AK Parti'den Ankara milletvekili seçilen Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, halkın 'işsizine iş', 'aşsızına aş' bulabilmek için seçimlerde istikrara oy verdiğini söyledi. Ekonomide 2002-2007 yılları arasında ciddi bir altyapı oluşturulduğunu ifade eden Çağlayan, yeni dönemde bu altyapının üzerine, büyük reformlarla üst yapıyı monte edeceklerini belirtti.

YÜZDE 55 DEMİŞTİ

Zafer Çağlayan, seçimlerden bir hafta önce ekonomi gazetecileriyle yaptığı sohbet toplantısında, kendi bölgesinde partisinin yüzde 55 oy alacağı tahmininde bulunmuştu. Alınan sonuçlar, Çağlayan'ın yanılmadığını ortaya koydu. Çağlayan, "AK Parti milletin ham urunu kar dığı ve yoğurduğu bir parti. 1 . 5 aydır sahadayım. İşçi, köylü, çiftçi ve sanayicilerle defalarca görüştüm. Bu görüşmelerde böyle bir sonuç alacağımızı gördüm" dedi. Çağlayan, halkın Ak Parti'yi tercih nedenini, "Türkiye'deki insanlar, istikrarın devamından yanaydı. İstikrarın kalıcı olması, güven ortamının korunması önemli bir konuydu" sözleriyle değerlendirirken, vatandaşların işsizine iş bulmak, aşsızına aş bulmak ve başlayan ekonomik kalkınmanın, ekonomik büyümenin devamını istediği için hükümeti değiştirmediğini söyledi.

BAŞ ÜSTÜNDE YERİ VAR

Çağlayan, yeni hükümette görev alıp almayacağı konusunda ise, "Bu tamamen Sayın Başbakanımızın takdirinde olan bir şeydir. 12 yıldır ASO başkanlığını aktif şekilde yürütüyorum. Sayın Başbakan bu konuda bana nerede, hangi mevkide görev verirse benim işim o olur. Baş üstünde yeri vardır" dedi. Çağlayan'dan boşalan ASO başkanlığına bir yıllığına yeni isim seçilecek.

TÜSİAD: TOPLUMSAL UZLAŞMA SAĞLANMALI

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜ- SİAD), seçim sonrasını değerlendiren bir açıklama yaptı: "Seçmenin parlamentoda temsili, bir evvelki döneme göre büyük ölçüde artış göstermiştir. Türk iş dünyası adına yeni seçilen milletvekillerimizi kutlar; yeni parlamentonun, Türkiye'yi, Atatürk'ün çağdaş uygarlık hedefi temelinde, daha demokratik ve refah düzeyi daha yüksek bir ülke yapma yolunda her türlü çabayı sarf edeceğine inancımızı vurgulamak isteriz. Türkiye, geçtiğimiz dönemde, makroekonomik dengelerin sağlanması, uluslararası ekonomik entegrasyon ve AB ile müzakerelerin başlaması alanlarında ciddi başarılar elde etmiştir. Yeni dönemde, parlamentoyu önemli görev ve sorumluluklar beklemektedir. Bu çerçevede, cumhurbaşkanlığı seçim süreci de dahil olmak üzere, toplumda oluşmuş olan hassasiyetlerin giderilerek, toplumsal uzlaşma ortamının sağlanmasına yönelik bir anlayışın benimsenmesi gerektiği görüşündeyiz."