Adem Yılmaz... Düğün parası için girdiği baba mesleği mobilyacılıkta bugüne kadar 25 bin işyerini donattı. 30 ülkeye mobilya gönderen Delta Ofis Mobilya'nın patronu Adem Yılmaz, hastane, okul, otel, ofis mobilyası, havaalanı, spor salonu gibi donanım gerektiren her şeyi yaptıklarını belirtti. Sektörlerde birçok ilklere imza attıklarını, servis kaliteleriyle, kullandıkları malzemelerle iddialı olduklarını ifade eden Adem Yılmaz'la yaptığımız söyleşide, Yılmaz birçok kez Delta'nın başarısının altında eşi Ayşegül Hanım'ın olduğunu vurguladı. "Sırtımı eşime yasladım rahatım" diyen Adem Yılmaz, Delta Mobilya'nın başarı hikayesini bizimle şöyle paylaştı...

EVLENİP ATAĞA KALKTIK

Benim uzun bir gazetecilik geçmişim var. Uzun yıllar sayfa sekreterliği, polis muhabirliği, spor muhabirliği, gece sorumluluğu yaptım. O günkü şartlar çok ağırdı. Evlenecektim ama param pulum yoktu. Ne yapalım derken, eşim babamın mesleği olan 'mobilyacılığı büyütme şansımız var' dedi. Eşimle ortak arayışı için İtalya'ya gittik, tesadüfen şimdiki İtalyan ortağımızı bulduk ve onlarla çalışmaya başladık. Sonra bizimle ortak olmak istediler. Kendi şansımızı kendimiz yarattık, bugünlere geldik. 1987'de evlendik ve 1972'den beri faaliyet gösteren Delta Mobilya, o tarihten sonra atağa kalktı.

30 ÜLKEYE İHRACAT

Ortağımız olan İtalyanlar çok büyük dev bir firma. Ama isimlerinin kullanılmasını istemiyorlar. Bize çok güveniyorlar. Bize anında finansman sağlıyorlar. Hastane, okul, otel, havaalanı, spor salonları, müze, üniversite donanım gerektiren aklınıza ne geliyorsa yapıyoruz. Bebek doğduğu zaman, yattığı karyolasından başlayıp, kreşteki oyun masasına, ilk okulda, lisede, üniversitede masasına, iş hayatında masasına sandalyesine, müdür patron olduğunda odasına kadar her şeyi yapıyoruz. Bir tek tabut yapmıyoruz. Türkiye'deki bir çok bankanın mobilyalarını biz yaptık. En son HSBC Bank'ın genel müdürlüğünü yaptık. Her şeyiyle bütün dizaynını yapıyoruz. Türk gazetelerinin, televizyonlarının çoğunu da biz donattık. Yurtdışında da birçok projeye imza attık. 30 ülkeye ihracat yapıyoruz. Şu anda Birleşmiş Milletler'in projelerini yapıyoruz.

PROBLEM VARSA ŞIRNAK'A DA GİDİYORUZ

nBu güne kadar 25 bin işyeri donattık. Yüz binlerce insan bizim sandalyelerimizde oturuyor. Bu kadar ürünü yapıyor olmak önemli ama en önemlisi bunlara servis veriyor olmak. Adam Şırnak'tan arayıp 'Benim dolabımın kapağı bozuldu' diyor, atlayıp uçağa gidiyoruz. Problem kendilerinden kaynaklansa da, yine de gidiyoruz. Yaptığımız iş sorumluluk istiyor.

İLKLERE İMZA ATTIK

Trendleri çok iyi takip ediyoruz. Yurtdışındaki modayı Türkiye'ye taşıyoruz. Türkiye'de siyah mobilyayı yapan ilk biz. Panel sistemlerini de ilk yapan biziz. Hep çıtamızı yükseltiyoruz. Gerçekleştireceğimiz donanımı, önce sanal ortamda yaşatıyoruz. 3 boyutlu animasyonunu yapıp müşteriyi gezdiriyoruz. Müşterinin isteklerine göre değişiklikler yapıp, sonra uygulamaya geçiyoruz.

KULLANILAN MALZEME CİĞERİNİZİ BİLE ETKİLER

Aynı zamanda Ofis Mobilyaları Derneği'nin Kurucu Başkanı olan Adem Yılmaz, mobilyada kullanılan malzemenin çok önemli olduğunu söyleyerek, kötü malzemenin sağlığı olumsuz etkilediğini belirtti. Bir koltuğun 10 liraya da 20 liraya da mal edilebileceğini söyleyen Yılmaz şöyle devam etti: "Koltuğun içindeki sünger, kullanılan kumaş, kan dolaşımınıza, ciğerinize kadar etkiliyor. Bazen bir yere dokunduğunuzda elektrik çarpar ya, o hep etrafınızdaki ürünlerin malzemesinden kaynaklanıyor. Gün boyu antistatik ürünlerde oturan bir kişi çok sinirli hırçın birisi olur."

HEDEF BÖLGESEL LİDERLİK OLMALI

Ergonominin de önemine dikkat çeken Yılmaz, "Koltuğunuz rahat değilse, beliniz, boynunuz ağrır. Bunların tümü mühendislik işi. Biz uzun yıllardır üniversitelerle, hastanelerle çalışıyoruz. Ortopediye önem veriyoruz. Tasarımcılar yetiştiriyoruz" diye konuştu. Türkiye'de bu işin öneminin yeni anlaşılmaya başlandığını vurgulayan Adem Yılmaz şunları kaydetti: "Dünyanın en çok istihdam sağlayan sektörü deniyor mobilya için. Biz mobilyacılığın önemini anlayana kadar yurtdışındaki birçok firma pazara girmiş bulundu. Şu an yapacağımız tek şey var, sektör olarak bölgesel liderliği ele geçirebilmek için yüksek kalitede ürün yapmaya devam etmek."

SIRTIMI EŞİME YASLADIM RAHATIM

Delta Mobilya'dan eşim Ayşegül sorumlu. Çok akıllı çok çalışkan bir kadın. Delta'yı bugünlere getiren odur. Sırtımı ona dayadım çok rahatım. O her şeyden sorumlu, ben pazardan sorumluyum. Yurtdışıyla ben ilgileniyorum. İhracat bağlantılarını ben yapıyorum. Bunun için çevre çok önemli. Ben iddia ediyorum İnönü Stadı'nı dolduracak kadar çevrem var. Herkesle barışığım kimseyle bir sorunum yok.

CELAL TOPRAK