Yarım asırlık bodur efsanesi 4 fabrika birden açıyor
Bu haber 81880 defa okundu.
27 Temmuz 2007 Cuma, 00:00
Dünyası, seramiğe ömür adamakla geçti. Bunun için 50 yıl harcadı. Tek kızı Zeynep, babasına uzun bekleyişten sonra 50 yılın armağanı olarak bir torun verdi.
Adını da ona ithaf ederek "İbrahim" koydu. Türk sanayinin duayenlerinden olan Dr. İbrahim Bodur'u anlatmak için kitaplar yazılır ama onu sadece bir cümleyle tanımlayalım: "Çağdaşlıkla Türk gelenekselliğini aynı potada eriten, yerellik ile küreselliği birleştiren, memleketi Çan'da tek alanda üretim yapan dünyanın en büyük seramik tesislerini kuran adam." 1957'de "Çanakkale Seramik Fabrikaları" adıyla temelleri atılan Kale Grubu, bugün dünyanın 5 kıtasında 60 ülkeye 2 milyar dolar ihracat yapan, toplam 8 milyar dolarlık satış cirosuyla 4 milyar dolarlık katma değer yarat an , her biri kendi alanlarında lider olan kuruluşları, 6 bini aşkın çalışanı 2 bini aşan ana ve tali bayileriyle Türk ekonomisine sürekli katmadeğer yaratıyor. Bugün Çan'da toplam maliyeti 64 milyon YTL olan 4 yeni fabrikayı açmaya hazırlanan Bodur, 50 yıllık efsanesini yeni tesisleriyle taçlandıracak.
ERDOĞAN İLE DEMİREL BİRARADA
Çanakkale'nin Yenice ilçesine bağlı Atatürk'ün adını koyduğu Nevruz köyünde doğan Bodur, 80 yaşına bir yıl kala kutladığı 50 yıl törenlerinde, aynı anda Başbakan Tayyip Erdoğan'la 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i de buluşturmayı başardı. Erdoğan, Bodur'u yalnız bırakmamak için şenlikteki yerini alacak. Bodur'un davetine her yıl katılan Demirel de onun sevdiği ve saydığı ağabeyi olarak yanında olacak.
İMPARATORLUĞU KIZINA EMANET ETTİ
İbrahim Bodur, tek çocuğu olan Zeynep Bodur Okyay'ı, kendi felsefesine ve anlayışına göre yetiştirerek Kale Grubu'nu son yıllarda ona emanet etti. Türk iş dünyasına saygın bir iş kadını kazandıran Bodur, onu iş örgütü ve derneklerinde hizmet vermesi için de destekledi. Halen İSO Başkan Yardımcılığı yanında birçok kuruluşta yönetici olan Okyay, babasından aldığı birikimleri kendi potasında eriterek Türk sanayinin kalkınmasına katkıda bulunuyor. Okyay, babasının adını verdiği oğlu minik İbrahim'i büyütürken işine de yetişmeye çalışıyor.