kalıntılarının tespitine yarayan cihazın alınması halinde Avrupa standartlarındaki tüm test ve analizleri yapabileceklerini söyledi. İhracat yapan firmaların numunelerini Avrupa ülkelerinde test ettiklerini belirten Bayraktar, bu testlerin maliyeti arttırdığı gibi zaman kaybına da yol açtığını ifade etti.
Her türlü gıda, su, yem ve su ürünlerinin fiziksel, kimyasal, katkı, kalıntı, mikrobiyoloji ile analizlerin yapıldığı Bursa Gıda Kontrol ve Merkez Araştırma Enstitüsü sunduğu hizmetlerle Avrupa Pazarı'nda kabul görüyor. 2004 yılında Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKKAK) tarafından TS EN ISO/IEC standartına göre akredite edilen kurum, aynı zamanda Türkiye'nin tek gıda araştırma merkezi unvanına da sahip bulunuyor.
Bursa Gıda Kontrol ve Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Kemal Bayraktar, talep ve gelişen koşullara göre akreditasyon kapsamlarını genişlettiklerini belirtti. Uluslararası arenada geçerli olan test ve analiz yapma hakkına sahip olduklarını ifade eden Bayraktar, " AB ülkelerine direk ihracat yapabilecek uluslararası bir akredite kuruluşu olma yolundayız. Şu ana kadar Avrupa'nın istediği test ve analizlerin yüzde 80'ini yapıyoruz. 2005 yılında 5 bin 200 numuneye karşılık 43 bin, geçen yıl ise 6 bin 500
numuneye ise 133 bin analize imza attık. Teknik alt yapı olarak bazı eksiklerimizin temini için çalışıyoruz. Yaş meyve ve sebzelerde ilaç kalıntılarını (pesticitleri) tespit etmeye yarayan cihaza ihtiyacımız var. Bunun için kendi imkanlarımızı zorluyoruz. Ayrıca özel idareden de kaynak talebinde bulunduk. Konuyu ele alacaklarına dair söz aldık. Gelecek yıl bütçesinden bize kaynak ayırabileceklerini söylediler. Bu cihazı aldığımızda AB standartlarındaki tüm test ve analizleri yapabileceğiz" dedi.
İhracatçıların Pesticit analizi için İtalya ve bazı Avrupa ülkerine numune gönderdiğine işaret eden Bayraktar, " Bursa ve Türkiye'nin çeşitli illerindeki birçok ihracat firması numunelerinin analizi için binlerce dolar para ödediği gibi günlerce bekliyor. Bu cihaz sayesinde enstitümüzde istenilen tüm analizleri daha az maliyetle yaptırabilecekler. Bu hizmet sayesinde ihracatçının önü açılacak. Bütün ürünleri istediğimiz ülkeye kolaylıkla ihraç edebileceğiz. Bu konuda özel idareden ve ilgili kurumlardan
destek bekliyoruz. Birkaç yıla kadar, ihraç malları için tüm ürünlerden akredite raporu istenecek. O zaman ihracatta aksamalar olacak. Biz akredite bir kuruluş olarak, şimdiden bunun önlemini almaya çalışıyoruz. Bize destek versinler, ihracatçımızın önünü açalım. Avrupa standartlarındaki hizmet kalitemiz ve itibarımızla firmaların yanı başında bir çözüm ortağıyız" şeklinde konuştu.





