olamaz... 411 el kaosa kalktı... Topyekûn savaş... " türü manşetlerden tanır. Uygun ortam oluşturmaya dönük faili meçhul karanlık cinayetlerden, asit kuyularından, içinde tutuklulara dışkı yedirilen cezaevlerinden tanır.
Onlar ne yaparsa yapsın, bu millet "Yaratılanı yaradan ötürü seven" kadim bir medeniyetin takipçisidir. Farklılıkları zenginlik sayan, kendi gibi düşünüp yaşamayanla saygı, nezaket ve barış içinde yaşamayı derinden içselleştirmiş, "Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz" diyen bir medeniyet ufkunun sahibidir. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" diyen kadim bir bilgeliğin hamuruyla yoğrulmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete