Devlet Bahçeli'nin 3,5 yıl Başbakan Yardımcılığı yaptığını, 22 bankanın bu dönemde fona devredilerek 40 milyar doların millete ödettirildiğini anlatan Erdoğan, ''Sayın Bahçeli, başbakan yardımcısı olarak senin vicdanın hiç sızlamadı mı? Hani sen dürüsttün? Niye vicdanın sızlamadı, niye müdahale etmedin? Diyorum ki aslında Yüce Divan'a gitmesi gerekenlerden bir tanesi de Bahçeli. Bu dönemde bir tane böyle hortumlanıp da fona devredilen banka var mı? Yolsuzluklar bizimle bitti'' dedi.

" PAZAR GÜNÜ NE OLACAĞINI GÖRÜYORLAR''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''2002'de nasıl bazılarını benim vatandaşım sandığa gömdüyse inşallah pazar günü de birilerini sandığa gömecek. Çünkü siyasette koltuğa yapışıp kalma dönemi bitecek. Başarılıysan devam, başarısızsan bırak git arkadaş. Şimdi ben meydan okudum. Şimdi buna kılıf arıyorlar. Niye? Oturmak istiyorlar da onun için. Akıbetlerini görüyorlar. Pazar günü ne olacağını görüyorlar'' dedi.

Erdoğan, partisince Saat Kulesi Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi.

Kendilerinden önceki koalisyon hükümeti döneminde fona devredilen bankalar arasında İmar Bankası'nın da bulunduğunu ifade eden Erdoğan, bu bankanın sahibinin bilindiğini, babası ve kardeşinin ise kaçak olduğunu söyledi. Türkiye'nin imarzedelere 9 katrilyon lira ödeme yaptığını kaydeden Erdoğan, ''Bu kadar dürüstsen, sen mazotu 1 YTL'ye indirmeyi bırak da önce şu babanın borcu olan şu 9 katrilyonu bir öde. Önce bunu öde. Bu nasıl dürüstlük? Madem baban dürüst, gelsin Türkiye'de yargılansın. Mahkemeler karar versin. Niye kaçıyor'' diye konuştu.

Erdoğan, Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'a yönelik eleştirilerini sürdürürken, Kıbrıs Rum Kesimi'nde kurulan sanal şirketle Türkiye'yi uluslararası mahkemede dava ettiğini, buradan 40-50 milyar dolar almayı planladıklarını ifade etti. Erdoğan, ''Çok hayalperestsin. Bu can bu tende oldukça, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan oldukça bir Allah'ın kuruşu alamazsın. Bunu böyle bil. Bedeli ne olursa olsun bir Allah kuruşu alamazsın. Dürüst müsün? Babanın adresini Türk polisine ver. Babanın telefon numarasını interpole ver. Bu memlekete çok daha hayırlı hizmet yaparsın'' dedi.

-TOPRAK SATIŞI-

Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ''AK Parti bu ülkenin topraklarını yabancılara satıyorlar'' diye çirkin bir yalan uydurduğunu söyledi. Erdoğan, ''Biz bu ülkenin topraklarını bir hukuk içerisinde satıyoruz. İfademe dikkat edin; toprak satışı Türkiye'de 1935 yılından bu yana yapılıyor. Neye göre? Türkiye yurt dışında herhangi bir ülkede toprak alma hakkına sahipse o ülkenin vatandaşına da Türkiye'de arazi satar. Belirli bir ölçüsü var'' diye konuştu.

Alandaki vatandaşlara yurt dışında evi olup olmadığını soran Erdoğan, bazılarının evi bulunduğunu söylemesi üzerine, ''Atatürk döneminden itibaren bu tür satışlar var, her yıl. Askeri dönemlerde var, 1960-1961 o dönemler. 80'li yıllarda var askeri yönetimde. Bizden önce Sayın Bahçeli'nin ortağı olduğu hükümette, 8 bine yakın taşınmaz o dönemde satıldı. Tapu kadastro da ondaydı. Şimdi bu dönemde yine satıldı. Daha fazla satıldı. Niye? Çünkü Türkiye istikrar ülkesi'' dedi.

Termal için gelenlerin çoğunlukta olduğunu, bundan kaçmamak gerektiğini, tersine bunun önünü açarak buradan para kazanılması gerektiğini kaydeden Erdoğan, tüm ülkelerin bunun önünü açtığını dile getirdi.

