H.Yaşar: "Fener orta sahada üstün. Alex gol sorununu çözer. Sistem derbilere uygun."
V.Okyar: " Beşiktaş daha hazır. Galibiyet ise Sağlam'ın isteklerinin yapılmasına bağlı."
HAKAN YAŞAR
BİR takımı takım yapan oturmuş sistemi, oyun anlayışı ve kadrosu... Bugünkü Süper Kupa finali hem F.Bahçe, hem de Beşiktaş'ı bu konuda test etme açısından önemli. Aslında takımlarımız iki sendromu birden yaşıyor. İlki hazırlık dönemi... Sezon başındaki pansumanlar hedefleri olan ekipleri daima zorlar. İkincisi ise Avrupa'daki başımızın belası ön elemeler. Trabzon Anorthosis ve Galati, F.Bahçe D.Kiev, G.Saray Tromsö facialarını bu yüzden yaşadı. Bunun için umudumuzu 'lokum'lara bağlamış durumdayız. Oysa takımlarımız yeni sezona hiç hazır değiller. Bir 'umut fakirin ekmeği'dir gidiyor. F.Bahçe, gidenlerin yerine 11'e girebilecek birtek Carlos'u aldı. Yumuşak karnı solunu yine koridor yapma riskine rağmen...
Esas sorun ise takımın Alex, Appiah, Lugano'suz sezona hazırlanması. Özelikle F.Bahçe'nin hücum gücünün ölçüsünü belirleyen Appiah... Sakatlığı bir yana gönülsüzlüğü (hakkı yok) F.Bahçe'yi olumsuz etkileyecek. Üç yıldır suya sabuna dokunmyan Alex'e enjekte edilen kaptanlık motivasyonu ne derece patlamaya yol açabilir, bilinmez. Kezman'ın derdine Alex ilaç olamayacak gibi gözüküyor.
FENER İYİ PRES YAPIYOR
Zico'nun sağ kanatta Deivid'den Tuncay yaratma rüyası, Aurelio ve Deniz'in hücum üretkenliğinden yoksunluğu ve Appiah'sızlık rakip ceza alanına 1.5 kez girebilen bir F.Bahçe yarattı. Keza Beşiktaş da Sheriff önünde aynı sendromu yaşadı. Bunun nedeni ise üretimsiz orta sahalar. Ne Deniz ve Aurelio, ne Cisse takımlarını hücuma çıkartacak kalibreye sahip değiller. Bu yüzden iki takım da yan pas yapıp, oyunu sıkıcı bir hale sokuyorlar. F.Bahçe'nin başka bir handikabı ise savunması. Roberto Carlos'un liderliğe soyunması bile hızlı hücuma çıkan, çabuk rakiplere karşı defansın dağınıklığını önleyemiyor. Ki bu tablo F.Bahçe'nin başını hep ağrıtır. Aynı sorun Beşiktaş'ta da var.
Sonuç olarak temposu yavaş, gerisi oyun kuramayan, orta sahası hücum özürlü, rakip 18'e 1.5 kez girebilen, çok yan pas kullanan, 'Nasıl olsa gol atarım' düşüncesiyle defansif önlemleri ilk planda tutan iki takımın maçı zevk vermez. Ancak... F.Bahçe rakibine göre daha kaliteli, daha üstün durumda. Üstelik F.Bahçe'nin takım kurgusu derbileri oynamaya daha elverişli. Ve sezon başı sendromunu unutup Zico biraz daha risk alırsa, 2. kupasını da kaldırır.
VEDAT OKYAR
Geçmiş sezonun başını hatırlayalım; Beşiktaş ile G.Saray, Süper Kupa'yı oynamışlardı. O gün için gurbetçilerimiz bu kupanın adını anarken 'Bugün bizim bayramımız' diye dile getirmişlerdi. Benim çok hoşuma gitmişti. Bugün de F.Bahçe ile Beşiktaş kapışıyor. Burada büyük bir heyecan var. Bu iki takım sokakta maç yapsa oynayanı da, oynatanı da, seyredeni de kazanmak ister. Kim kazanır? Benim bu tip oyunlarda hiçbir zaman favorim olmadı. Oynarken de yoktu, şimdi yazıyla dile getiriyorum, yine yok.
Gönül gözümle bakarsam, bu akşamki maçı Beşiktaş kazansın isterim. Beşiktaş kazanabilir mi? Ertuğrul'un istediklerini sahaya sokabilirlerse bu mümkün. Şu anda Beşiktaş, F.Bahçe'den daha hazır durumda. Daha bir işbirliği içindeler. Son Avrupa kupa maçında çok çok iyi görüntü vermedi. Ama iyi sinyaller gördüm. Birbirlerinin hatalarını kapatma çabasındalar. Bu futbolda çok iyi bir işaret. Maçlar yol aldıkça birbirlerini daha iyi tanıyıp, iyi bir takım oyunu oynayacaklar.
İKİ BEYİNE AYAR GEREKİYOR
Defansa Diatta'nın gelişi de iyi oldu. Senegalli, ezberimde olan bir oyuncu. Gökhan Zan'ın da iyileşip takıma katılacağını düşünürsek, bu sezon Beşiktaş'ın defansında sıkıntısı olmaz. En büyük sıkıntı, saha içinde takımın direksiyonunda kimin olacağı. Takımı yönlendirecek 2 oyuncu var; biri Ricardinho, biri Delgado. Delgado'nun iyi futbolculuğuna inancım çok büyük. İyi oynamıyor. Seyretmeye, nedense seyrederken keyif almamıza izin vermiyor. Hayret. Ertuğrul Sağlam'ın bir an önce bu futbolcuyu kalitesinin çizgisine çekmesi lazım.
Ricardinho, yavaş bir oyuncu. Düşüncede çabuk. Ama o da daha kolayını seçiyor, çok yan pas yapıyor. İleriye oynadığı her topla arkadaşlarını gol pozisyonuna sokacak adam. Ertuğrul bir an önce bu işi de devreye sokarsa zaaftan çıkıp aktife geçer. Hem Ricardinho rahat eder, hem de takım.
Futbolda işbirliği önemli dedik ya, bu işbirliği başkanla başlar, sahanın içine girmesinin anahtarı Ertuğrul Sağlam'da olur.
Sinan'ın gelişine, Ali'nin gidişine ben Vedat olarak vıdı vıdı yapamam. İkisi de benim evladım. Ben gidene üzülüyorum, gelene seviniyorum. Gel de çık işin içinden. Onun için de bu konuda hiç yorum yapamıyorum.





