Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, seçimlerden siyasi istikrarın çıkmasının ardından faizlerde düşüş bekleyen kesimlere " zamanı gelmedi" mesajı verdi. Enflasyon Raporu'nu açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında konuşan Başkan Yılmaz, faizleri indirme konusunda inatlaşma içinde olmadıklarını ifade ederken, faiz oranlarının indirilmesini engelleyen tereddütlerini şöyle anlattı:

TOPLUMUN İÇİNDEYİZ

" Evet bizim faiz oranlarımız yüksek ama unutmayalım enflasyon oranımız da yüksek. Faiz indirimi bizi bulunduğumuz noktadan daha iyi bir noktaya götürecekse bu kararı alalım. Gelişmeleri yakından izliyoruz. Önümüzdeki dönemde talepte bir canlanma olur ve bu da enflasyonu artırır mı? Şu anda özellikle bütçe açısından bir takım belirsizliklerin olduğu kamuoyunun zihninde. Vakit geçirilmeden bu konuda gerekli tedbirler alınır ve önümüzdeki yılın bütçeleri ile ilgili olarak önümüze daha net bir tablo çıkarsa biz de atılması gereken adımları atabiliriz. Bizim faiz indirimi konusunda piyasayla kesinlikle bir inatlaşmamız söz konusu değil. Biz de bu toplumun içinde yaşıyoruz, bizim de amacımız pay aldığımız refahı biraz daha ileri götürmek ve artırmak."

OY ORANI DEĞİL İSTİKRAR ÖNEMLİ

Yılmaz, yapılan tahminlerin " faizlerin ekim ayında indirileceği" şeklinde algılanmamasını istedi ve faiz indirimlerinin dış talebe, kamu harcamalarına ve orta vadeli enflasyon görünümünü etkileyen diğer değişkenlere göre erkene alınabileceği gibi ileriye de ertelenebileceğini söyledi. Yılmaz, hükümetin oy oranını yüzde 46'ya yükseltmesini de değerlendirirken, kendileri için önemli olanın oyun yükselmesi değil siyasi istikrarın devamı, başlanmış olan reformların daha da ileri götürülmesi ve mikro reformlara inilmesi olduğunu söyledi. 2008 yılının mayıs ayında bitecek stand- by'dan sonra IMF'yle kredili bir anlaşmanın devamına ihtiyaç olmadığını da ifade eden Yılmaz, " Gelecek dönemde IMF'li ya da IMF'siz mali disiplinle ilgili kuralları önceden açıklamak gerekir. bütçe harcamalarına sınır konulur ve bu kamuoyuna önceden açıklanır" dedi.

MORTGAGE VE KREDİ UYARISI

ABD'de mortgage kredilerinin fazla açılmasından kaynaklanan bir sorun olduğunu ifade eden Yılmaz, ninja kredileri olarak nitelenen bu kredilerin yeterli gelire sahip olmayan gruplara verilen krediler olduğunu söyledi. Türkiye'nin çıkaracağı derse değinen Yılmaz, bankalara, " Tabana yayılalım ama kredi riski ile ilgili hususları gevşek bırakmayalım" dedi. Yılmaz, bankaların son dönemde yaptığı yoğun kampanyalar sonucunda konut kredilerinde büyük artış yaşandığına işaret ederken, tüketicileri, nominal faizlerdeki düşüşe rağmen reel tüketici kredi faizlerinin halen yüksek olduğu konusunda uyardı. Yılmaz, tüketicilerin özellikle uzun vadeli tüketici kredisi kullanım zamanını belirlerken fiyat istikrarına ulaşıldığında reel faizlerin çok daha düşük düzeyde olacağını dikkate almalarını istedi.

KİRACILAR: YUVARLAMAYIN

Yılmaz, son üç yıldır kira kalemindeki artışların çok yüksek seyrettiğini belirterek, tek başına kira artışının yıllık enflasyona katkısının 1 puana yaklaştığını söyledi. Kira kontratlarında hâlâ yuvarlama alışkanlıklarının yaygın olduğunun görüldüğünü ifade eden Yılmaz, kira artışları sırasında enflasyon hedeflerine bakılmaksızın, örneğin 300 YTL'lik kiranın yuvarlama yoluyla 350 YTL'ye yükseltildiğini bunun da yüzde 17'ye varan zam oranıyla enflasyon hedeflerini zorladığını anlattı. Yılmaz, " Bu davranış düşen enflasyon ortamıyla uyumlu değildir. Yüzde 4'lük hedefi dikkate alın" dedi.

ENFLASYON TAHMiNi YÜZDE 6

nMerkez Bankası, 2007 yıl sonu enflasyon hedefini geçen döneme göre 0.2 puan yükseltti ve orta noktayı yüzde 6 olarak tahmin etti. Bu oran yüzde 4'lük 2007 yılı enflasyon hedefinin üst aralığı. Enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2007 yılı sonunda yüzde 5.1 ile 6.9 arasında (orta noktası 6.0), 2008 yılı sonunda ise 1.5 ile 4.9 arasında (orta noktası 3.2) gerçekleşeceği tahmin edildi.