KUTUPLAŞMA ARTMASIN
Koç, yeni bir anayasanın hazırlıkları sürerken, taslakların ve tartışmaların, Cumhuriyet ilkelerini koruyan, batı normlarında bir özgürlük anlayışını benimseyen laik- demokratik bir siyasal yapıya götürmesi gerektiğine inandığını kaydetti. Türkiye'yi çağdaşlaşma yolunda daha da ileri taşıyan bir anayasa arzu ettiklerini dile getiren Koç, şunları söyledi: "Anayasa, toplumsal kesimleri birleştiren, uzlaştıran, toplumu bir arada tutan bir harçtır. Yeni bir anayasa çalışmasının ayrışma ve kutuplaşmayı artırması düşünülemez. Yeni anayasa etrafında bir kutuplaşma içine girmemiz, içerde bizi bekleyen ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesini güçleştirmenin yanı sıra dış itibarımızı ciddi biçimde zedeleyecek ve ülke olarak bizi zayıf düşürecektir."
TANIM PEŞİNDE KOŞULMASIN
Yeni anayasanın, yalnızca iktidar partisinin elinden çıkmamasını, geniş bir tartışma ve uzlaşmanın ürünü olmasını önemsediklerine dikkat çeken Koç, "Uzlaşma, 'olağan dönemlerde' yapılan anayasa değişikliklerinin ılımlı olması gereğini de karşılayacaktır. Bu çerçevede yeni laiklik tanımları peşinde koşmak yerine, Türkiye'nin batı normlarında ifade özgürlüğünün önünü açan bir siyasal rejime, gelişmiş demokratik bir işleyişe kavuşmasına odaklanmak daha doğru olacaktır'' diye konuştu.
SUÇLU BAZI SİYASİLER
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ da anayasa tartışmalarında laiklik konusunun ön plana çıkması, bugün de görev başında olan bazı hükümet üyelerinin, parti mensuplarının ve yerel yöneticilerin, geçmiş dönemlerdeki eylem ve söylemlerinden kaynaklandığını kaydetti. Yalçındağ, anayasa değişikliği hazırlıkları ile ilgili olarak şunları söyledi: "Böyle çok kökten bir değişiklik arayışı ile yola çıkılmışsa, tüm kesimlerin katıldığı özel bir kurul oluşturarak taslak metni hazırlanmalıdır. Akademisyenlerin görüşüne göre, eğer sadece anayasa değişikliği yapıyorsanız o zaman da anayasanın kurucu felsefesine, özellikle laiklik anlayışına dokunamaz, değişmez maddelerini değiştiremez, anayasanın nasıl değiştirileceğine ilişkin kendinize özgü yöntemler öneremezsiniz. Yapacağınız, mevcut anayasanın kurucu ilkeleri ve temel çizgileri içinde kısmi değişikliklerdir. Biz de ortada böyle bir tartışma varken, yöntem meselesini tali bir mesele olarak görmenin yerinde olmadığını düşünüyoruz." Başbakana vekalet e d e n Devlet Bakanı Cemil Çiçek, anayasanın bir toplumun demokratik seviyesinin bir anlamda göstergesi olduğunu, anayasaların toplumsal uzlaşma olduğu kadar, bir toplumun fertlerinin kendi devleti hakkında hukuki ve siyasi değer yargılarını, toplumun kendi devletinden beklentilerini ifade ettiğini vurguladı. Çiçek, ''Bir anayasa yapılacaksa, evvela toplumun ortak paydası olan hususları tartışma konusu yapmayız, yapamayız. O takdirde toplumun dikiş noktalarına jilet atmış oluruz" dedi.
İLK 3 MADDE DEĞİŞMEZ
Anayasa'nın ilk üç maddesini olduğu gibi yeni anayasaya aldıklarını belirten Çiçek, üç madde dışında illa bu olsun diye inatlaşma içinde olmadıklarını kaydetti. Çiçek, "Hazırladığımız taslağı kamuoyuna açacağız. Yönteme yönelik her tartışmaya açığız ama önyargılara kimse kurban etmemelidir" diye konuştu. Yeni bir anayasa yapılmasının ihtiyaç haline geldiğini belirten Çiçek, parça parça değişikliklerle işi bir yere vardırmanın mümkün olmadığını, tabiatıyla hükümetin acil eylem planına benzer 6 aylık bir eylem planı, bir çalışma takvimi ortaya konulmasının zorunlu olduğunu, bu takvimi yaparken geçtiğimiz dönemde Türkiye için çok önemli olduklarına inandıkları bir kısım yapısal reform tasarılarının Anayasa'ya aykırılık sebebiyle geri döndüğünü belirtti.
TÜRKİYE İÇİN YAPIYORUZ
AK Parti için, AK Partililer için değil Türkiye için bir yepyeni bir anayasa çalışması yaptıklarını vurguluyan Çiçek, iktidarları döneminde geçmişte bir kısım doğru işler yapıldığını bir kısmının da yapılamadığını, bunun yapılamamasının temel sebeplerinden bir tanesinin yürürlükteki anayasa olduğunu söyledi. Anayasa'nın temel reformların önünü kestiğini ifade eden Çiçek, "Biz hala 5 bin 500 dolar kişi başına milli gelire sahip bir ülkeyiz. Türkiye'nin bugün tartıştığı sorunların önemli bir kısmı 5 bin 500 dolarlık bir ülke olmamızdandır. 20 bin dolarlık bir ülke olsaydık bugün sorunların önemli kısmını konuşmuyor olacaktık. Bunlar çok geride kalmış olacaktı'' diye konuştu.
KATKI BEKLİYORUZ
Bakan Çiçek, bilimsel makaleleri dikkate alarak, kamuoyunun üzerinde tartışabileceği bir metin hazırladıklarını ifade ederek, bu metnin 6 anayasa hukukçusu tarafından hazırlandığını hatırlattı. Söz konusu metnin şu anda kendilerinde olduğunu ve üzerinde çalıştıklarını dile getiren Devlet Bakanı Çiçek, ''Doğrusu bu konuda itham değil, eleştiri, bilimsel katkı bekliyoruz. 'Şu madde yanlıştır, gerekçeleri şudur şudur' diye katılım bekliyoruz. Tartışmalar olsun istiyoruz'' şeklinde konuştu.





