Doğu Anadolu'nun sert kışlarıyla özdeşleşen Kars'ta, baharın gecikmeli gelişiyle birlikte köylerde hareketlilik yeniden başladı.
Kars'ın Akyaka ilçesinde köylü kadınların büyük emek vererek büyüttüğü kazlar, adeta ailenin bir ferdi gibi görülüyor.


Kış boyunca özenle beslenen ve korunan kazlar, şimdi yeni nesillerini dünyaya getirmek için kuluçkaya yatmış durumda. Bazı kazların yavruları çıkmaya başlarken, köy evlerinde tatlı bir telaş hakim.
Kadınlar, henüz yumurtadan çıkan narin kaz yavrularına adeta bebek gibi bakıyor. Soğuktan etkilenmemeleri için özel alanlarda tutulan civcivler, düzenli olarak besleniyor ve kontrol ediliyor.


Yavruların sağlıklı büyümesi için gece gündüz demeden nöbet tutuluyor.
Gülsüm Demirkaya, "Çıkarsa bir 10 tane çıkar. Eskisi gibi kazların verim yok. Dışarıdan gelen kazlar, bizim köyümüzün kazlarına karıştılar. Köy kazlarının da ırkını bozdular'' dedi.
Bu yıl kuluçkaya çok fazla kazın yatmadığını belirten Erdoğan Erdağı, kaz yavrularını elde etmek için kuluçka makinesi aldıklarını söyledi.


Öte yandan kuluçkaya yatan kazlar da en az yavrular kadar ilgi görüyor. Yumurtalar her gün tek tek kontrol edilerek gelişim süreci yakından takip ediliyor.
Yaşanması muhtemel olumsuzlukta hemen müdahale ediliyor. Bu titiz bakım, hem verimi artırıyor hem de bölge ekonomisi için büyük önem taşıyor.
Kars'ta kaz yetiştiriciliği yalnızca bir hayvancılık faaliyeti değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak da yaşatılıyor.
Özellikle kadınların omuzlarında yükselen bu gelenek, aile bütçesine sağladığı katkının yanı sıra dayanışma ve üretim kültürünü de güçlendiriyor.
Her yeni çıkan yavru, hem sofralara hem de ekonomiye katkı sağlayacak olan "beyaz bereket'' olarak tanımlanıyor.
Cenk TÜRKEZER