Paşaoğlu, Türkiye'nin hattan elde ettiği gelirin yıl sonunda ise 1 milyar doları bulmasının beklendiğini bildirdi.
Salih Paşaoğlu, Hazar petrollerini Türkiye üzerinden dünya pazarlarına taşıyan ve 2 Haziran 2006 tarihinde sevkıyata başlayan BTC Ham Petrol Boru Hattında bugüne kadar oldukça önemli gelişmeler olduğunu, sürdürülen faaliyetlerin de başarılı şekilde devam ettiğini söyledi.
Hattın kapasitesinin bugünlerde günlük 1 milyon varillik tam kapasiteye çıkartıldığını, fakat sürekli bu miktar ile çalışmadıklarını anlatan Paşaoğlu, hattın 2008 yılında her gün tam kapasite ile çalışması ve günde 1,2 milyon varil petrol akması için çalışmalar yapılacağını vurguladı.
DRA isimli sürtünmeyi azaltıcı bir kimyevi madde ilave edilerek ile aynı pompa ile daha fazla petrolün geçmesinin sağlanacağını anlatan Paşaoğlu, ''1,2 milyon varil/güne çıkmak kolay olacak, bu bizim karımızı da artıracak. Bu yıl denemeleri yapılıyor, 2008 yılında ise uygulanacak'' diye konuştu.
Paşaoğlu, 1,2 milyon varil/günlük kapasitenin daha da artırılması için ilave pompa istasyonlarına ihtiyaç duyulduğunu, bunun da ancak 2011 yılından sonra gündeme gelebileceğini ifade etti.
BTC Ham Petrol Boru Hattının Türkiye kısmının güvenliğinden BOTAŞ BIL olarak kendilerinin sorumlu olduğunu ve hattın güvenliğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Paşaoğlu, Ceyhan'daki 50 kilometrelik kısmın güvenliğinin özel sektöre devredildiğini, diğer kısımların güvenliğinin özel sektöre devri için de ihaleler açacaklarını söyledi.
Paşaoğlu, hattın güvenliğinin sağlanması için sürekli devriyelerin dolaşacağını, gece görüşlü kamera sistemlerinin yerleştirileceğini, boru hattından geçen fiberleri delinme sesine karşı duyarlı hale getireceklerini, ileri dönemde de özel helikopterlerle hattın izleneceğini bildirdi.
Hattın Türkiye kısmının bugüne kadar 20 defa delindiğini, 21'incinin ise delinmeden yakalandığını ifade eden Paşaoğlu, hırsızlık teşebbüslerinin de daha çok Ceyhan bölgesinde yoğunlaştığını kaydetti.
Çalışan petrolden çok hatta zarar verilmesinin önemli olduğunu anlatan Paşaoğlu, şöyle konuştu:
''Delinen borulara tamir için çok masraf ediyoruz. Tamir sırasında da akışı durdurmak zorunda kalıyoruz. Hattın birkaç saat durması önemli değil, ancak birkaç güne uzarsa üretimin durması gerekiyor. Allah'a çok şükür bugüne kadar böyle bir şey yaşamadık fakat üretimin durması da çok önemli sonuçlar doğurur.''
Hattan yapılan hırsızlıklar konusunda mahkemelerin bilinçlendirildiğini ve hakimlerin artık hattaki hırsızlık girişimlerini adi hırsızlık olarak tanımlamadığını belirten Paşaoğlu, ''Hatta yapılan hırsızlık girişimlerinin organize bir olay olduğunu, uluslararası bir projeye tecavüz edildiğini hakimlerimiz ve savcılarımız anlamaya başladı. Onun için daha büyük cezalar verilmeye başladı. Bunun caydırıcı olacağını düşünüyorum'' diye konuştu.
Hattan çok çeşitli yollarla hırsızlık girişimleri olduğuna işaret eden Paşaoğlu, ''Biri, daha hat inşaat aşamasında iken yerin altından 850 metre boru ile kendi çiftliğine getirmiş. Oraya da yerin altına gömülü bir tank yapmış. Oraya petrol yavaş yavaş akıyor. Az akıttığı için de fark edilmesi zor oldu. İnşaat aşamasında yapılmış başka hatları da yakaladık'' dedi.
Hattın delinmesinin ham petrolün yayılması açısından büyük risk taşıdığını ifade eden Paşaoğlu, hat delinir de çok basınçlı bir petrol gelirse büyük bir çevresel felaket olabileceğine dikkati çekti.
Verilen bilgilere göre 3,4 milyar dolar değerinde bir yatırım olan BTC Projesi ile Azerbaycan'da üretilen ham petrol, boru hattı ile Gürcistan üzerinden Ceyhan'daki deniz terminaline, buradan da tankerlerle dünya pazarlarına ulaştırılıyor.
1076 kilometresi Türkiye'de olmak üzere, toplam 1776 kilometre uzunluğundaki BTC'nin, günlük bir milyon varil ve yılda 50 milyon ton petrolü dünya pazarlarına ulaştırma kapasitesi bulunuyor.
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili katılımıyla resmi açılışı 13 Temmuz 2006'da yapılan hattan, ilk yükleme ise 2 Haziran 2006 tarihinde British Hawthorn adlı gemiye yapılmıştı.





