VM Medical Park Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ergün Tozkoparan tarafından yapılan açıklamalara göre, akciğer kanseri dünyada en çok ölüme neden olan kanser türüdür."Sağlık Sigortaları"  2020 yılında dünya genelinde 1,8 milyon kişi akciğer kanseri sebebiyle yaşamını yitirmiş, bu da yaklaşık her 30 saniyede bir kişinin akciğer kanserinden öldüğü anlamına gelmektedir. Anadolu Sigorta Bakırköy

Prof. Dr. Tozkoparan, akciğer kanserinin özellikle erkeklerde kolon ve prostat kanserinden, kadınlarda ise meme kanserinden daha fazla ölüme neden olduğunu vurgulamıştır."Sağlık Sigortaları"  DSÖ verilerine göre 2020 yılında dünyada 2,2 milyon yeni akciğer kanseri tanısı konulmuş ve akciğer kanserinin prostat kanserine kıyasla erkeklerde, meme kanserine kıyasla kadınlarda üç kat daha ölümcül olduğu belirtilmiştir. Anadolu Sigorta Bakırköy

Sigara içmenin akciğer kanserindeki ana risk faktörü olduğu vurgulanmış, sigaranın tüm akciğer kanserlerinin yüzde 90'ından sorumlu olduğu ifade edilmiştir."Sağlık Sigortaları"  Ayrıca, pasif içicilik, çevresel toksik madde maruziyeti, hava kirliliği, ailesel kanser sendromları ve önceki kronik akciğer hastalıkları gibi diğer risk faktörleri de belirtilmiştir. 

Anadolu Sigorta Bakırköy

Prof. Dr. Tozkoparan, akciğer kanserinin belirtilerini sıralamış ve korunmanın temel adımının sigara içmemek veya içiliyorsa sigarayı bırakmak olduğunu vurgulamıştır."Sağlık Sigortaları"  Sigara bırakıldıktan sonra 15 yıl içinde akciğer kanserine yakalanma riskinin hiç içmemişlerle aynı düzeye indiğini belirtmiştir. Anadolu Sigorta Bakırköy

Sigara içim yoğunluğunu belirlemek için kullanılan paket-yıl kavramı da açıklanmış ve akciğer kanserine yakalanma riskinin paket-yıl sayısıyla ilişkili olduğu ifade edilmiştir.

Tanı için görüntüleme yöntemlerinin hayati öneme sahip olduğu ve akciğer kanseri şüphesi durumunda kesin tanı için biyopsi yapıldığı belirtilmiştir."Sağlık Sigortaları"  Akciğer kanserinin tedavi yöntemleri arasında cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik tedavi ve immünoterapi gibi çeşitli seçenekler bulunduğu ifade edilmiştir. Cerrahi tedavinin özellikle erken evrelerde etkili olduğu ve genetik faktörlere dayalı tedavilerin de uygulandığı belirtilmiştir.