TÜSİAD'ın, "yurtiçi ve yurtdışı AB karşıtlarının sinsi planlarını bozalım" uyarısından sonra, MÜSİAD da "bölgemizdeki savaş ve istikrarsızlık tablosuna Türkiye'yi de çekmek istiyorlar" uyarısı yaptı. Önceki gün toplanan MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti, bu toplantısı sonrası bir "Sonuç Bildirisi" açıklayarak, çeşitli konulara dikkat çekti. MÜSİAD Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat başkanlığında toplanan heyet, özetle şu değerlendirmeleri yaptı: n Ortadoğu coğrafyası üzerinde özellikle hegemonik güçler tarafından yapılan tahrik ve açık müdahalelerle, ekonomik ve etnik temellere dayalı olarak çok ciddi bir istikrarsızlık ve kaos ortamı oluştu. Bu savaş ve istikrarsızlık tablosuna, son zamanlarda ülkemizi de çekme çabalarına karşı siyaset, devlet aygıtı ve toplum düzleminde uyanık ve dikkatli olunmalı; tahrik edici tutum ve davranışlardan uzak durulmalı.

GÜVEN TAM

Kuzey Irak'a operasyon konusu siyasi, askeri, dış politika, uluslararası ilişkiler ve sebep olacağı ekonomik sonuçlar boyutları ile çok iyi düşünülerek ele alınması gereken bir mesele olup, ülke yönetiminin hiyerarşik yapısına uygun bir tarzda yürütülmelidir. Silahlı kuvvetlerimize bundan önce olduğu gibi, bundan böyle de terörün sona erdirilmesi konusunda sarsılmaz bir güvenimiz vardır. Ancak, bu güveni toplumsal çalkantılara neden olacak ve ülkeyi kamplaşmalara götürecek tezahürlerle sergilemeyi doğru bulmamaktayız. Türkiye'de 23 yıldan bu yana devam eden, zaman zaman azalan, zaman zaman artan, maddi ve lojistik açıdan dış destekleri olan terörün ortadan kaldırılması ve şehitlerimizin kanının yerde kalmaması halkımızın ortak dileğidir.

DAHA ÇOK BİLGİ

Terörün sona erdirilmesinin siyasi, askeri, sosyal, ekonomik ve dış politika boyutları konusunda, hükümetimizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ortak bir platformda hareket etmesi ve gelişmeler hakkında daha tatmin edici bir şekilde kamuoyunun bilgilendirilmesi önemli bir zorunluluktur. Ülkemizde Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kazanımlarının daha da geliştirilerek ileri ülkeler seviyesine çıkarılması için, siyaset ve bürokrasi alanındaki kuruluşlarımızın kendi faaliyet ve sorumluluk alanları içerisinde kalmaları halkımızın en büyük dileğidir. Bu konuda demokratik geleneklere ve hukuk devletinin gereklerine ters düşen yapay müdahale ve yönlendirme yaklaşımlarından uzak durulmalıdır.

KAMPLAŞMAYA NEDEN OLMAYIN

İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde siyasi partilerden beklentimiz; seçim kampanyaları sırasında, halkımız arasında kamplaşma ve bölünme oluşturabilecek açıklama ve davranışlardan özenle kaçınmaları, siyasi tansiyonu yükseltmemeleridir. Siyaset alanındaki rekabeti; demokratikleşme, sivilleşme ve ekonomik istikrar gibi alanlarda program ve önerilerini ortaya koyarak yapmalarını önemle tavsiye ediyoruz. Türkiye'nin gelişmesini, ancak süreklilik kazanmış bir barış ortamında, siyasi ve ekonomik istikrarı koruyarak, demokratik ve çoğulcu yönetim sisteminde başarmak mümkündür.

İSTANBUL (Bugün)