-''BAŞARISIZSAN BIRAK GİT ARKADAŞ''-

Özelleştirmelerden dolayı kendilerini eleştiren Bahçeli'nin 2002 seçim beyannamesinde kar etsin etmesin tüm fabrikaların özelleştirileceğini belirttiğini, özelleştirmeye yabancı sermayeye karşı olmadığını anlattığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şimdi kalkıp ulusalcılık yapıyor. Dürüst ol, dürüst. Dün başka bugün başka. Devlet adamında istikrar, süreklilik aranır. 2002 seçiminde kaybedince Allah'a ısmarladık dedi gitti. Ama fazla dayanamadı 9 ay sonra tekrar geldi. Şimdi Bayburtlu kardeşim kararını verdi ne diyoruz? Gidecek... 2002'de nasıl bazılarını benim vatandaşım sandığa gömdüyse inşallah pazar günü de birilerini sandığa gömecek. Çünkü siyasette koltuğa yapışıp kalma dönemi bitecek. Başarılıysan devam, başarısızsan bırak git arkadaş. Şimdi ben meydan okudum. Şimdi buna kılıf arıyorlar. Niye? Oturmak istiyorlar da onun için. Akıbetlerini görüyorlar. Pazar günü ne olacağını görüyorlar.''

" BENİ GEMİ İLE VURMAK İSTİYORLAR"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Benim oğlum ve ortağı beraberce edindikleri gemi bunların anlattığı gibi 10-15 milyon dolar böyle bir şey değil. Ortağı ile beraber 500 bin dolar peşinle aldıkları ve taksitini de rahatlıkla bu geminin ödediği 16-17 yaşında bir gemi. Abarttıkları olay bu ve bununla beni vurmak istiyor. Bununla benim üzerime geliyor. Baykal senin mumum pazar gününe kadar yanacak'' dedi.

Erdoğan, partisince Başburt Saat Kulesi Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi.

Bayburt'a sadece oy istemek için değil, yeni dönemde destek ve hayır dualarını almak için geldiğini ifade eden Erdoğan, AK Parti hükümetinin 4,5 yılda ortaya koyduğu hizmetlerle Türkiye'nin önceki dönemlerden daha iyi durumda olduğunu kaydetti. Milletin 22 Temmuz'da bir kere daha değişime ''evet'' diyeceğini vurgulayan Erdoğan, halk kimi isterse onun Cumhurbaşkanı ve Başbakan olacağını, kimi isterse de onların milletvekili seçileceğini dile getirdi.

Erdoğan, ''Başbakan Erdoğan'' şeklindeki tezahüratlar üzerine, bir pankarta işaret ederek, ''Burası Bayburt ovası, kabul olur Bayburtlunun duası, bunu biliyorum'' dedi. Alandakilerin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik protesto sloganları üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

''Gerek var mı, değer mi? Pazar günü zaten sandıklarda vuracaksınız. Gereğini yapacaksınız. Onun için zaten devamlı milletten kaçıyor. Millete gidemiyor. 'Hadi cumhurbaşkanını millet seçsin' diyoruz, kaçıyor. 'Mecliste bu işi yapalım' diyoruz, mecliste bütün takımını kapılara yerleştiriyor. Çünkü biliyor ki kendi arkadaşları bile onun dediğini yapmayacak. Çünkü, bu CHP Baykal'dan çok çekti. Fakat ben Baykal gibi bir ana muhalefet lideri olmasından memnunum. O orada oldukça bize faydası var. AK Parti daha da güçleniyor. Sadece demokrasi kaybediyor.

Bu ülkede attığı zaman mangalda kül bırakmayanlar var. Ben size ne anlatıyorum, yaptıklarımızı... Biz yaptıklarımızı anlatıyoruz. Onlar yaptıklarını değil, olumsuz bir kampanya sürdürerek, bizi karalama kampanyaları yapıyorlar, iftiralar atıyorlar. Bunlardan bir tanesi, Tunceli'de sayın Baykal 'bunlar oy almak için altın dağıtıyor' dedi. Biz şu ana kadar 3 milyona yakın insanla meydanlarda bir araya geldik. AK Parti geçen seçimde 14 milyon oy aldı. Her birine birer çeyrek altın versek bunun hazinesini biz nereden bulacağız. Allah aşkına bunun mantığı olur mu? Bu meydanlar Sayın Baykal'ı çarptı. Sayın Baykal eğer dürüstsen, eğer doğru konuşuyorsan bunu belgele. Ak Parti nerede altın dağıtıyor söyle. Eğer ispat edemezsen namertsin, müfterisin.''

Milletin oyunu altınla satın almaktan daha büyük hakaret olamayacağını kaydeden Erdoğan, ''Sayın Baykal bu hareketiyle benim milletime hakaret ediyor. Ne demek bu? Benim vatandaşım çeyrek altına oyunu satıyor demektir. Bu anlama gelir. Ama pazar günü bunların sesi kesilecek, milletimin sesi duyulacak'' dedi.

