Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, nisan ayı başında yönetimine el koydukları Merkez Grubu şirketlerine ilişkin, mahkemenin verdiği "yürütmeyi durdurma" kararını, "derin bir mekanizmanın kendilerini engellemesi" olarak nitelendirdi. Ertürk, "Mahkeme burada enteresan bir karar verdi. Mahkemelerin kararlarına tabii ki saygılıyız ama doğru bir karar değil onu da burada belirtmek zorundayım" dedi. NTV'nin sorularını yanıtlayan Ertürk, hukuk tarafında uğraştıkları yaklaşık 20 tane banka içinde yer alan birkaç dosyanın kendilerini ayrıca uğraştırdığını belirterek, şöyle devam etti:

SANKİ İKİ KANUN VAR

"Bunların şöyle bir niteliği var. Neredeyse bir derin mekanizma bazı dosyaları himaye altına almış gibi görünüyor. Bu derin mekanizma kimdir, nedir çözemiyoruz tabii ama bazı yerlerde adeta bazı konularda çıkan mahkeme kararları bizi şöyle bir duyguya itiyor: Neredeyse 2 tane kanun var sanki. Biri bizim uyguladığımız, biri mahkemelerin esas aldığı." Sabah-atv'yi eski dönemden daha iyi yönettiklerini vurgulayan Ahmet Ertürk, "Geri dönülemeyecek zarar yaratılması gibi bir ifade var. Burada bir zarar doğması söz konusu değil. Kritik bazı iyileştirici önlemler aldık. Birçok gruptan gelin bizi kurtarın diye talepler var" görüşlerini dile getirdi. Takvim gazetesindeki yönetim değişikliğinin de finansal gerekçeleri olduğunu söyleyen Ertürk, "Finansal yapısı iyi değil, tiraj aşağı gidiyor. Bunlarla ilgili bir iyileştirme operasyonudur yaptığımız" açıklaması yaptı. Çukurova Grubu ile devam eden bazı sorunları olduğunu da ifade eden Ertürk, "Yasal bazı girişimlerde bulunabiliriz. Alacak tahsili için uyguladığımız bilinen yetkilerimiz var. Kendimize bir yol bulup alacağımızı tahsil etmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

İHALESİZ SATIŞ OLABİLİR

Ertürk, Merkez Grubu şirketlerine el koyulmasında, bundan sonraki sürece ilişkin olarak da, Dinç Bilgin'in "Borçlarımı ödüyorum, malımı geri verin" demesiyle içinden çıkılamayacak bir durum ortaya çıktığını söyledi. Ertürk, Sabah-atv'nin satışı için Ciner Grubu ile Bilgin'in rızası halinde, ihalesiz satış sürecine gidilebileceğini de ilk kez ifade etti. Satış sürecini biraz daha hızlandıracaklarını aktaran Ertürk, şirketlerini "varlık" ya da "hisse" satışı yöntemiyle satabileceklerini, ancak henüz yönteme karar verilmediğini kaydetti. Ertürk, "RTÜK'e göre paketin içinde en fazla bir televizyon olabilecek. Bu çerçevede bir büyük paket, bir de küçük paket söz konusu olacak" dedi. Gruptan 900 milyon dolar alacakları bulunduğunu anımsatan Ertürk, "Alacağımızı tahsil ettiğimiz rakama ulaştığımızda, orada kalmamıza gerek kalmayacak. Satışta milyar dolar sınırlarını aşabileceğiz" şeklinde konuştu

TOPRAK'A YAPTIRIM AŞAMASINA GELDİK

Toprak Grubu ile gelinen son duruma ilişkin bilgi de veren TMSF Başkanı Ertürk, "Daha ciddi yaptırım uygulama noktasına geldik" diyerek, yasadan kaynaklanan yetkilerini kullanacaklarını vurguladı. Ertürk, işçilerin, faturaların ve piyasaya olan borçların ödenmediğini dile getirerek, şu bilgileri verdi: "Cannes'ın en güzel yerinde oturacaksınız, bize baskı yapmak için işçinin parasını ödemeyeceksiniz. İşçilerin ücretlerini TMSF'ye ödettirmek istiyor. Bizim icradan sattığımız bazı varlıklar var. O paraların bizde olduğunu düşünerek TMSF'ye baskı yapıp 'işçiye para ödeyin' diyor. Halis Toprak'ın işçiye olan borcunu TMSF niye ödesin? Cannes'daki dokuz daireni sat, işçinin parasını öde. Boğaz'daki yerleri satmamız engellendi. Bizim üstümüze sendikayı, alacaklı müesseseleri salıyor. Biz buna izin veremeyiz, gider yönetiriz orayı."