EYLÜLDE MÜJDE
Kişi başına geliri 15 bin dolardan fazla ülkelerde demokrasinin oturduğunu söyleyen Devlet Bakanı Tüzmen, şöyle devam etti: "Türkiye, 2 bin 500 dolardan 5 bin dolara çıktı. Seçim sakin geçti. Bu 10 bin dolara çıkınca daha da fazla demokrasi demek olacak. Türkiye 23 çeyrektir büyüyor. Bu ihracatçılar sayesinde oldu. Bu aşırı değerli Türk Lirası'na rağmen yapılması ayrı bir başarı. Bu dev gibi eser için karınca gibi çalıştık." Yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Tüzmen, eylül ayında müjdeli haberler vereceklerini belirterek, anlaşmalar manzumesiyle ihracatçının karşısına çıkacaklarını vurguladı. Tüzmen, "18 İslam ülkesiyle tercihli ticaret anlaşması imzalıyoruz" dedi.
HAMASETE İZİN YOK
TİM Başkanı Oğuz Satıcı ise öncelikle son seçimi değerlendirerek, "Seçim sonuçları, kutsal kavramlar üzerinden hamasete izin verilmediğini gösterdi" dedi. Satıcı, seçimlerin sonucunda çıkan mesajları şöyle sıraladı: "Gerilim, istikrarsızlık ve kavga istemiyorum. Daha fazla refahı daha fazla demokrasi ile istiyorum. Avrupa Birliği'ne girmek istiyorum. Yapısal reformlara devam edelim. Pasaportumun rengiyle gümrük kapılarında horlanmak istemiyorum." 500 milyar dolarlık ihracat hedefine koşmakta kararlı olduklarını da söyleyen Satıcı, şirketlerin bu hedefi geliştirmek için çok iyi koştuğunu ifade etti. Satıcı, "Düşük kura, yüksek maliyetlere rağmen bunu başardılar. Ama bu durum 'nasıl olsa böyle sürüyor' diyerek sonsuza kadar sürdürülebilecek bir durum kesinlikle değildir" dedi.
SICAK PARA GEREKMEZ
Türkiye'nin bu seviyede sıcak paraya ihtiyacı olmadığını da vurgulayan Satıcı, şöyle devam etti: "Artık sıcak para için faizle kâr cennetine çevrilmiş bir vaha olmamıza gerek yok. Hükümetin ekonomik istikrarı koruduğunu kanıtlamak için sıcak para gibi tehlikeli ve nankör bir oyuncağın desteğine ihtiyacı yok." Satıcı ayrıca, Avrupa Birliği sürecinin önemli bir çıpa olduğunu söyleyerek, Gümrük Birliği anlaşmasının günün ve Türkiye'nin ihtiyaçları için 'derhal' masaya yatırılmasını istedi.
İHRACATÇI MERKEZ İÇİN BİNA YAPILACAK
ile bir araya geldiği sohbet toplantısında Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması durumunda binalarını yapacaklarını söyleyerek, "Belki bizi daha iyi anlarlar" dedi. Satıcı, faiz konusunda ise İstanbul'un tekstil ve hazırgiyimin önemli merkezlerinden Sultanhamam'dan bir örnek verdi: "Sultanhamam'da faizi yavru deveye benzetirler. İçeri girdikten sonra büyür ve daha sonra çıkarmak istediğinizde duvarları yıkmak zorunda kalırsınız."
SEMBOLİK ASFALT
Toplantıya, Devlet Bakanı Ali Babacan, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Hazine yetkilileri, iş dünyası örgütlerinin başkanları katıldı. Salonda 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaştıracak yol sembolik asfalt şeklinde yerleştirildi. Toplantının ilginç anlarından biri Satıcı'nın DSP lideri Zeki Sezer'den söz ederken, 'Demokratik Sağ Parti' lideri demesiydi. Daha sonra bunu Tüzmen düzeltti. Toplantının iki mualif ismi vardı. Biri Makine İhracatçılar Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran'dı. Dalgakıran, Satıcı'nın stratejik sektör yoktur sözlerine katılmadığını belirterek, "Oğuz Başkan'ın konuşmasından haberimiz olmadı. Bu konuşmaya katılmıyoruz" dedi. Diğer mualif isimse Meyve Sebze İhraçatcıları Birliği Başkanı Özkan Kamiloğlu'ydu. Hem Tüzmen'in hem Satıcı'nın konuşmasına atıfta bulunan Kamiloğlu, "Durumumuz bu kadar iyi değil. Tarım sektörünün ayağında hala çarık var" görüşünü savundu.
MERSİN'DE KÜRT VE ARAP OYLARIYLA SEÇİMİ ALDIM
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, milletvekili seçildiği Mersin'de AKP'nin oylarını nasıl yükselttiğini ve yaşadığı 'zorlu yarış' sürecini anlattı. Tüzmen, ilk kez Mersin Limanı operasyonunda perde arkasında neler yaşandığının ayrıntılarını da dile getirdi ve şunları söyledi: "Limandaki etkili güçler, kendilerine göre düzen kurmuşlar ve durum arapsaçına dönüşmüştü. Özelleştirmeyle TAV'ın işletmeyi almasına karşı da oluşan tepkiler yüzünden durum bir çıkmaza girmişti. Liman devreden çıkma noktasına gelmişti. Kılıcımızı çekmek gerekiyordu, çektik ve işi çözdük."
DALMA TAKIMIM DESTEK OLDU
TİM Genel Kurulu'nun ardından konuştuğumuz Tüzmen, AKP'nin seçimi kazanma sırrında en etkili unsurun "samimiyet ve güven" olduğunu belirtirken, Mersin'de verdiği mücadeleyi ise en çok Kürtler ve Arapların kendisine verdiği oylarla kazandığını söyledi. "Benim yüzme ve dalma sporu yapmam da işe yaradı. Mersin'de yıllardır dalarım, takımımda çok sayıda Kürt ve Arap vardır. Onlarla uzun yıllar birlikte olmam birlikte yığınla anılarımızın olması, bana duyulan güveninin artmasına çok katkıda bulundu" diyen Tüzmen, tek tek arkadaşlarının adını da sayarak, Mersin'de yüzde 30 oy alan MHP'nin ardından yüzde 27 oyla AKP'nin ikinci gelmesini "büyük başarı" olarak niteledi. Mersin'in, özel durumu nedeniyle çok kritik bir il olduğunu da vurgulayan Tüzmen, "Buna rağmen çok kısa sürede hazırlanarak 4 vekil çıkarmak başarılı sayılmalı" dedi.
MİLLETVEKİLİ OLDUĞUM İLLERİ MARKA YAPARIM
Daha önce vekil seçildiği Gaziantep gibi bu kez de Mersin'i marka şehir yapma projesinin adım adım yürüyeceğini dile getiren Tüzmen, "Seçim turnelerine çıkıyorum. Kesin söylüyorum, önümüzdeki dönemde Mersin, Akdeniz'in ticaret ve finans merkezi olacaktır. Ondan sonra hangi şehirden aday olacaksam, o kent için de aynı şeyleri düşüneceğim, bunu şimdiden söylüyorum" dedi. Mersin Limanı'nda işlerin düzeldiğini, TAV'ın daha rahat çalışacağını söyleyen Tüzmen, kentin 20 yıllık çöp sorununa ise radikal önlemler getireceğini kaydetti.
Perihan ÇAKIROĞLU/ ANKARA