-MAZOTTA İNDİRİM-

İktidarları döneminde milli gelirde, ihracatta ve toplu konutta kaydettikleri aşamayı Baykal'ın bildiğini, ancak görmezden geldiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Sayın Baykal'ın hayır duası olmaz zaten de biz vatandaşlarımızın hayır duasıyla dimdik ayaktayız. Bu ara biliyorsunuz bir mazotçuluktur aldı gidiyor. Yarışa başladılar. Bir yalan da orada. Tayyip Erdoğan diyor, oğlunun gemisi için mazotu ucuzlattı, ÖTV'yi geriletti. Baykal'ın kılavuzu karga. Kılavuzu karga olanın siz bilirsiniz... Bir defa uluslararası sularda zaten gemilere verilen akaryakıtın ÖTV'si yoktur. Bundan haberi yok. Biz göreve geldiğimizde Deniz Ticaret Odası'nın talebiyle kabotaj hattı içinde ÖTV'yi kaldırdık. Yolcu taşıyan gemilerde, gerekse balıkçı motorlarında ÖTV alınmaz. Kaldı ki benim oğlum ve ortağı beraberce edindikleri gemi bunların anlattığı gibi 10-15 milyon dolar böyle bir şey değil. Ortağı ile beraber 500 bin dolar peşinle aldıkları ve taksitini de rahatlıkla bu geminin ödediği 16-17 yaşında bir gemi. Abarttıkları olay bu ve bununla beni vurmak istiyor. Bununla benim üzerime geliyor. Baykal senin mumum pazar gününe kadar yanacak.''

Erdoğan, Baykal'ın Enerji Bakanlığı döneminde mazotun karne ile alındığını belirterek, ''Baykal diyor ya 'bizim partimiz şöyle adil, Atatürk'ün kurduğu partiyiz'. Zaten Atatürk senin gibi birisinin bu partinin başına geleceğini bilseydi bu partiyi de kurmazdı. Hiçbir zaman iktidar olamadınız, olamayacaksınız da zaten. Niye? Bu millete ekmeği komünist rejimlerde olduğu gibi karneyle dağıtanlara oy verir mi?'' diye konuştu.

-''FOTOMONTAJ...''-

Erdoğan, hükümetin ekonomi alanındaki icraatlarından söz ederek, borçlanma faizi, enflasyon, Merkez Bankası döviz rezervleri konusunda Baykal ve Bahçeli'nin yer aldıkları hükümetlerle karşılaştırmalar yaptı.

''Bonozedelere 1,2 katrilyon lira ödeme yapacaklarını'' kaydeden Erdoğan, çiftçilere sağlanan destekle mazotun 1 YTL'ye verildiğini belirtti. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Baykal'ın İstanbul, İzmir ve Ankara'da miting yapmaya cesaret edemediğini savunarak, buralarda ''yalanlarına müşteri bulamayacağını'' ifade etti.

Sağlık alanındaki icraatlarından bahsederken, CHP'ye yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, ''Sayın Baykal bugün yine yalan bir haber daha yapmış. Yalan haber, reklam. Üstelik de büyük paralar veriyor. Ne diyor? Bizim bu kuyrukların kalktığını söylemimizi toplamışlar 10-15 tane ücretli adam, koymuşlar arka arkaya, bir hastanenin kapısında çekmişler resimlerini, orada getirmişler fotomontajla yerleştirmişler. Sayın Baykal'ın böyle bir derdi yok ki'' dedi.

CHP'nin nüfus cüzdanıyla hastanelerde tedavi görülmesini öngören projesini de ''eşeğe samanı yedirmek için yeşil gözlük takmaya'' benzeten Erdoğan, ''Yalan siyaset dönemi bitti. Doğru siyaset yapanlar kalacak bu meydanlarda. Başarılı olanlar kalacak bu meydanlarda. Oturduğu koltuktan onlarca yıl gitmeyenler değil. Bu ülkeye hizmet edenler kalacak bu koltuklarda'' diye konuştu.

-NOTLAR

Erdoğan, konuşmasına başlarken, alandakilerin kandilini kutladı.

Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan da mitingi kadın ve çocukların arasından izledi.

Erdoğan'ın konuşması sırasında bazı vatandaşlar Bayburt'un ''kurak iller'' arasına alınmasını istedi. Erdoğan, bu talebe ''Ölçüler tutarsa alırız'' dedi.

Alanda ''Yüreği olan lider, bu meydana iner'', ''Madem Bayburtluyuğ biz bu hökömeti istirük'', ''Soyguncuya, vurguncuya, yalancıya, ucuzculara oy yok'' yazılı dövizler açıldığı görüldü.