Merkez Bankası'nın yüzde 4 olarak belirlediği enflasyon hedefine ulaşmanın zor olması nedeniyle başlayan tartışma sürerken, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Hedefi revize etmek kolay, fakat maliyetlidir. Zor, sonuçta faydalı olanı tutturmaya çalışmak ve tutturmaktır. Merkez Bankası, hedefin tutmasının zor olduğu dönemde hedefi değiştirmeye kalkarsa hedeflerin bir anlamı kalmaz. Merkez Bankası zor olanı seçmiştir" diye konuştu. Para politikasının enflasyona etkisinin gecikmeli olarak hissedilmeye başladığını ve kademeli düşüşün önümüzdeki aylarda süreceğini ifade eden Yılmaz, " Enflasyonun yaz aylarında yüzde 8'in altına düşeceğini, daha sonra kademeli düşüşünü sürdürerek 2008 yılı ortaları itibariyle yüzde 4 hedefine ulaşabileceğini tahmin ediyoruz" dedi.

DÖNÜM NOKTASI

Merkez Bankası'nın son altı yıldaki enflasyonla mücadelesinde bağımsızlığının dönüm noktası olduğunu ifade ederek, " Bu yüzden Merkez Bankası'nın bağımsızlığı fiyat istikrarının sağlanabilmesi için hayati bir kurumsal düzenlemedir" dedi. Gaziantep Genç İşadamları Derneği'nin (GAGİAD) dün düzenlediği "Para Politikaları" konulu konferansın konuğu olan Yılmaz, sanayicilerin işsizlik ve büyümeden şikayetlerine yönelik olarak da "Bizim işsizliğe katkımız fiyat istikrarını sağlamaktır. Fiyat istikrarı olduğu sürece büyüme de olacaktır" açıklaması yaptı.

ÖNEMLİ OLAN SİYASİ İSTİKRAR

Siyasi istikrarın, ekonomik istikrarın en belirleyici unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Durmuş Yılmaz, genel seçimlerden çıkacak sonuca ilişkin "İster tek parti olsun ister koalisyon önemli olan siyasi istikrarın sağlanmasıdır" değerlendirmesi yaptı. Seçimlerden sonra yeni programın önceliğinin ne olması gerektiğine ilişkin bir soru üzerine de Yılmaz, hedeflere henüz ulaşılmadığını ve bu programın belli bir süre daha devam etmesi gerektiğini belirterek, fiyat istikrarında belli bir noktaya gelindikten sonra, yeni bir programın söz konusu olabileceğini söyledi. 2007'de cari açığın yatay bir seyir sergilediğine de işaret eden Yılmaz, açığın finansmanında sıcak para oranının azaldığını belirtti. Yılmaz, şöyle konuştu: "Yüksek yatırım artışı açığın temel nedenidir. Cari açık yapısal bir sorundur. Kırılganlık yaratan ve risk algılamasına yol açan yapısında dönüşüm bir gerekliliktir. Cari açık orta ve uzun vadeli bir bakış açısıyla arz yönlü makro ve mikro politikalarla kontrol edilmelidir."