İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO), 'Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2006 Yılı Raporu'nda birinciliği yine Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (Tüpraş) aldı. Şirketin üretimden satışları 18.6 milyar YTL olarak gerçekleşirken onu 5.6 milyar YTL ile Ford Otomotiv, 3.9 milyar YTL ile de Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) izledi. Üretimden satışlarda ilk on içerisinde kamu sadece bir şirket ile (EÜAŞ) yer alırken, kârlılıkta ilk on kuruluş arasında birincilik yine Tüpraş'ta oldu. İlk 500 şirketin üretimden satışları 150 milyar YTL'den 184 milyar YTL'ye fırladı. 2005 yılında krizden sonraki en kötü yıl olduğu için, 2006 yılında rakamlarda zıplama görünse de aslında sanayi devleri 2004 yılı rakamlarını özledi.
'CİDDİ RİSK ÜSTLENDİK'
Dün 2006 yılı sonuçlarını açıklamak üzere basının karşısına çıkan İSO Başkanı Tanıl Küçük, sanayi sektörünün üzerinde risklerle büyüdüğüne işaret ederek, özellikle dış borçlanma nedeniyle alınan kur riskinin altını çizdi. Küçük, " Biz 220 kilometre hızla gitmek istemiyoruz. Normal bir hızla ilerlemek istiyoruz. Bunun adı temkinli olmaksa, evet, temkinliyiz. 2006 yılında 2005'e göre elde edilen nisbi başarı, kur riski başta olmak üzere ciddi riskler üstlenilerek elde edildi. Kalıcı kazanımlar değil. Bu risklerin gerçekleşmesi durumunda hem ülke ekonomisi hem de kuruluşlar zor durumda kalabilecektir" dedi. Küçük'ün sanayicilerin dış borçlarındaki artış kaygısı 2005 ve 2006 yılı uzun vadeli borçlar toplamında kendini gösterdi. Sanayicilerin en kötü yıllardan biri olarak ilan ettikleri 2005'te 485 özel sanayi kuruluşunun yüzde 18.7 olan uzun vadeli borçları, 2006'da yüzde 25.6'ya yükseldi. Nitekim Küçük de 2006 yılında Türkiye'ye çoğu şirket satışlarından olmak üzere Türkiye'ye 18 milyar dolar net sermaye girdiğini, dış borçların özel sektör ağırlıklı olmak üzere 170 milyar dolardan 207 milyar dolara çektiğini ifade etti. Küçük, " 138.6 milyar dolar ithalata karşılık, 85.5 milyar dolar ihracat yapılmış. Daha önceki yıllarda olduğu gibi üretilenden fazla tüketilmiş" dedi.
Vergi reformu mutlaka yapılmalı. Vergi alımının tabana yayılması gerekiyor. Dolaylı vergilerin payı giderek artıyor. Dolaylı vergilerden yaratılan katma değerden aldığı payı artırarak koruyor. Bu üretim ve tüketimi olumsuz etkiliyor.
* Sosyal gövenlik reformu mutlaka yapılmalı. İstihdam üzerindeki yükler kaldırılmalı.
* İstihdam yaratmaya ve üretime dayalı bir büyüme ortamı yaratmalı.
2006 yılında büyük ölçüde özel sektör borçlarındaki artışın etkisiyle, dış borçlar 170 milyar dolardan 207 milyar dolara çıktı.
* 138.6 milyar dolar ithalata karşılık 85.5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu nedenle dış ticaret açığı 53 milyar dolara, cari işlemler açığı da 31. 8 milyar dolara ulaştı.
* 2006 yılında ekonomik kârlılık yüzde 16.9 oranına yükseldi. 2006'daki nisbi yükselişe rağmen ekonomik kârlılıkta 1990'lı yılların ortalaması olan yüzde 20'lik seviyeler halen yakalanamadı. Ekonomik kârlılık düşük olduğu için yatırım ortamı cazip değil.
İstikrar için yalnızca tek parti hükümetine bel bağlanmasının doğru olmadığını kaydeden İSO Başkanı Tanıl Küçük, " Son 4-5 yılda yapılmayanlar bize tek partinin siyasi istikrar için ya da ekonomik başarı için sihirli bir formül olmadığını düşündürüyor" dedi. 2007 için kaygılı olduğunu ifade eden Küçük, " 2005 sonuçları açıklandığında 2006 için de umutsuzdunuz. Çok mu temkinlisiniz, kriz mi bekliyorsunuz" sorusuna ise, " Kârlılık üretim ve tüketim ile beslenmedi. Kurlar avantaja dönüştürüldü ama ekonomi risk altında. Aşırı temkinli ve gerçekçiyiz. Rakamların sihirli etkisinden sıyrılmak istiyoruz. Küresel likidite koşulları olumlu olduğu için şirketlerimiz borçlanabildi. Sürdürülebilir mi, bunu tartışıyoruz" yanıtını verdi.





