Eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, geçtiğimiz günlerde İstanbul'a gelerek, küresel ısınma konusunu hem anlattı hem yeni döneme ilişkin eylem planları hakkında bilgi verdi. Küresel ısınmayı, 30 yıllık süregelen bir dava haline getiren Gore'u İstanbul'da ağırlayarak Türkler'e dinlettiren Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Genel Müdürü Akın Öngör, bu konuda şu yorumu yaptı:
GEÇ KALMIŞIM
"Gore, hepimizi çok etkiledi. O da ilk kez geldiği İstanbul'dan ve bizlerden çok etkilendi. Bana, 'İstanbul muhteşem, gelmekte geç kalmışım' dedi. Gore ayrıca, Başkan Clinton, her Türkiye'ye geldiğinde kendisinin de ona kat ı l - mak istediğini ancak buna fırsat olmadığını, çünkü Washington'da onu temsil etmek zorunda kaldığını söyledi."
TOPLANTIDA SİYASETÇİ YOKTU
Gore'un sunumunun çok etkileyici olduğunu, kendisi de dahil bugüne kadar böyle enerjik ve net konferans verenlere rastlamadığını söyleyen Öngör, "Peki neden siyasetçileri davet etmediniz?" sorusuna ise Öngör şu yanıtı verdi; " Birçok kimseden aynı eleştiri geldi. Galiba düşünemedik. Ancak, arkadaşlar, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin davet edildiğini, onun da bunu kabul ettiğini ancak sonra gelmeyeceği yönünde haber gönderdiğini söylediler." Akın Öngör, "Peki, siz özel hayatınızda küresel ısınma konusunda önlem alıyor musunuz? Örneğin, bağcılık ve şarapçılık yapıyorsunuz? Bu alanda neler yaptınız?" sorusuna şu yanıtı verdi:
ISINMAYA BEN ÖNLEM ALDIM
"Akhisar'da bağcılık yapıyorum. Taban arazide 17 dönüm bağım vardı. Isınmayı gözönüne alarak ortalama 6 derece sıcaklıkta olan yaylada 70 dönüm arazi alarak, tehlikelere karşı bağ kurdum. Gelecek yıllarda taban arazideki bağları belki sökmek gerekecek. Ayrıca, özel hayatımda da başta elektrik ve su olmak üzere her şeyi çok idareli kullanıyoruz ailemle."
ENERJiYi DOĞRU KULLANACAĞIZ
Öngör, Kyoto'ya atılacak imza ile başta karbondioksit salınımlarının sınırlanacağını, enerji üretminden başlayarak doğru kullanım ve verimlilik standartlarının geleceğini belirtirken, şöyle konuştu: " Enerjiyi doğru tüketmeyi öğreneceğiz. Mesela klimada da standart gelecek. Bina yalıtımı çok önem kazanacak. Nasıl ki, facialara karşı deprem sigortasını sorunlu kıldık, bu örnekte olduğu gibi standarda uymayan binalara ruhsat verilmeyecek. Sanayici arkadaşlar da fabrika bacalarından başlayarak tesislerinde her türlü çevre standardına uyacak. İşin şakası yok uyacağız."
KYOTO BAŞBAKAN'A DOĞRU ANLATILMALI
Al Gore'un sık dile getirdiği Kyoto Protokolu ile ilgili sorularımızı da yanıtlayan Akın Öngör, Türkiye'nin en kısa zamanda bunu imzalamasını ve 'gerçek maliyet' hesabını da yaparak bir 'geçiş süreci yol haritası' çizmesini istedi. Başbakan Tayyip Erdoğanın, doğru anlatıldığı takdirde Kyoto'yu anlayacağını ve imzalayacağını düşünen Öngör, " Çünkü onu vizyoner ve geleceği doğru okuyan bir lider olarak görüyorum. Şayet, iktidara bir başkası da gelse aynı şeyi yapmasını istiyorum" dedi. Öngör, sorularımızı şöyle yanıtladı: n Kyoto Protokolü'ne imza atmada birbirinden çok farklı maliyet hesapları yapılıyor. En doğru maliyet size göre hangisi? n Avrupa Çevre Ajansı, Kyoto'nun faturasını 2.4 milyar dolar olarak açıklıyor. Uzman Ethem Karakaya'nın yaptığı karbon tüketimine göre çıkardığı bir hesaba dayandırılıyor.
AB İÇİN İYİ OLUR
- AB'nin çevre mevzuatlarına uyum için de fabrika ve tesislerin çevre dostu olabilmesi için 2014'e kadar 60 - 70 milyar dolarlık bir fatura çıkarılıyor. Bunların altından Türkiye nasıl kalkar ?
Bu maliyet neye göre yapılıyor bilmiyorum ama Türkiye, AB üyesi olmak istiyorsa Kyoto'yu imzalayarak işe ciddi baktığını gösterebilir. Avrupa'da herkes imzaladı. Baskı gelmeden kabul edip imza atmamız en iyi yol ve önemli bir jest olarak değerlendirilebilir.
Protokol, bizi OECD listesinde yani " gelişmiş ülkeler" le aynı kefede görüyor. Oysa karbondioksit emisyonu, o ülkelerden çok düşük ve kişi başına 3 tonla sınırlı. Bizim bu listeden çıkıp " gelişmekte olan ülkeler" listesine girmemiz için neler yapmalıyız?
Öncelikle imza atıp, sonra " geçiş sürecinde olan ülkeler" listesine girmek için kendimizi doğru ifade etmeliyiz.
Perihan ÇAKIROĞLU/ İSTANBUL





