YENİ AÇILIMLAR OLACAK
Babacan, eğitim, sağlık gibi sosyal sektörlerde de " yeni açılımlar yapılacağını" ifade eden Babacan, yargı reformunun da temel konulardan bir tanesi olacağını belirtti. 2023 yılında kişi başına düşen milli gelirin 10 bin dolara ulaşmasını hedeflediklerini hatırlatarak, bunun gerçekleşebilmesi için " açık toplum ve açık ekonomi" nin önem taşıdığını vurgulayan Babacan, yabancı sermaye ve istihdam artışının birbirine bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Türkiye'de nüfusunun her sene 1 milyon arttığını ve 500 ila 700 bin kişinin işgücüne katıldığını belirten Babacan, " Biz; vay bu sermaye şu ülkeden gelmişmiş, vay şu sektör şöyle olmuşmuş deyip de, nesillerin iş ve aş sorununa gözümüzü kapatamayız. Türkiye'nin kendi sermaye birikimi, bu kadar insana istihdam sağlayacak bir birikim değil" değerlendirmesi yaptı.
SENERYO ÇALIŞMASI YAPTIK HER TÜRLÜ TEDBİR HAZIR
Seçim sürecinin ekonomiye etkisine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Bakan Babacan, Hazine, Merkez Bankası, BDDK, DPT ile birlikte senaryo çalışmaları yaptıklarını ve " gürültülü döneme girildiğinde" her türlü olasılığa karşı ekonomiyi güçlü tutacak tedbirlerin elde olduğunu anlattı. Dünyadaki gelişmelere de bakmak gerektiğini dile getiren Babacan, nisandan beri gelişmekte olan 25 ülke borsasının ortalama yüzde 10 arttığını, Türkiye'nin ise yüzde 2 geride olduğunu kaydederek, " 12 puanlık makasımız açılmış durumda. Bu niye, bu 'acaba' soru işaretinin Türkiye'ye getirdiği maliyet" görüşünü aktardı. Mazotun fiyatının düşürüleceği yönündeki seçim vaatlerine de değinen Babacan, bunları " hayal ürünü" olarak nitelendirdi ve şöyle devam etti: " Mazotu kim 1 liraya getireceğim diyorsa, bu ülkeyi daha çok borç batağına sokacağım, ya da Merkez Bankası'na para bastırıp enflasyonu körükleyeceğim diyor. O kadar açık bu hesap.





