Cumhurbaşkanı seçimine yönelik son günlerde kamuoyunda bazı kesimler tarafından yapılan tartışmaların adeta dayatmaya dönüştüğüne dikkat çeken Bolat, "Halkın açık iradesini anlamamakta ısrar eden çevrelerin son günlerde yine dayatmayla spekülasyonlar oluşturmaları demokrasinin ruhuna aykırıdır" dedi.

MESAJ SANDIKTA VERİLDİ

Bolat, halkın 22 Temmuz'da iradesini açık ve anlaşılır bir şekilde beyan ettiğini hatırlatarak, "Daha önce ortaya atılan Meclis'in temsil gücünün düşüklüğü, yasama döneminin sona ermeye yakın olması gibi argümanlar ortadan kalkmış, halk açık bir şekilde söyleyeceğini sandıkta söylemiştir" şeklinde konuştu. Seçimler öncesi halkın iradesini yönlendirme gayretinde bulunan bir kısım çevrelerin, seçimle elde edemediklerini, seçim sonrası dayatmayla elde etme gayretlerini şaşırtıcı bulduğunu vurgulayan Bolat, halkın açık iradesini anlamamakta ısrar eden bu çevrelerin son günlerde yine dayatmayla Abdullah Gül'ün isminin etrafında spekülasyonlar oluşturmalarının demokrasinin ruhuna aykırı olduğunu dile getirdi.

GÜL'ÜN DOĞAL HAKKI

Cumhurbaşkanlığı sürecinin başlamasından buyana tüm yaşananların ardından, Gül'ün aday olmamasının nedenlerinin halka ve dünya kamuoyuna izahında zorluklar yaşanacağını ifade eden Bolat sözlerini şöyle tamamladı: "Böyle bir gelişme ülkemizi 'demokrasisi özürlü' bir toplum durumuna düşürecektir. Cumhurbaşkanı seçilebilmek için gerekli şartları taşıyan her milletvekili gibi Gül'ün de aday olması demokratik bir toplumda en doğal hakkıdır. Aday olup olmama tercihi kendi hür iradesindedir. Seçip seçmeme hususunda irade Meclis'indir. Elbette son kararı Meclis verecek ve adaylar içinden dilediğini seçecektir."