Av. Burcu Kırçıl
Av. Burcu Kırçıl

Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu ve İstanbul Sözleşmesi

Son günlerde gündeme sıkça gelen İstanbul Sözleşmesi ve buna yönelik ihdas edilen 6284 sayılı kanun kapsamı ve önemli başlıkları ile ilgili açıklamalar yapan Av. Burcu Kırçıl, yasada şiddetle mücadele ve şiddetin önlenmesinde önemli adımlar atılmasını sağlayacak nitelikte hükümler yer aldığını söyledi.

Uluslararası hukukta kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet konusunda yaptırım gücü olan ilk sözleşme niteliği taşıyan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzaya açılan "Kadına Yönelik Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Sözleşme" ya da diğer adıyla "İstanbul Sözleşmesi", son günlerde kadına yönelik şiddet vakaları ile gündemdeki yerini koruyor.

Sözleşme ile ilgili açıklamalar yapan Kırçıl Hukuk Bürosu Kurucu ve Yöneticisi Av. Burcu Kırçıl, sözleşmede kadına karşı şiddetle mücadele için kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturmak üzere önleme, koruma, kovuşturma ve mağdur destek mekanizmaları oluşturma politikaları konularına yer verildiğini söyledi. Kadına yönelik şiddetin toplumun her kesiminden kadının maruz kaldığı ya da kalabileceği kadının fiziksel, ruhsal, sosyal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesine, acı çekmesine, onurunun zedelenmesine, öz güvenini yitirmesine ve kadınlara karşı ayrımcılığın sürmesine yol açan bir insan hakkı ihlali olduğunu vurgulayan Av. Burcu Kırçıl,
iç hukukumuzda da uluslararası hukuk alanındaki gelişmeler takip edilerek şiddeti önleyici kurumsal çalışmalar gerçekleştirildiğini açıkladı.

"Ailenin Korunmasına ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun"

8 Mart 2012 tarihinde 6284 sayılı "Ailenin Korunmasına ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun"un ihdas edildiğini söyleyen Av. Burcu Kırçıl, "6284 sayılı Kanun, esas itibariyle 4320 sayılı Kanunda düzenlenmiş olan koruma tedbirlerini içermektedir. Ancak, yeni yasa gerek şiddet mağdurlarının kapsamı açısından, gerek şiddetin önlenmesi, koruma kararı verilmesi ve kurumlar arası koordinasyon kurulması açılarından ve mağdura geçici maddi yardım desteği bakımından kapsamlı düzenlemeler içermektedir." dedi.

Koruyucu Tedbir Kararları

Yeni yasada şiddetle mücadele ve şiddetin önlenmesinde önemli adımlar atılmasını sağlayacak nitelikte hükümler yer aldığını belirten Av. Burcu Kırçıl şunları kaydetti:
6284 sayılı Kanuna uyarınca hakim koruyucu tedbir kararları başlığı altında;
· Korunan kişinin iş yerinin değiştirilmesi,
· Kişinin evli olması halinde ortak yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi,
· Şartların varlığı halinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması,
· Korunan kişi bakımından hayati tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması halinde ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi tedbirine hükmedebilir.
Hakim tarafından söz konusu koruyucu tedbirlere ek olarak önleyici tedbir kararları da şiddet uygulayanlara karşı alınabilmektedir. Bunlar;
· Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması,
· Bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması,
· Müşterek konuttan derhal uzaklaştırılması,
· Müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi,
· Korunan kişilere yaklaşmaması,
· Korunan kişilerin bulundukları konuta, okula ve iş yerine yaklaşmaması,
· Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması,
· Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması,
· Korunan kişinin kişisel eşyalarına,
· Korunan kişinin ev eşyalarına zarar vermemesi,
· Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi,
· Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi,
· Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi,
· Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması,
· Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ya da onların bulundukları yerlere yaklaşmaması,
· Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bağımlılığının olması halinde hastaneye yatmak dahil, muayene ve tedavisinin sağlanması,
· Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanmasına karar verilebilir.
Aile Mahkemesi şiddet uygulayanlarla ilgili olarak Kanunda düzenlenen tedbirlerden gerekli gördüklerine aynı anda başvurabilir ya da benzer gördüğü tedbirlere de karar verebilir.

Mülki Amir Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları

6284 sayılı Kanun ayrıca Mülki amir tarafından verilecek koruyucu tedbir kararlarını da düzenlemiştir. Bunlar;
a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.
b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması.
c) Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi. ç) Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.
d) Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması.
Önem arz eden bir nokta, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde söz konusu hükmün (a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler ilgili kolluk amirlerince de alınabilmektedir.
Hakim 6284 sayılı Kanunda yer alan tedbirlere ek olarak ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerle de başvurabilmektedir.

Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler

Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan;
a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye,
b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek
sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine,
c) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine,
d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına,
e) Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya yönelik tedbirdir.
Tüm tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket edilmesi halinde ihlal eden aile mahkemesi hakiminin kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulduğunu söyleyen Av. Burcu Kırçıl, kararın gereklerine aykırılığın her tekrarında zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadar olduğunu ancak zorlama hapsinin toplam süresinin altı ayı geçemediğini söyledi.

Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete