Dünyanın en çok üretilen ve tercih edilen ilacı olma özelliğini taşıyan Aspirin, ağrı kesici, ateş düşürücü özelliklerinin yanı sıra günümüzde migren tedavisinde ve kardiovasküler korumada da etkili bir şekilde kullanılıyor.

Bilim dünyası tarafından "mucize ilaç" olarak kabul edilen ve tıp dünyasının hiç eskimeyen ilacı Aspirin 110. yılını doldurdu. Dünyanın sekizinci harikası olarak değerlendirilen Aspirin'in etken maddesi asetilsalisilik asit (ASA), yüzyıldan uzun süredir başağrılarına ve vücuttaki ağrıları dindirerek bu alandaki en etkili ilaç olarak tanınıyor. Ateş düşürücü ve anti-enflamatuvar özelliklerinin yanı sıra Aspirin migren ataklarına karşı da etkili.

Tıp dünyasının hiç eskimeyen ilacı 110. yılını kutlasa da bu yaş onun emekli olacağı anlamına gelmiyor. Washington'daki Smithsonian Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi gibi ünlü müzelerde onurlu bir yere sahip olan Aspirin dünyanın en önemli buluşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Aspirin'in etken maddesi ASA modern araştırmalarda da önemli bir rol oynuyor ve her yıl yaklaşık 3.500 bilimsel makaleye konu oluyor. Bu araştırmalar Aspirin'in yeni etki alanlarının keşfine de ışık tutuyor. Araştırmaların heyecan verici sonuçları arasında Aspirin'in diyabet ve migren tedavisi ile çeşitli kanser türlerinden korunmaya yönelik kullanım alanları da yer alıyor.

1970'li yılların başlarında Aspirin üzerine geniş çaplı araştırmalar yürüten İngiliz Bilim Adamı Profesör John Vane Aspirin'in etki mekanizmasını açıklığa kavuşturmuştur. Prof. Vane, Aspirin'in prostaglandin sentezini belirgin şekilde inhibe ettiğini ve bu yolla ağrının hafiflemesine yardımcı olduğunu keşfetmiştir. Bir çok önemli çalışmaya da zemin hazırlayan ve ASA'nın farklı hastalıklara karşı kullanılıp geliştirilmesinde önemli rol oynayan bu araştırma Prof. Sir John Vane'e 1982 yılında Nobel Tıp Ödülü'nü kazandırmıştır.

Aspirin'in dünya çapındaki çok yönlü gelişimi genç bir bilim adamı olan Felix Hofmann'ın Almanya Wuppertal'daki Bayer Laboratuarında asetilsalisilik asidin kimyasal saflığı ve dengesini sentezlemeyi başardığı 1897 yılında başladı. Bu yeni ağrı kesici ve ateş düşürücü o dönemde isimsizdi. Ancak üzerinden 18 ay bile geçmeden bir isim sahibi oldu ve 6 Mart 1899 yılında Berlin patent ofisi tarafından ilaç ASPİRİN ismi olarak onaylandı. İlaç ilk kez küçük cam şişelerin içinde toz halinde satılmaya başladı. 1904 yılında Bayer ağrı kesiciyi tıp tarihinde ilk kez görülen tablet formunda piyasaya sürdü. Bu küçük ve pratik şekli ile Aspirin bir anda başağrısı ve ateşe karşı tüm dünyada standart tedavi haline geldi.

80'den fazla ülkede kullanılan Aspirin, şu anda dünyanın en çok üretilen ilacı ve en çok satılan ağrı kesici olma ünvanını taşıyor.
Aspirin tabletleri Amerikan Astronot Neil Amstrong'un aya ilk seyahatinde Apollo 11 aracılığıyla uzaya da gönderildi. Dünyaca ünlü dağcılar da Everst Dağı'na tırmanırken bu ünlü tableti yanlarında bulundurmaya özen gösteriyorlar.

Yeşil beyaz renkli paket 100. yılını da görkemli törenler ile kutlamıştı. Bayer'in Leverkusen'deki çok katlı yönetim binası dünyanın en büyük Aspirin paketine dönüştürülmüştü.

Aspirin, Hollywood filmlerinde ve basında sıklıkla yer almasının yanı sıra her evin ilaç kutusunda, el çantalarında ve ofis çekmecelerinde bulunan yani dünyanın hemen hemen her yerinde kolaylıkla ulaşılabilen bir ürün.

Neredeyse herkes Aspirin'in standart kullanım alanlarını kendi deneyimlerinden bilir. Aspirin akut baş ağrısı ve ateşi tedavi ettiği gibi soğuk algınlığı kaynaklı kas ve eklem ağrısına da çözüm getirmektedir. Bu bilinen etkilerinin yanı sıra Aspirin'in antiagregan etkisi de bulunmaktadır.

Uzmanlar hiç eskimeyen ilaç markası Asprin'in gelmiş geçmiş en büyük buluşlardan biri olduğu konusunda hem fikir. 110 yıl sonra bile bu tablet dünyadaki tüm bilim adamlarına ilham kaynağı olmaya ve onları cesaretlendirmeye devam ediyor. Bunun en somut kanıtı ise Uluslararası Aspirin Ödülü. Aspirin'in etken maddesi ASA üzerine yapılan ve dikkat çeken bilimsel çalışmalar Bayer tarafından 1995 ten bu yana ödüllendiriliyor. Yarışmanın tek amacı ise bilimsel yaratıcılığı ve insiyatifi ön plana çıkarmak.

Avrupa Bayer Sağlık Ürünleri Bölüm Başkanı Kurt Soland: "Eczacılık alanındaki başarılarına ve bu tablet üzerine uzmanlaşmasına rağmen Bayer bile hala yüzyılın ilacı Asprin'in tüm sırlarını gün ışığına kavuşturamamıştır" değerlendirmesinde bulunurken Bayer Amerika Sağlık Ürünleri Bölüm Başkanı Gary S. Balkema ise "Aspirin yenilmez bir ilaç. Bayer'in bir numaralı ilacının hala keşfedilmemiş yönleri var. İlaç endüstrisinin geleceğinde de bu hiç eskimeyen konu, daha çok konuşulup tartışılacağa benziyor" ifadesini kullanıyor.