Rusların Gazprom şirketiyle, "Güney Akım" adıyla Bulgaristan üzerinden Karadeniz'den Avrupa'ya doğal gaz iletecek yeni boru hattı anlaşması imzalayan İtalyan ENİ, enerji alanında Türkiye ile çalışmalarının süreceği ve rafineri kurma hedefinin de devam ettiği mesajı verdi. Türkiye'de İtalyan Ticaret Odası'nın Swiss Otel'de düzenlediği özel yemekte konuşan ENI Spa Strateji ve Gelişim Başkan Yardımcısı Leonardo Maugeri, "Türkiye, bu anlaşmadan dolayı endişeye kapılmasın. Avrupa ve Ortadoğu'nun merkez ülkesi olarak Türkiye, petrol ve doğal gaz geçişinde en önemli ülkedir, AB'nin size ihtiyacı var, yeter ki kararlı politikalar izlemeye devam edin" derken, talip olup alamadıkları Tüpraş yerine yeni bir rafineri kurmakta kararlı olduklarını söyledi.

DÜNYA PETROLLE DOLU

Türkiye'nin hem petrol hem de doğalgazda ürün işleme bölgesi haline geleceğini kaydeden Maugeri, "Dünyada artık rafineri kurulmuyor, Türkiye'de bu konuda istek var, bu çok önemli" diye konuştu. Uluslararası enerji arenasında özellikle petrol ve gaz güvenliği konusunda sayılı uzmanlardan olduğu ifade edilen Maugeri, dünkü konferansında bölgemizde petrol ve doğagaz güvenliği karmaşası ve Türkiye'nin rolünü anlattı. Bunu yaparken bilinenin ve algılananın aksine dünyada bu yüzyıl petrol sıkıntısı olmayacağını belirten Maugeri, "Dünya şu anda petrolle dolu. Bunu kanıtlamış durumdayız. Petrol akışı devam edecek. Resmi istatistiklerde de görünen farklı kaynaklarımız var. Şu anda bilinen kaynaklar, eski üretim teknolojileri kullanıldığından verimli değil ve yüzeysel işletiliyor " dedi.

SİZİNLE DNA'MIZ TUTUYOR

Petrol konusunda en çok araştırmanın yapıldığı K. Amerika'daki rezervlerin yüzde 70'i bilinse de bunun dünyadaki petrolün sadece yüzde 3'ünü oluşturduğuna dikkat çeken Maugeri, neden Türkiye ile çalışmak istediklerini de şöyle anlattı: "Türkiye ile İtalya'nın DNA'sı tutuyor. Kendi parçamız ve Avrupalı bir ülke olarak gördüğümüz Türkiye ile ortak geçmişimiz var. Türkiye'siz bir Avrupa olamaz. Ortadoğu ile Avrupa ve hatta ABD'ye kadar uzanan enerji hattında Türkiye'nin önemli bir rolü vardır. Yeter ki, kararlı politikalarla bu rolü iyi üstlenin. Biz, sizlerle birlikte önemli projelere imza atmak istiyoruz." İran Körfezi'nde sadece 300 arama kuyusu, S. Arabistan'da 30 kuyu geliştirildiğini, Irak'ta ve Kuveyt'teki rezervlerin de yüzeysel olduğunu anlatan Maugeri, bu bölgelerde petrolün sadece yüzde 30'unun çıkarılabildiğini söyledi. Bu nedenle fiyatların yükseldiğini belirten Maugeri, petroldeki araştırma ve yatırımların sürmesiyle en geç 2011'e kadar 100 milyon varilden fazla kapasiteye ulaşılacağını ifade etti.

YENİ KRİZ OLABİLİR

Maugeri, şu anda 87 milyon varil petrol kapasitesi olduğunu, petroldeki talebin artmasıyla petrol fiyatlarıyla ilgili yeni bir "kriz yaşama" ihtimalinin de yüksek olduğuna dikkat çekti. Bu krizlerin üretim arttıkça ve yeni rezervlerin devreye girmesiyle daha sonra azalacağını düşünen Maugeri, "Krizler, daha çok siyasi ve ekonomik nedenlerle düşük yatırımlardan dolayı olacaktır. Emniyet açısından risk yok" dedi.

NÜKLEER VE KÖMÜRLÜ SANTRAL DÖNEMİ KAPANIYOR

Avrupa ülkelerindeki nükleer santrallerin artık eskidiğini, yenile süresinin ise zaman alacağını belirten Maugeri, AB, Kyoto Protokülü'ne imza attığı için enerji krizine çözüm olarak doğalgazı gördüğünü söyledi. Bu arada İran'ın nükleer enerjiye ihtiyacı olduğunu, çünkü petrol çıkarmak için teknolojik olarak doğal gazını toprağa enjekte etme ihtiyacı bulunduğunu kaydeden Maugeri, komşu olarak sadece İran'ın değil, Irak'ın da gelecekte Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu sözlerine ekledi.