Deniz Zengin
Deniz Zengin

Havalimanları mülteciler için biçilmiş kaftan

 Suriye'de yaşanan krizler ve operasyonlar sebebiyle tüm dünyanın bildiği gibi Türkiye başta olmak üzere Ürdün, Lübnan ve Irak'a binlerce mülteci göç etti. Türkiye, Suriye'de yaşanan krizi bir iç sorun olarak niteledi ve yaşanan süreçte aktif bir rol oynadı. Türk yetkililerin Suriye'de yaşananları bir "iç sorun" olarak nitelemesinde iki taraf arasındaki sınırın uzunluğu en önemli argümanlardan birini oluşturuyordu. Türkiye hükümeti, 877 km sınırı olan Suriye'den gelen mültecilere sınırlarını kapatmayacağını açıkladı.
Türkiye'ye giren mültecilerin yoğun olarak bulunduğu şehir, Hatay. Hatay'daki çadır kentlerin yanı sıra şehir merkezindeki mahallelere yerleşmiş çok sayıda Suriyeli muhalife de rastlamak mümkün. Resmi verilere göre, şu anda Türkiye'de bulunan Suriyeli sığınmacıların sayısı 600 binden çok. 200 bin kadarı sığınmacı kamplarında, 400 bin kadarı da Türkiye'nin değişik kentlerinde yaşıyor, yaşamaya çalışıyor.
Yazın serin kışın ise sıcak 7/24 açık olan ve üst araması hariç kime geldin, niye geldin diye sorulmayan bir yer düşünün. Mültecilerin yaşamaları için biçilmiş kaftan olan bu bahsettiğim yer havalimanları...
Havalimanlarında yaşayan onlarca mülteci bulunuyor, acı ama gerçek durum restoranlardaki müşterilerin tepsilerinde kalan yiyecekleri yiyorlar. lavabo derdi yok, uyumak için banklar, dilenmek için bir çok insan var. Durum böyleyken yaşanacak en doğru yer gibi gözükse de Türkiye'de 24 saat kameralarla izlenen ve güvenlik güçlerinin en yoğun olduğu yerlerden biri de havalimanlarıdır. Tespitler durumunda gerekli yardım kuruluşları devreye sokularak, ihtiyaçları olan çadır, kalacak yer ve yiyecek içecek alanı kendilerine sağlanıyor.
İstanbul içerisinde bir çok semtte köprü altlarında çoluk çocuk yaşıyor. minik bebek kıyafetleri etrafa saçılmış, kucaklarında bir bebek ve bir biberon, ellerinde Türkçe birşeyler karalanmış kağıtlarla trafik ışıklarında Türk halkından medet umuyorlar. Türkiye sokaklarımızda dilencilik yaparak hayatını idame ettiren binlerce vatandaşımızla savaşırken, ülkemizdeki dilenci sayısı artık kat ve kat artmış durumda. Açlık, sefalet, uygunsuz yaşam şartları insanları her türlü kötülüğe itebilecek durumlar. Zaten mülteciler tarafından hırsızlık, dilencilik, yol kesme vb durumlar sürekli olarak gerçekleşen fakat henüz gün yüzüne çıkarılmayan olaylar.
Bir çok yardım kuruluşu Suriyeli mülteciler için yardım toplamakta, çadır ve yiyecek imkanı sağlamakta. Yarın hepimizin daha güvenli ve huzurlu bir ülkede yaşayabilmemiz için ülkemize giriş yapmış Suriyeli sığınmacıların normal yaşam koşulları için el birliğiyle katkıda bulunmalıyız.
Son olarak neden çadır kentlerde kalmayı istemediklerini de yazacağım.
Çeşitli çadırkentlerdeki görevliler anlatıyor...
Zaman zaman kendilerinin hatta hemşirelerin dahi mülteciler tarafından darp edilebildiğini belirten görevliler, "Boynuyoğun ve diğer kamplarda değersiz şeylerden ötürü kavga edebilmektedirler. Dağıtılan karpuzun büyüklüğü küçüklüğü, muzların sayısının 4 ya da 5 olması, Kurban bayramında dağıtılan etin azlığı ya da çokluğu kamp içerisinde kavga sebebi olabiliyor" diyorlar.
Kamp görevlileri, mültecilerin adeta otel standardında bir konfor beklediğini kendilerine her türlü yardımın yapılmasına rağmen sürekli şikayet ettiklerini ve kampı "açık cezaevi" olarak nitelediklerini söylediler.
Idlibli "Ebu Y." tek şikayetinin, banyo ve tuvalet konteynırlarının genele açık olması olduğunu belirterek "Eğer Suriye'ye dönersem sadece banyo ve tuvaletlerin umuma açık olmasından ötürü geri dönerim; çünkü eşim ve çocuklarım, banyo ve tuvaletlerden yararlanabilmek için uzun bir mesafe yürümek zorunda kalıyor" dedi.
Umarım herkes için hayat daha kolay ve yaşanır bir hal alır. Sevgiler

YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete