Koç, yeni bir Anayasa'nın hazırlıkları sürerken, taslakların ve tartışmaların, Cumhuriyet ilkelerini koruyan, batı normlarında bir özgürlük anlayışını benimseyen laik-demokratik bir siyasal yapıya götürmesi gerektiğine inandığını vurguladı.

ANAYASA TOPLUM HARCI: Koç, şunları söyledi: " Türkiye'yi çağdaşlaşma yolunda daha da ileri taşıyan bir Anayasa arzu ediyoruz. Anayasa, toplumsal kesimleri birleştiren, uzlaştıran, toplumu bir arada tutan bir harçtır. Yeni bir Anayasa çalışmasının ayrışma ve kutuplaşmayı artırması düşünülemez. Yeni Anayasa etrafında bir kutuplaşma içine girmemiz, içerde bizi bekleyen ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesini güçleştirmenin yanı sıra dış itibarımızı ciddi biçimde zedeleyecek ve ülke olarak bizi zayıf düşürecektir. Bu nedenlerle, yeni Anayasa'nın, yalnızca iktidar partisinin elinden çıkmamasını, geniş bir tartışma ve uzlaşmanın ürünü olmasını önemsiyoruz. Uzlaşma, 'olağan dönemlerde' yapılan Anayasa değişikliklerinin ılımlı olması gereğini de karşılayacaktır. Bu çerçevede yeni laiklik tanımları peşinde koşmak yerine, Türkiye'nin batı normlarında ifade özgürlüğünün önünü açan bir siyasal rejime, gelişmiş demokratik bir işleyişe kavuşmasına odaklanmak daha doğru olacaktır."

HÜKÜMET PROGRAMI GERİDE: TÜSİAD olarak Anayasa sürecini de, hükümetin icraatını da yakından izleyeceklerini kaydeden Koç, " Mevcut hükümet programının, seçim öncesinde açıklanan parti programının gerisinde olması bu izleme faaliyetinin önemini daha da artırıyor. Her zaman olduğu gibi değerlendirme kriterimiz, ülkemizin 'ulusal ideallerine' ne ölçüde yaklaştırıldığı olacaktır" dedi.

Fransa'nın NATO'ya dönüşünü AB'de karşı koz olarak kullanalım

MUSTAFA Koç, Avrupa Birliği'ne üyelik süreci konusunda, AB Genel Sekreterliği'nin uyum sürecini canlandırmak için yeni bir çalışmaya başlamasını son derece olumlu karşıladıklarını, 2008 sonuna kadar yapılacak 3 aylık programlarla AB uyum sürecinin canlandırılmasının önem taşıdığını, Türkiye'nin AB yolunda elle tutulur ve takvime bağlı somut bir program oluşturmasının, başarının anahtarı olacağını ifade etti. Bu süreçte Türkiye'nin eline geçen fırsatları da değerlendirmesi gerektiğini aktaran Koç, Türkiye'nin eline yeni ve çok önemli bir kozun, Fransa'nın NATO'nun askeri kanadına dönme arzusuyla geçmiş olduğunu ve bunun iyi kullanılması gerektiğini kaydetti.

Büyüme düşerse, ciddi sorunlar yaşarız

KÜRESEL likidite krizinin yayılma ve derinleşme riski ile birlikte, Türkiye'nin de bu krizden daha fazla olumsuz etkilenme riskinin halen mevcut olduğunu belirten Mustafa Koç, bu etkilenmenin Türkiye açısından büyümede ciddi biçimde geriye düşme anlamına gelebileceğini, istihdam ve refah artışı beklentileri hesaba katıldığında büyüme hızının düşmesinin, Türkiye için ciddi ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlar yaratma potansiyeli taşıyan bir olgu olduğunu bildirdi. Koç, bu gerçekler ortadayken temmuz sonundan bu yana hükümetin, küresel ekonomik gelişmeler hakkında ne düşündüklerini, hangi tedbirleri öngördüklerini ortaya koyduklarına henüz şahit olamadıklarını ifade ederek, Türkiye'nin ikinci çeyrekte yüzde 3.9 büyüdüğünü, bu rakamla yıl sonunda büyümenin iyimser tahminle yüzde 5'lerde olacağını gösterdiğini kaydetti.