Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama için açtığı ihalede, beklentilerin aksine, dev enerji şirketleri yer almadı. Rumlar, toplam 11 blok için düzenledikleri ihalede yalnızca 3 blok için başvuru alırken, başvuran şirketlerin ülke isimlerini açıklamakla yetindi. Bu durum, çok uluslu devler Shell ve Exxon gibi şirketlerin ihaleye katılmadığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu geri duruşun arkasında Türkiye’nin sert tepkisinin bulunduğunu belirtiyor.

Rum Sanayi, Ticaret ve Turizm Bakanlığı Enerji Müsteşarı Efstathios Hamboullas, düzenlediği basın toplantısında ihaleye katılımın yıl sonunda açıklanacağını duyurdu. Hamboullas, ihaleye talip çıkmayan blokların daha sonra tekrar değerlendirileceğini belirterek “Bu büyük bir başarıdır.” ifadesini kullandı. Başvuran şirketlerin Norveç, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD menşeli küçük şirketler olduğu açıklandı.

Türkiye'nin Tepkisi ve Bölgedeki Gelişmeler

Türkiye’nin Rum Yönetimi’nin tek taraflı girişimlerine sert karşılık vermesi, Exxon ve Shell gibi dev şirketlerin çekimser kalmasında etkili oldu. Türkiye’nin uyarıları yalnızca enerji şirketlerini değil, İsrail ve Suriye gibi kıyıdaş ülkeleri de Rumlarla anlaşmaktan geri durmaya yönlendirdi. Türkiye, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’a yaptığı başvuruyla Rumları uluslararası hukuka aykırı adımlar atmakla suçladı. Ayrıca, Doğu Akdeniz’i parselleyen Lübnan’a da tepki gösteren Türkiye, Mısır’ın ise Rumların yanında yer aldığını vurguladı.

Türkiye'nin Akdeniz'deki Arama Faaliyetleri

Rumların ihale sürecine karşılık olarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) da Akdeniz’de kendi arama ve ihale sürecini başlattı. TPAO, İtalyan ortaklarla birlikte "Pehlivan-2" adlı sismik araştırma gemisiyle Akdeniz’de arama faaliyetlerini sürdürürken, Antalya, Mersin, İskenderun ve KKTC arasındaki bölgelerde uluslararası ihaleye çıkmayı planlıyor. TPAO, bu bölgede arama yapmak için 7 uluslararası şirketin Türkiye'den bilgi aldığını açıkladı.

Rumların doğu Akdeniz'deki girişimleri ve Türkiye’nin tepkileri, bölgedeki enerji kaynaklarının geleceğini belirsiz bir noktada bırakmaya devam ediyor.