Aziz Babuşcu
Aziz Babuşcu

İstanbul, "Yeni Türkiye" Dedi


3 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine bir hafta kala İl Başkanlığımız tarafından düzenlenen "Yeni Türkiye İçin İstanbul" mitingine katılan yüzbinlerce İstanbullu, Başbakanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan'a Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki desteğini gösterdi ve adeta Başbakanımızı Çankaya Köşkü'ne uğurladı.
İBB tarafından İstanbul'a kazandırılan Maltepe Meydanı'nda yapılan Yeniden Türkiye İçin İstanbul Mitingi, büyük bir coşkuya ve tarihi görüntülere sahne oldu. İstanbullular, hınca hınç doldurdukları meydanda, Başbakan ve Genel Başkan sıfatıyla İstanbul'daki son mitingini yapan "Milletin Adamı Recep Tayyip Erdoğan" ve "Yeni Türkiye"ye olan inançlarını gösterdiler.
Mitinge, İl Başkanımız Aziz Babuşcu, Genel Başkan Yardımcılarımız, Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, İl Yürütme ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz, İlçe Başkanlarımız, Belediye Başkanlarımız ile teşkilat mensuplarımız katıldılar.
Bu Bir Veda Değildir
Mitingdeki konuşmasına İstanbul teşkilatının her kademesine ve İstanbullulara teşekkür ederek başlayan İl Başkanımız Aziz Babuşcu, "Azminiz ve liderimize olan sevdanız ülkemizin gücüne güç katacaktır. Burada sevgili Genel Başkanımıza ve Başbakanımıza kesinlikle veda etmiyoruz. Bu bir veda değildir. Dava adamları asla yol arkadaşlarını bırakmazlar. Birilerinin ne dediğine bakmayın, bizim liderimiz başka siyasetçilere benzemez. Milletiyle olan bağı güçlenerek devam edecektir. Cumhurun lideri olduğu zaman da aynı azim ve kararlılıkla milleti için çalışmaya devam edecektir. Milletine aşık olan, İstanbul'a aşık olan Başbakanımızın seçilmesiyle; millet ile devlet arasındaki mesafeler kalkacak ve millet ile devlet aynı istikamete bakacaktır. Türkiye'nin yeni ufuklara açılması için, yeni Türkiye için Sayın Başbakanımızın cumhurbaşkanı seçilmesi son derece önemlidir. O, Sadece Türkiye'nin makus talihini değiştirmedi. O, mazlum ve mağdur coğrafyaların umududur. O, Gazze'nin, Filistin'in, Myanmar'ın, Somali'nin, Balkanların umududur. Siz de onun yol arkadaşları olduğunuz için kendinizle gurur duymalısınız ve kendinize teşekkür etmelisiniz." dedi.
Başbakanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına, İstiklal Marşı'nı okuyarak başladı. Marşın 10 kıtasını okuyan Başbakanımız Erdoğan, miting alanını dolduran İstanbullulara duygusal anlar yaşattı.
İşte Buradayız Gazze
Başbakanımız Erdoğan, Gazze'de yaşanan İsrail zulmüne dikkat çekerek, "Bugün burada, İstanbul'da, Maltepe'deki bu muhteşem meydanda sadece 10 Ağustos mitingimizi yapmıyoruz. Bugün buradan Irak'a 'Biz buradayız' diyoruz. Bugün buradan Suriyeli, Somalili, Mısırlı, Libyalı kardeşlerimize Biz işte buradayız' diye haykırıyoruz. Buradan Gazze'nin çocuklarına selam gönderiyoruz. Gazze'nin mazlumlarına, masumlarına selam gönderiyoruz. İstanbul'un annelerinden, Türkiye'nin tüm annelerinden Gazze'nin annelerine dayanışma mesajları gönderiyoruz. Biz, işte buradayız Gazze" diye konuştu.
Akıttıkları Kanda Boğulacaklar
Başbakanımız Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: "Hitler, Almanya'da nasıl ari bir ırk oluşturmaya çalıştıysa, İsrail devleti de şu an orada aynı hedefin peşinden koşuyor. Bana Türk-Amerikan Dostluk Grubu mektup yazıyor. Mektubunda da güya beni tehdit ediyor. Aynı şekilde yazılı cevabını alacaklar, o ayrı. Ama ben şimdi buradan sesleniyorum Kadınları öldürüyorlar ki, Filistinli doğurmasınlar. Bebekleri öldürüyorlar ki, büyümesinler. Erkekleri öldürüyorlar ki, vatanlarını savunmasınlar. Kundaktaki bebeklerden bile korkuyorlar. Parklarda, sahillerde oynayan çocuklardan dahi korkuyorlar. Hastanedeki yaralıdan, tekerlekli sandalyedeki engelliden dahi korkuyorlar. İnanın öldürdükçe daha da korkacaklar. Kan akıttıkça akıttıkları kanda boğulacaklar. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Gün gelecek zulümlerinin hesabını mutlaka verecekler. Hesap gününün gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz."
Muhalefet Yalan ve İftiralarını Artırdı
Gazze'deki olaylar ile ilgili hükümetin tutumunu eleştiren muhalefete cevap veren Başbakanımız, şunları söyledi: "7 Temmuz'da Gazze'de katliam başladığından itibaren Türkiye'de de muhalefet hükümete karşı saldırılarını, yalan ve iftiralarını artırdı. Dışarıda bazıları kadar içeride de bazıları bizi susturmak, bizi oyalamak, bizim Gazze'den dikkatimizi çekmek yani İsrail'in işini kolaylaştırmak için hücuma geçtiler. Kim bunlar? Siz bunları iyi tanıyorsunuz. Pensilvanya ve onun medyası bu işte başı çekiyor. Çünkü onların otoritesi o. Bu Pensilvanya ihanet çetesi, biliyorsunuz otoriteden izin almadan, talimat almadan iş yapamaz. Mavi Marmara olayında bunlar İsrail'in yanında yer almadı mı? 7 Temmuz'da bir kez daha otoritelerinden talimat aldılar, bize karşı hücuma geçtiler. Başka kim Pensilvanya'nın oyuncağı olan CHP, MHP bir de onların monşer adayı. Ne diyorlar Gazze'yi bırak, Türkmenlere bak. Ama benim Türkmen kardeşlerim bunlara gereken cevabı önceki gün bir kez daha verdiler. Çünkü onlara verdiğimiz desteği onlar çok iyi biliyorlar. Onlar bu işin farkında. Adana'da Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Suriye'deki Türkmen kardeşlerimize insanı yardım götüren o TIR'larını kim çevirdi? Pensilvanya."
Monşer Aday Bu İşlerden Anlamaz
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında değerlendirmeler yapan Başbakanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan, "Bu monşer aday, zaten bu işlerden hiç anlamaz. Suudi Arabistan, bunu çekin diye bize söyledi. Mevcut Cumhurbaşkanımız Abdullah Bey'e söyledi. Dışişleri Bakanımıza söyledi. "Bu adamı alın buradan" dedi. Biz de dedik ki, seçim yapıldı, seçimle geldi. Seçimle geleni alma imkanımız, malum yok. Biz sizi bu noktada gücendirmek istemeyiz ama böyle bir imkan yok. Bu bize ne dedi biliyor musunuz? "Benim arkamda durmuyorsunuz" dedi. Tamam da sen başarısızsın, beceriksizsin. Seni bundan dolayı istemiyorlar. Bu bir vaka. Bize ahlak dersi vermeye kalkıyor. Sen önce ahlak dersini beraber şu anda hareket ettiğin kişilerle konuş. Sen bizi nasıl olur da İŞİD'in saldırılarından, yani 10 Haziran'dan sorumlu tutarsın. Bu MHP'nin milliyetçiliği fasondur, fason. Bunların milliyetçiliği de halkçılığı da sahtedir, sahte." ifadelerini kullandı.
Hisseli Harikalar Kumpanyası
Başbakanımız Erdoğan, İhsanoğlu'nun İstiklal Marşı'nı Çanakkale Destanı ile karıştırdığını belirterek, "Babası merhum Akif'in arkadaşıymış. Baban çok muhterem bir insan da, sana faydası yok ki. Sonuç; İstiklal Marşı'nı bile tanımayan, bilmeyen bir monşer. İstiklal Marşı ile Çanakkale Şiiri'ni birbirinden ayırt edemeyen bir monşer. Üstelik bir de bunu inkar ediyor. Sadece monşer değil. CHP'nin genel müdürü gibi bu da çarkçı. Bir çarkçı Kemal'imiz vardı, şimdi bir de artık çarkçı Ekmel'imiz var. İki etti. Dün Hatay'da konuşuyor. Dünyayı ne kadar tanıdığını, uluslararası ilişkilerde ne kadar usta olduğunu övüne övüne anlatıyor. Bu da çok enteresan. Çekoslovakya Devlet Başkanı arkadaşım diyor. Yahu Ekmel, Çekoslovakya diye bir devlet mi kaldı Artık Çek Cumhuriyeti var, Çekoslovakya diye bir devlet var mı ya Sen nasıl tanıyorsun bunları Çekoslovakya iki ayrı devlet oldu, 21 sene oldu. Yarın da çıkıp Yugoslavya derse şaşırmayın. Öbür gün çıkıp Sovyetler Birliği derse, ona da şaşırmayın. CHP genel müdürü ile MHP Genel Başkanı milleti eğlendiriyordu. Şimdi yanlarına bir kafadar daha buldular. Hisseli Harikalar Kumpanyası." dedi.
Sizin Manşetleriniz Bize İşlemez
Başbakanımız Erdoğan, "Devletin içinde paralel devlet olmaz." tespitini yineleyerek, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Yenikapı'da ne dedim, inlerine gireceğiz dedim. Dedim mi? Girdik mi? Daha bitmedi. Bu işin başı. Devam edecek. Daha çok çözülecek işler var. Çünkü bunlardan davacıyız. Beni dinlediler. Bakanlarımı dinlediler. Uluslararası görüşmelerimizi dinlediler. Hiçbir hakim, hiçbir savcı, bir başbakanın, bir bakanının uluslararası görüşmesini dinleme hakkına sahip değildir."
Hukuku Seçkinlerin, Güçlülerin Tekelinden Aldık
Hukuku seçkinlerin, güçlülerin tekelinden aldıklarını ifade eden Başbakanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan, "Millete teslim ettik. 'Emniyet' dedik. 77 milyonun bir, beraber ve kardeşçe yaşaması için ne gerekiyorsa cesaretle yaptık. 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapmışlar, 79 senede. 12 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Kaç tane havalimanı vardı, biliyor musunuz? 26. Şimdi 52 havalimanımız var. Artık otobüse binen uçağa da biniyor. Uçak, artık halkın yolu oldu. Hızlı tren, geçen hafta hızlı treni de açtık mı? Artık İstanbul-Ankara arasında yüksek hızlı trenimiz var mı? Nasıl beğendiniz mi? Binenler oldu mu? Şöyle bir elleri göreyim. Maşallah. Kardeşlerim, bu millete artık bunlar yakışıyor. Bunların olması lazım. Bunların aklından böyle bir şey geçer miydi? Aman yarabbi, biz hangi trenlere biniyorduk? Çuf, çuf, çuf... Bizi yıllarca onlara bindirdiler. Banliyö trenleri. Aman yarabbi. Takır takur gidiyorduk. Ama bütün bunları rehabilite ettik. Hepsini bu rehabilitasyondan sonra artık insanımıza yakışır hale getirdik." şeklinde konuştu.
Ekonomiyi Büyütüyoruz
Fatih'in gemileri karadan yürüttüğünü kendilerinin de insanları denizin altından yürüttüklerini aktaran Başbakanımız Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi Ekmel Bey ne diyor, biliyor musunuz? (Marmaray'ı Süleyman Bey başlattı, Bülent Bey başlattı) Eline, diline dursun ya. Eline, diline dursun. Dersine çalış da öyle gel. Utanmasa, 'Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü de o başlattı' diyecek. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, şu anda, hamdolsun 300 metreye ulaştı. Direkler, kuleler 300 metre. Artık 20 metre kaldı. İnşallah bu 20 metre bittikten sonra tabliyeler, inşallah, serilmeye başlanacak. Ekonomiyi büyütüyoruz. Sofradaki ekmeği büyütüyoruz. En önemlisi de "çözüm süreci." 2 yıla yakın zamandır şehit gelmiyor."
Ayrımcılık Yok
Başbakanımız Erdoğan, anlayışlarında herhangi bir ayrımcılık olmadığına işaret ederek "Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Arabıyla, Romanıyla, Pomağıyla, Boşnağıyla kardeşlerim ayrımcılık yok. Alevisiyle, sünnisiyle ayrımcılık yok. Tek millet. İkincisi tek bayrak. Üç, tek vatan. 780 bin kilometrekare. Bu 780 bin kilometrekarede operasyon yapmak isteyenler, bizim demir yumruğumuzu karşımızda bulurlar. Bunu böyle bilsinler. Tek devlet. Devletin içinde paralel devlet olmaz. Milletimize, Fatih'in torunları olduğunu hatırlattık. Gazi Mustafa Kemal'in Çanakkale'de verdiği mücadeleyi anlattık. Selçuklu'nun, Osmanlı'nın bakiyesi olduğunu, böyle bir devlet olduğumuzu anlattık." dedi.
