AK Parti'nin, Bingöl'de PTT kavşağında düzenlenen mitinginde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal'a yüklenirken, ''Bizim silahla, tekmeyle, tokatla işimiz yok. Biz düşünceyle, fikirle, icraatla, planla ve projeyle geliyoruz. Farkımız bu'' dedi. SSK ve devlet hastanelerini birleştireceklerini söylediklerinde CHP'nin, ''Olmaz'' dediğini anlatan Erdoğan, ''Biz ne dedik, 'olur', oldu. Bakınız dünden itibaren hastanelerde ayrımcılık kalktı'' dedi.

BU İŞLERİ LAFLA YAPARLAR

Erdoğan, ''hükümetin Güneydoğu'da ve Doğu'da hiçbir şey yapmadığı'' yönündeki iddialara da değinerek, ''Eline, diline dursun. Bunlar Doğu'nun, Güneydoğu'nun yollarını bilmez. Bunlar bu işin sadece lafını yapar'' diye konuştu. ''Bu seçimde durmak yok, yola devam'' diyen Erdoğan, ''Batıda ne varsa, Doğuda da onun olacağını ve Güneyde ne varsa, Kuzeyde de onun olacağını'' söyledi.

Erdoğan 1 Mayıs 2003 yılında Bingöl'de yaşanan depremin yol açtığı zararları giderdiklerini anımsatarak, bunun yanı sıra 1961 depreminde yıkılan konutları da kendilerinin yaptığını kaydetti. Erdoğan, yolu ve suyu olmayan köy kalmayacağını belirterek, Bingöl'deki Et ve Balık Kurumu kombinasının da özelleştirme kapsamından çıkarıldığını dile getirdi.

BİZİM FARKIMIZ ORTADA

DSP-MHP ve ANAP koalisyon hükümeti döneminde 21 bankanın iflas ederek, fona devredildiğini, bunun maliyetinin 46 milyar dolar olduğunu ve bu maliyetin bedelini vatandaşın ödediğini söyleyen Erdoğan, ''Bunlar gelecekler, oy isteyecekler. Evet bunun hesabını sormanız lazım'' dedi. Göreve geldiklerinde Merkez Bankası'nın kasasında 26 milyar dolar olduğunu belirten Erdoğan, şimdi bu rakamın 66 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Erdoğan, ''Bu nasıl oldu? Daha önce hortumculara gidiyordu. Şimdi milletin bankasına gidiyor, farkımız bu'' diye konuştu.

CEVABINIZI SANDIKTA VERECEKSiNiZ

Mitinge katılan vatandaşlara karanfil dağıtan Başbakan Erdoğan, vatandaşların, ''Bingöl seninle gurur duyuyor'' sözleri üzerine, ''Biz sizlerle gurur duyuyoruz'' diye seslendi. Vatandaşların, ''Vur vur inlesin, Baykal dinlesin'' şeklindeki sözlerine ise Erdoğan, ''Ben vurmaya değil, yapılanları anlatmaya geldim. Fakat unutmayın: Sene 1950-60.. Ne diyorduk? 'Yeter söz milletindir', şimdi ne diyoruz? 'Yeter karar milletindir' Onun için 22 Temmuz'da onun gereken cevabını sandıkta vereceksiniz" karşılığını verdi. Mitinge katılanlardan bazılarının aşırı sıcak yüzünden bayıldığı gözlenirken, katılımcılar aşırı sıcak ve güneşten şemsiye ile korunmaya çalıştı. Başbakan Erdoğan daha sonra Muş'a gitti. Bu arada Muş'ta Erdoğan'ın şehre gelmesini bekleyen kalabalık arasında yer alan 6 yaşındaki Kadir Sayılgan'a otomobil çarptı. Yaralanan Sayılgan ambulansla hastaneye kaldırıldı.

CHP HALKA DEGiL ANAYASA MAHKEMESi'NE SIGINIYOR

Ot biçme mevsimi olmasına rağmen bütün bir Bingöl halkı ayaktaydı sanki. Miting alanında yol yürümek neredeyse imkansızdı. Müthiş bir kalabalık ve olağanüstü bir coşku... Bunaltıcı sıcağa rağmen güneşin altında Bingöllüler saatlerce Başbakan Erdoğan'ı beklediler. Bayılan bayılana... Dün izlediğim Siirt mitingi, Bingöl mitinginin yanında doğrusu çok sönük kaldı.

Bingöl mitingini Siirt mitinginden ayıran bir özellik de kadın katılımcılardı. Siirt'te neredeyse hiç kadın yokken Bingöl'de kadın katılımcı sayısının fazlalığı ve coşkusu göze çarpıyordu.

Başbakan Erdoğan, yanında Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Ankara Sanayi Odası Başkanı ve Ankara AK Parti adayı Zafer Çağlayan'la miting alanına geldiğinde yer yerinden oynadı.

Başbakanla beraber ismi anons edilen Abdullah Gül en az Başbakan kadar büyük bir tezahüratla karşılandı. " Millet sizinle gurur duyuyor!" sloganları yeri göğü inletti.

Abdullah Gül'ü meydanlara bayağı ısınmış gördüm. Tam bir lider edasıyla konuşuyor ve halkı yüreğinden yakalayıp coşturmasını iyi biliyor. Cumhurbaşkanlığı sürecinde açık Anayasa hükümlerine rağmen millet ve Meclis iradesi üzerinden bariyer oluşturanları halka şikayet eden Gül, " Şimdi referandum önünüze geliyor. Cevabınızı sandıkta verirsiniz" dedi. Gül'ün bu sözleri coşkulu bir alkışla karşılandı.

Başbakan Erdoğan konuşmasında " Türkiye'nin yüz akı bir şehir" diye nitelendirdiği Bingöl için yaptıkların bir dökümünü sundu. Bundan sonra yapmayı düşündükleri hizmetleri bir bir anlattı. " Biz 3 Kasım seçimlerinde neyi yapacağımızı söylediysek yaptık. Yapmadık mı? En son üniversite istediniz. Açmadık mı?" Kalabalık hep bir ağızdan " yaptınız, açtınız!" diye yanıt verdi. Başbakan Erdoğan, " Biz asla aldatan olmadık. Ne söylediysek onu yaptık. Ne söylüyorsak onu yapmaya devam edeceğiz. Durmak yok" dedi.

Konuşmasında Erdoğan, 1950-60 yılları arasında " yeter söz milletin!" sloganıyla yola çıkanların bugün " yeter karar milletin!" dediğini belirttikten sonra şöyle devam etti: " Cumhuriyet demek cumhurun rejimi demektir. Cumhur demek halk demektir. Adında cumhur olan bir parti halktan kaçıyor. Sandıktan kaçıyor. Habire Anayasa Mahkemesi'ne gidiyorlar. Onlara en güzel cevabı inanıyorum ki siz Bingöllü kardeşlerimiz sandıkta vereceksiniz."

AK Parti lideri ve Başbakan Erdoğan konuşmasında etnik, bölgesel ve dinsel milliyetçilik yapanları kınadığını belirtti. " Ülkemizde etnik milliyetçilik yapanlara katılmıyoruz. Onlara yuh olsun diyoruz. Bölgesel milliyetçilik yapanlara katılmıyoruz. Onlara yuh olsun diyoruz. Dinsel milliyetçilik yapanlara katılmıyoruz. Onlara da yuh olsun diyoruz!" Türkiye'de yaşayan herkesi bir ve diri görmek istediklerini söyleyen Erdoğan, " Yaratılanı Yaratandan ötürü sevdikleri" ni belirttikten sonra şöyle dedi: " Bizim bu konudaki bakışımız Yunus'un ve Hacı Bektaş'ın bakışıdır. Onların gözüyle bakıyoruz biz."

Bingöl'de konuştuğumuz herkes AK Parti diyor. AK Parti'nin Bingöl'deki rüzgarı çok açık bir biçimde görülüyor. Bingöl'de iki parti var: AK Parti ve diğerleri. AK Parti'nin Bingöl'de her üç milletvekilini çıkarması hiç de sürpriz bir sonuç olmayacağa benziyor.