Global dalgalanma bir çok ülkenin ekonomisini ciddi ölçüde tehdit etmeye başladı. Dalgalanmanın birkaç ay içerisinde durulması halinde sorun görünmüyor. Ancak, dalganın bir yıl ve daha uzun süre devam etmesi halinde tüm dengeler değişecek. Hazine, dalgalanmanın Türkiye'ye etkilerini; kamu net borç stokunda oluşacak değişimi gösteren "şoklara karşı dayanıklılık" tablosu üzerinden sürekli takip ediyor. Senaryolar en iyiden en kötü duruma göre sıralanıyor. Hazine'nin hazırladığı bir senaryoya göre, dövizin yüzde 10 değer kazanması halinde kamu net borç stokumuzun milli gelire oranı 1,1 puan, reel faizlerin 2 puan artması durumunda da borcumuzun oranı 0,7 puan artıyor.
% 10 DEĞER KAYBI
Olumsuz senaryonun gerçekleşmesi ve bu nedenle YTL'nin döviz karşısında yüzde 10 değer kaybetmesi halinde borç yükü 6.6 milyar YTL artacak. Aynı şekilde YTL cinsi borcun reel faizinde sadece 2 puanlık artış olması durumunda borcumuza ilaveten 4.4 milyar YTL daha yük binecek. Dengelerdeki bu bozulmanın büyümeyi olumsuz etkilemesi ve büyüme oranını 2 puan düşürmesi durumunda da borcumuz 6 milyar YTL daha artacak. Böylece Türkiye'ye faturası tam 17 milyar YTL'ye ulaşacak.
Erdoğan SÜZER/ ANKARA
BiR YILLIK YATIRIM TEHLiKEDE
n Bu senaryoda ortaya çıkabilecek 17 milyar YTL'lik rakam, Türkiye'nin bir yılda bütçe imkanlarıyla yaptığı tüm kamu yatırımlarını bile aşıyor. Ayrıca, memur sendikalarının en yüksek taleplerinin faturasının bile 10 milyar YTL'de kaldığı dikkate alındığında, uzun süreli dalgalanmanın yıkıcı etkisi daha net ortaya çıkıyor. Bunun gerçekleşmesi halinde ekonomiye gelecek ek yük Maliye'yi şimdikinden çok daha fazla kemer sıkmaya zorlayacak. Üstelik Hazine'nin elinde, bu senaryodakinden daha kötü durumların faturalarını yansıtan farklı senaryolar da bulunuyor. Dalganın derinleşmesi, olumsuzluğun artması durumunda net borç stokumuzun milli gelire oranında daha yüksek oranlı değişimler yaşanabilecek.





