Anadolu Hayat Emeklilik Bakıköy, "Bireysel Emeklilik Sigortaları" (05338152013)

Türkiye genelinde Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı kurumlarda eğitim gören yaklaşık 18 Milyon öğrenci, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ilk ara tatiline girdi. 7 Kasım Cuma günü son ders zilinin çalmasıyla başlayan Kasım ara tatili, hafta sonu ile birlikte toplam 9 gün sürecek. Velilerin ve öğrencilerin zihnindeki en temel sorunun "Tatil süresi boyunca ne yapmalıyım?" olduğunu dile getiren Eğitimci Sezer Kamir, “ Eğitim psikolojisi bize, öğrenmenin kesintisiz bir bilgi bombardımanı olmadığını; sindirme, pekiştirme ve dinlenme aşamalarıyla gerçekleştiğini gösterir. Ara tatil bir 'durak' değil, öğrenilenleri 'sindirmek' ve 'pekiştirmek' için bir yenilenme alanıdır” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının yoğun geçen ilk çeyreğinin ardından beklenen ara tatile resmen girdi. Cuma günü (7 Kasım) son ders zilinin çalmasıyla başlayan bu mola, hafta sonu tatiliyle birleşerek öğrencilere ve velilere toplam 9 günlük bir dinlenme ve enerji toplama fırsatı sunuyor. 17 Kasım'da tekrar ders başı yapacak. Eğitim öğretim yılı birinci dönemi 16 Ocak 2026'da sona erecek.

En İyi Öğrenme Dinlenmiş Zihinle Başlar

Dokuz günlük bu sürenin "boşluk" veya "yoğun kamp" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Eğitimci Sezer Kamir, “Tatil planlamasının öğrencilerin bulundukları sınıfa göre farklılaşması gerekiyor. Ara Sınıflar (5, 6, 7, 9, 10, 11. Sınıflar) için Bu yaş grupları için tatilin hedefi 'motivasyon' ve 'keşif' olmalıdır. 'Ders çalış' komutu yerine, 'merak ettiğin bir konuyu araştır' demek, öğrencinin içsel motivasyonunu besler. Tatil ödevi aileyle nitelikli zaman geçirmek, uyku düzenini sağlamak ve bir hobiye odaklanmak olmalı. Unutmayın, en iyi öğrenme, dinlenmiş bir zihinle başlar. Akademik mola verin; ama 'öğrenme molası' değil. Yeni bir şey keşfedin.” şeklinde konuştu.

“Performans Değil, Potansiyeli Destekleyin”

Sınav maratonundaki öğrenciler için bu molanın "stratejik" olması gerektiğini ifade eden Kamir, en büyük riskin "tükenmişlik" olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Sınav grubunda en büyük rakip, 'tükenmişlik' (burnout) sendromudur. Bu tatil, yeni konulara hızla giriş yapmak için değil, geride kalan dönemin 'hata analizi' için bir fırsattır. Öğrenciler, deneme sınavlarını açıp 'neden' yanlış yaptıklarına (bilgi, dikkat, süre) odaklanmalı. Günde 8 saatlik kamplar yerine, 'Günde 3 saat odaklan, 1 saat dinlen' gibi sürdürülebilir bir plan yapılmalı. Çözdüğünüz soru sayısından çok, yanlışlarınızdan öğrendiğiniz 'doğrular' önemlidir. Dengeyi kaybeden, yarışı da kaybeder. Ayrıca veliler çocuklarının zihinlerini şarj etmelerine izin vermesi gerekiyor. Onların performanslarını değil, potansiyellerini desteklemeniz lazım.”