Yıl 2005. İstanbul Atatürk Havalimanı'nı Avusturyalı ortağıyla birlikte işleten TAV'ın görev süresi sona ermek üzere. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), Hazine Müsteşarlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) bürokratları İstanbul havalimanının yeniden nasıl ihaleye çıkarılacağını tartışıyor. Hakim görüş, havaalanları özelleştirmesinin ÖİB'e devredilmesi yönünde. İşte tam bu noktada Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım devreye giriyor. Maliye, Hazine ve Ulaştırma bakanlıkları arasında yaşanan sert tartışmaların ardından Yıldırım'ın görüşü öne çıkıyor ve DHMİ'ye yasayla özelleştirme ve kiralama yetkisi veriliyor.

KİLİTLERİ AÇTI

Kamuda iki yıl önce yaşanan tartışmayı BUGÜN'e anlatan dönemin bürokratları, "Türkiye bugün lüks havaalanlarına kavuşmuşsa bunda en büyük pay sahibi, bürokratik kilidi son anda açan Bakan Yıldırım'dır. Eğer o gün Bakan Yıldırım'ın görüşleri kabul edilmemiş olsaydı, bugün biz hala yabancı danışman firmaların değer tespit çalışmalarına cevap yazıyor, özelleştirmeye hazırlık çalışmalarını konuşuyor olurduk" dediler. DHMİ'nin yap-işlet-devret (YİD) modeliyle ihale ettiği İstanbul Atatürk Havalimanı'nda, ihaleyi kazanan TAV'ın süresi dolunca, bundan sonra nasıl bir prosedürün izleneceği tartışma konusu oldu. Çünkü, YİD modeliyle tamamlanan havaalanlarının artık işletme hakkı devri yoluyla özelleştirilmesi gerekiyordu. Özelleştirme yetkisi de Türkiye'de sadece ÖİB'ye verilmişti. ÖİB, bu yetkisini kullanıp havaalanlarını özelleştirme kapsamına almak için harekete geçti. Hazine de ÖİB'ye destek verdi.

ZAMAN KAYBEDERİZ

İşte bu noktada devreye Ulaştırma Bakanı Yıldırım girdi. Teknik ekibiyle bir dizi görüşme yapan Yıldırım, havaalanları özelleştirmesinin ÖİB'ye devredilmesi halinde hem havaalanı özelleştirmelerinin uzayacağı hem de ülke ekonomisinin bu nedenle ciddi bir zararla karşı karşıya kalacağı tespitini yaptı. Yıldırım, tek çıkış yolunu havaalanları ihalelerinin DHMİ tarafından yapılmasında buldu. Ancak, yasaların buna izin vermediği anlaşılınca tartışma yeniden alevlendi. Yıldırım, durumu bakanlar kurulu toplantılarında gündeme getirdi. Tezini kabul ettiren Yıldırım, DHMİ'ye havaalanları ihalelerini yapma yetkisi veren bir yasanın çıkarılmasını başardı.

TABLO DEĞİŞTİ

Yasal yetkinin alınmasıyla birlikte Türkiye'nin havaalanı sektöründe adeta şaha kalktığını ifade eden bürokratlar, Bakan Yıldırım'ın kararlı tutumu sayesinde Türkiye'yi dünyaya açan İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Gazipaşa gibi milyarlarca dolarlık ihalelerin kısa sürede gerçekleştirildiğini, Türkiye'nin hem modern havaalanlarına hem de dünya devi olmaya aday firmalara kavuştuğunu söylediler.

ANKARA (Bugün)