Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

ATATÜRK HAVALİMANI'NDA PİSTTEN ÇIKAN UÇAKLAR...

"SABIKALI PİST" DEDİĞİMİZ 06/24'TE NELER YAŞANDI NELER...

Atatürk Havalimanı...

Benim için sadece bir havalimanı değil.

48 yıllık gazetecilik hayatımın en önemli adreslerinden biri.

1978'de havalimanı muhabirliğine başladığımda Yeşilköy'ün havası da, haberciliği de bambaşkaydı.

Bugün geriye dönüp baktığımda yüzlerce uçak, onlarca havayolu, binlerce haber geliyor aklıma.

Ama bazı olaylar vardır ki gazetecinin hafızasından hiç çıkmaz.

Pistten çıkan uçaklar da bunlardan biri.

Özellikle Atatürk Havalimanı'nın o dönemki 06/24 kısa pisti...

Havacılık çevrelerinde boşuna "sabıkalı pist" diye anılmıyordu.

4 HAZİRAN 1990... AYNI GÜN İKİ UÇAK!

Bunun en ilginç örneklerinden biri 4 Haziran 1990'da yaşandı.

Şiddetli yağış vardı.

Iraqi Airways'in iki uçağı, biri Boeing 707, diğeri Boeing 727, iniş sırasında pistte biriken su nedeniyle pistten çıktı.

Aynı gün, aynı havayolunun iki uçağı!

İkisi de pistin sonunda toprak alana çıkarak durabildi.

Bugün düşününce insanın aklı almıyor.

Ama o dönemin Atatürk Havalimanı gerçeği buydu.

27 AĞUSTOS 1994...

Bu olayı özellikle hatırlıyorum.

THY'nin Trabzon-İstanbul seferini yapan Boeing 737'si, yağmur nedeniyle kayganlaşan pistte iniş yaptıktan sonra duramadı.

Uçak pistten çıktı, tel örgüleri aşarak yola kadar ulaştı.

Sonra?

Sirkeci-Halkalı banliyö tren hattına kadar ilerledi.

Neyse ki can kaybı yaşanmadı.

Ama uçak ağır hasar gördü.

Bugün o görüntüyü düşününce bile insanın tüyleri diken diken oluyor.

Çünkü birkaç metre daha...

Sonucu çok farklı olabilirdi.

1995'TE PEŞ PEŞE...

1995 yılında da pist yine gündemdeydi.

6 Şubat'ta THY'nin Airbus A310 tipi Çoruh uçağı kalkış için hareket ederken kayarak çamura saplandı.

22 Mart'ta ise THY'nin Airbus A310 tipi Ceyhan uçağı Ankara-İstanbul seferi sırasında pistten çıktı ve çamura saplanarak durdu.

Yani mesele tek bir olay değildi.

Pist artık ciddi biçimde tartışılıyordu.

1996... MISIR HAVAYOLLARI

21 Ağustos 1996'da bu kez EgyptAir'in Boeing 707'si pistten çıktı.

Uçak tren yoluna birkaç metre kala durdu.

Olay sırasında karayolundaki bir taksiye de çarpan uçakta yangın çıktı ve 19 kişi yaralandı.

Uçak ise hurdaya ayrıldı.

2001, 2002, 2004, 2005...

Aradan yıllar geçti.

Ama sorun tamamen bitmedi.

19 Ağustos 2001'de Hamburg International'ın Boeing 737-700'ü inişten sonra pistten çıkarak toprak zeminde yaklaşık 50 metre sürüklendi.

19 Temmuz 2002'de Bosphorus Havayolları'nın Airbus A300'ü park yerine giderken pistten çıktı.

11 Ocak 2004'te MNG Havayolları'nın Airbus A300 kargo uçağı park yerine giderken pistten çıkarak çamura saplandı.

8 Ekim 2004'te Onur Air'in Airbus A300'ü pistten çıkarak çamura saplandı.

16 Eylül 2005'te yine Onur Air'in MD-88'i pist dışına çıktı.

Ve bu liste daha da uzuyor.

2006'DA İRAN AIR...

13 Mart 2006.

İran Air'in Tahran-İstanbul seferini yapan Airbus A300-600 tipi uçağı, Atatürk Havalimanı'na inişinin ardından 24 pist başında çamura saplandı.

SHGM kayıtlarında olay açıkça yer alıyor.

2009'DA DNIPROAVIA...

23 Mart 2009'da Ukraynalı Dniproavia'nın Embraer 145'i 06/24 pistinde duramayarak pist dışına çıktı.

Uçakta 45 yolcu ve 4 mürettebat vardı.

Neyse ki can kaybı olmadı.

PEKİ NEDEN BU KADAR ÇOK OLAY YAŞANDI?

Dönemin haberlerinde özellikle 06/24 pistinin 2.300 metre uzunluğunda olması, yağışlı havalarda kayganlaşması ve pistin ortasındaki sorunlar sık sık gündeme getiriliyordu.

Hatta pistin onarılması ve uzatılması bile tartışılmıştı.

Benim açımdan ise bu olayların her biri sadece bir havacılık haberi değildi.

Çünkü ben havalimanında muhabirdim.

Uçak pistten çıktığında haber merkezinde oturup beklemezdik.

Havalimanına koşardık.

Telefon...

Fotoğraf makinesi...

Not defteri...

Ve tabii ki bitmek bilmeyen bir merak:

"Ne oldu?"

Kimse sosyal medyadan görüntü göndermiyordu.

Haberi kendimiz buluyorduk.

Olay yerini görüyorduk.

Yetkililerle konuşuyorduk.

Yolcuyla konuşuyorduk.

Sonra gazeteye dönüp haberi yetiştiriyorduk.

ŞİMDİ GERİYE BAKINCA...

Bugün Atatürk Havalimanı'nın o dönemlerini düşündüğümde, aslında sadece pistten çıkan uçakları hatırlamıyorum.

Bir dönemin havacılığını hatırlıyorum.

O uçakları...

O havayollarını...

Pilotları...

Teknisyenleri...

Yer hizmetleri çalışanlarını...

Ve benim gibi o haberlerin peşinden koşan gazetecileri...

Tur Avrupa'yı da hatırlıyorum.

İstanbul Havayolları'nı da...

Onur Air'i, MNG'yi, Bosphorus'u, Atlasjet'i ve daha nicelerini...

Kimi bugün yok.

Kimi başka bir isimle devam etti.

Kimi ise havacılık tarihinin sayfalarında kaldı.

Ama benim hafızamda hepsinin ayrı bir yeri var.

Çünkü ben 1978'den beri havalimanında sadece uçakları değil, bir dönemin Türkiye'sini izliyorum.

Ve bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net söyleyebilirim:

Atatürk Havalimanı'nın pistlerinde sadece uçaklar değil, 48 yıllık gazetecilik hayatım da iz bıraktı.

Daha anlatacak çok hikâyem var...

Hem de çoğunu Google'da bulamazsınız.

Çünkü bazı hikâyeler internette değil,

gazetecinin hafızasında yaşar.

Yusuf ZENGİN
48 Yıllık Havalimanı Muhabiri

Merka Sigorta Doktorlara Özel Sağlık Sigortası
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Türkiye Haberci'yi Twitter'da takip edin Türkiye Haberci'yi instagram'da takip edin Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
Merka Sigorta Tekne, Yat Sigortası