Pamukçu, Çin'den gelen porselenlerin kalitesinin kesinlikle kendi ürettikleri porselenlerle eşdeğer olmadığını belirterek, "Ürün kalitemiz kesinlikle Çin ile kıyaslanamaz'' dedi. Pamukçu, porselen tüketiminin arttığını ve çağdaş bir yiyecek ve içecek kabı haline geldiğini belirterek, bu nedenle porselenin Türkiye için önemli bir sektör olduğunu kaydetti.

ÇELİK EŞYADA BÜYÜYECEĞİZ

Türkiye'de ciddi anlamda porselen üreten 3 tesis bulunduğunu, bunlardan 2'sinin Kütahya'da, birinin de Bilecik'teki kendi fabrikaları olduğunu ifade eden Pamukçu, şöyle konuştu: "Ülkemiz için çok önemli bir sektörüz. Çünkü, yüksek sayıda istihdam yaratıyoruz. Fabrikamızda bin 200 çalışanımız var. Yıllık 12 bin ton kuru hammadde tüketiyoruz. Taleplerimiz de sürekli artıyor. Bundan dolayı yatırımlarımıza devam edeceğiz. 5 yıl sonra fabrikamızı ikiye katlayacağız. Şu anda üretimimizin yüzde 65'ini ihraç ediyoruz. Sadece bir müşterimize ayda 2,5 milyon YTL mal satıyoruz.'' Öte yandan, çatal, bıçak ve kaşık markası olan Festino'yu kendi markalarına kazandırmayı ve çelik eşya sektöründe de söz sahibi olmayı planladıklarını belirten Pamukçuoğlu, "Ürettiğimiz sert porselenler, elmastan sonra gelen en sert malzemedir. Hiçbir metal tarafından çizilmez ve aşındırılmaz. Metaller ancak porselen üzerinde metal lekesi bırakır. Biz de, Festino markasında, porselen ürünlerimize uyumlu üretim yapmaya çalışıyoruz" dedi.