3 genel seçim, 3 yerel seçim kaybeden, gelecek seçim içinde hiç bir umudun olmadığı bir genel başkanın yerinde oturmaya devam ettiğini söyleyen Sarıgül, " Bütün Güneydoğulu vatandaşların hislerine tercüman olarak diyorum ki Sayın Baykal artık halkımızı üzme, sayın Baykal artık senin ve arkadaşlarının gitme vakti geldi. Allah'ınızı severseniz, Peygamberinizi severseniz gitme vaktinizi geciktirmeyin. Baykal bir an önce istifa ederek Türkiye'de sosyal demokrat siyasetin önünü mutlaka açmalıdır. Artık delege komedisinden ve kongre oyunlarından bıktık ve usandık. Halkımızla birlikte demokratik eylemlerimizi bundan sonra yoğunlaştıracağız. Sayın Baykal Diyarbakır'dan sevgi ve saygıyla sesleniyoruz. Sevgi ile sesleniyoruz çünkü barış istiyoruz, özgürlük istiyoruz, demokrasi istiyoruz. Baykal uzun yıllardan beri kendi seçtiğin delegelerin oylarıyla genel başkan oluyorsun ama halkımızın oyuyla bir türlü başbakan olamıyorsun. Sayın Baykal 9 Eylül'de Anıtkabir'e gidecekmiş. Sayın Baykal Anıtkabir'e hangi yüzle gidiyorsun. Anıtkabire gidip o deftere ne yazmayı düşünüyorsun? Ulu önder Atatürk'ün koltuğunda uzun yıllardan beri oturuyorsunuz. Anıtkabir'e gittiğiniz zaman Anıtkabir'in duvarlarından bir ses size 'Ey sayın Baykal! Benim büyük heyecanla büyük metanetle kurduğum CHP'yi uzun yıllardan beri yönetiyorsun. CHP'yi halktan da koparmışsın, Hak'tan da koparmışsın. Benim karşıma utanmadan ve arlanmadan ömür boyu muhalefette mi geleceksin? Sayın Baykal ben artık iktidar istiyorum" diyecek" diye konuştu.
Baykal'ın 9 Eylül'den önce arkadaşlarıyla birlikte çağrıya kulak verip istifa edeceğine inandığını söyleyen Sarıgül, " 9 Eylül'de iki tane senaryo yaşanacak. Ömür boyu muhalefette kalmak isteyenler itaatkar ve köleler Baykal'ın peşinden gidecek. Sosyal demokratları alın teri ve emeği özgürlükleri iktidara taşımak isteyenler de CHP genel merkezi önünde 'Bismillah' deyip bekleyecek. Bizim Baykal'la şahsi problemimiz yok. Ama Baykal'ın Türk halkıyla, Güneydoğu halkıyla ve bütün yurttaşlarımızla problemi var. Bugün bizim tenceremiz kaynamıyor, bugün bizim maymunumuzu oynamıyor" şeklinde konuştu.
" ORDUYU SEVİYORUZ AMA KIŞLADA"
Mustafa Sarıgül, bir gazetecinin askeri mensupların siyasetle ilgili yorum yapmaları konusunda sorduğu soruya, " Ordu hepimizin ordusudur. Biz askerimizi severiz, ama biz askerimizi kışlada severiz. Demokrasiyi, siyaseti siyasi partiler yapacak. Herkesin görevi var. Siyasetin görevi var, ordunun görevi var. Biz orduyu seviyoruz ama kışlada seviyoruz. Asla ve asla siyasete ordunun müdahale etmesini doğru bulmuyorum. Bunu kesinlikle ret ediyorum. Herkes kendi işini ve kendi görevini yapacak" cevabını verdi.





