Raporda, Türkiye'nin son yıllarda ekonomik açıdan etkileyici ilerleme sağladığı ve IMF ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde uygulanan sağlıklı politikalar, siyasi istikrar ve pozitif dış koşullar sayesinde 2002'den bu yana ortalama yüzde 7,5'lik yıllık büyüme elde edildiği kaydedildi.

DALGALI KUR ŞOKLARI YUMUŞATTI

Bu süre içinde ''enflasyon ve reel faizin büyük ölçüde düştüğü, sermaye girişlerinde patlama yaşandığı, verimliliğin arttığı ve borç oranlarının büyük ölçüde azalarak kompozisyonlarının düzeldiğine'' işaret edildi. Raporda, ''Bu olumlu sonuçlar, büyük ölçüde disiplinli politikalar ve yapısal reformlardaki ilerlemeler sayesinde elde edildi'' denilirken, dalgalı kur sisteminin şokları yumuşattığına dikkat çekildi.

MALİ DİSİPLİN SÜRMELİ

Bu olumlu gelişmelere karşın, ekonominin hala bazı makroekonomik sınavlarla karşı karşıya olduğunun anlatıldığı raporda, ''Özellikle ekonominin büyük sermaye girişlerine olan bağımlılığı, Türkiye'yi yatırımcı hissiyatındaki değişikliklere karşı açık hale getiriyor, bu da son zamanlardaki piyasa dalgalanmalarında görüldü. Ayrıca hedefin oldukça üzerinde seyreden enflasyon, sıkı para politikasının sürmesini gerektiriyor'' denildi.

HARCAMALAR ARTTI

Raporda, büyümede elde edilen ilerlemelerin sürdürülmesi ve geliştirilmesi için bazı yapısal sınavların üstesinden gelinmesi gerektiği belirtildi. Raporda, ''Borçların azaltılması, enflasyonun düşürülmesi ve piyasa güveninin korunması için mali disiplinin sürmesi gerekecek. İcra Direktörleri 2007 için öngörülen harcamaların aşıldığını not etti" denildi. Raporda, Merkez Bankası'nın sıkı para politikalarına destek verilerek, yapısal reformların önemi vurgulanırken, gözden geçirilmiş sosyal güvenlik yasasının mümkün olan en kısa sürede kabul edilmesi gerektiği ifade edildi.