Türkiye'nin İnşasını Kararlılıkla Devam Ettireceğiz
İstenildiğinde, inanıldığında hiçbir hedefin hayal olmadığını gösterdiklerini belirten Başbakanımız Erdoğan, şunları söyledi: "İnşallah, sizlerin takdiriyle cumhurbaşkanı seçilirsek, aynı aşkla, aynı sevdayla, aynı tutkuyla hizmetkarınız olmaya devam edeceğiz. 77 milyonu bir ve beraber olarak kucaklamaya, 77 milyonun hizmetkarı olmaya devam edeceğiz. Önce 2023 diyeceğiz. İnşallah ilk ona gireceğiz. Ardından İstanbul'un fethinin 600. yıl dönümü olan 2053 hedeflerine ulaşacağız. İnşallah. Ardından torunlarımız için 2071 hedeflerinin taşlarını döşeyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı safhasında da yeni Türkiye'nin inşasını kararlılıkla devam ettireceğiz."
Neyi Başardıysak, Birlikte Başardık
Mitinge katılanları sandıkları ihmal etmemeleri konusunda uyaran Başbakanımız, "Eğer sizler takdir ederseniz, sizler seçerseniz İstanbul'dan başlayan kutlu yolculuğu artık başka bir safhaya taşıyacağız. Öyle tahmin ediyorum ki, bu Başbakan olarak İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz belki de son miting olacak. Şunu bilmenizi istiyorum. Bu yola İstanbul'dan sizlerle birlikte çıktık. Bu yola İstanbul'dan sizlerin hayır dualarıyla çıktık. Hep birlikte olduk. Ne yaptıysak birlikte yaptık. Neyi başardıysak, birlikte başardık. Türkiye'nin bugün ulaştığı seviyeye partimizin, teşkilatımızın olduğu kadar emin olun İstanbul'un başarısıdır. Bu kutlu şehir rehber olmasaydı, ilham vermeseydi, bize dualarını göndermeseydi, biliyorum ki bu kadar eser vücuda gelmezdi." şeklinde konuştu.
İstanbul'a Veda Etmiyorum
"Ben bugün İstanbul'a veda etmiyorum, sizlere veda etmiyorum." diyen Başbakanımız Erdoğan, şunları kaydetti: "Allah takdir ederse, doğduğum bu şehirde bugünlere kadar teneffüs ettiğim bu şehirde vefat etmek, hiç olmazsa bu şehre defnedilmek benim en büyük arzum, en büyük vasiyetimdir. İnşallah son nefesime kadar milletimle, yol arkadaşlarımla, en çok da İstanbul'da olmayı sürdüreceğim. Biz, nereye geldiğinden daha ziyade nereden geldiğini önemseyen bir kültürün mensuplarıyız. Sizin karşınızda milletvekili değil, başbakan değil, cumhurbaşkanı adayı değil, en başta Kasımpaşalı Recep Tayyip Erdoğan var. İnşallah hep de öyle olacak."
Yeni Bir Sayfayı Açıyoruz
Başbakanımız Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: "Siyasete ilk adımı attığım bu şehirde, daha en başından bugüne kadar bir arada yol yürüdüğümüz tüm arkadaşlarımdan helallik diliyorum. Siyasi mücadelemiz sırasında hayatını kaybeden tüm kardeşlerime de Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. İsimlerini tek tek sayamayacağım nice dostum, arkadaşım yakınım var. Siyasi mücadelemiz sırasında kaza yaparak, saldırıya uğrayarak, başka sebeplerle aramızdan ayrılmış tüm yol arkadaşlarıma Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Bu bir son değil, bu bir veda değil, bu bir bitiş, bir nihayet değil. İstanbul'da besmele çektik, Fatiha okuduk, yola revan olduk, defalarca kitabın son sayfasını kapattık, yeniden ilk sayfasını açtık, yeniden besmele çekip, Fatiha okuduk. Bugün de bir hatime günü. Bugün de İstanbul'da bir sayfayı kapatıyor, yeni bir sayfayı açıyoruz."
Konuşmasının ardından Başbakanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan, alandaki yüz binlerle birlikte "Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda" dizelerini söyledi. Mitingin ardından, Başbakanımız Erdoğan ile kıymetli eşi Emine Erdoğan, vatandaşlara çeşitli hediyeler dağıttı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete