Siyasi kulislerde, AKP'nin özellikle türban serbestisi konusunda "zina"tartışmalarında uyguladığı taktiği izlediği konuşuluyor. Yeni TCK'nın TBMM'de yasalaştırılma sürecinde AKP'liler zinanın yeniden "suç" olarak düzenlenmesini savunmuş, ancak AB ve Türk kamuoyundan gelen tepkiler üzerine, yasanın Genel Kurul'da görüşmeleri sürerken son dakikada geri adım atıp, zina düzenlemesini rafa kaldırmıştı. Yeni anayasa taslağının da AKP MYK'da masaya yatırılıp, türban ve zorunlu din dersi konuda net bir karar alınmaması ve sonrasında AKP grup yöneticilerinin açıklamaları geri adım işareti olarak yorumlanıyor. AKP yetkilileri son olarak "kamuoyuna sunacağımız taslakta olmazsa olmazımız olmayacak. Görüş ve öneriler doğrultusunda değişiklikler yapılabilir", "Anayasa'nın ilk üç maddesi dışında olmazsa olmazımız yok" diyerek, tansiyonu düşürmeye çalışmışlardı.

Fırat: İstesek yapardık

Anayasa çalışmaları heyetinin başkanlığını yürüten Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat, Eylül başında Anayasalarda kılık kıyafetle ilgili düzenleme yapılamayacağını şu ifadeyle vurgulamıştı: "Siz bana 1982 Anayasası'nda kılık-kıyafet yasağıyla ilgili bir hüküm gösterebilir misiniz? Yok. Kanunlarda gösterebilir misiniz? Yok. Yönetmelikle bir özgürlüğün önünün kısıtlanması mümkün mü? Anayasa'ya göre hayır. Demek ki burada tek işleyiş var. Biz tepki Anayasası yapmıyoruz. O zaman hangi renkte elbise giyileceği, eteklerin boylarının nasıl olacağına kadar gidersiniz. Biz böyle bir Anayasa yapmayı düşünmüyoruz.."Fırat dün bir gazetede çıkan röportajında, "Biz anayasanın temeline başörtüsünü oturtmadık. İstesek Ekim'deki referanduma bir madde ekler, başörtüsünü daha az baş ağrısıyla çözebilirdik" dedi.

Çözüm süreç içinde gelir

AKP içinde resmen dillendirmeseler de, türban sorunun Anayasa değişikliği yerine zamana bırakılarak çözülmesinin daha doğru olacağını düşenen milletvekilleri de azımsanmayacak sayıda. Aralarında parti yöneticilerinin de yer aldığı bu gruptakiler, YÖK ve üniversite yönetimlerinde yaşanacak değişiklikler ile türban yasağının "doğal süreç" içinde yumuşayabileceğine inanarak, bu yönde yeni Anayasa'ya hüküm konulmasının şart olmadığına işaret ediyor. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in görev süresinin bu yıl dolacağını, iki yıl içinde de pek çok rektörün değişeceğini anımsatan AKP'liler, böylece üniversitelerde türban yasağının gevşeyeceğine dikkat çekiyorlar.

Toptan: Meclis gereğini yapar

TBMM Başkanı Köksal Toptan da, dün İstanbul YTÜ 2007-2008 yılı açılış töreninden ayrılırken gazetecilerin soruları üzerine, ilginç mesajlar verdi. "İddialı bir anayasa yapılmak isteniyor. Böyle bir anayasa sözkonusu olduğu zaman, tartışmaları da doğal karşılamak lazım" dedi. Toptan, şöyle devam etti: "TBMM önüne geldiği zaman herkesle konuşarak, ilgili kişilere ve kuruluşlara müracaat ederek gereği, yakışanı neyse yapar."

Zorunlu din dersi için de aynı formül

Yeni anayasa taslağında yer alan ve din dersi zorunlu olmaktan çıkartan madde de sorun yaratıyor. Erdoğan'ın talimatıyla kurulan Devlet Bakanları Mehmet Aydın, Sait Yazıcıoğlu ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'ten oluşan 3 kişilik bir komisyon ABD dönüşü Erdoğan'a bir öneride bulunacak. Komisyon, Anayasa'ya bu yönde hüküm konulmaksızın, 2 saatlik din dersini ikiye ayırma formülü üzerinde duruyor. Tüm dini inanışlarla ilgili verilecek 1 saatlik ders, herkese zorunlu olacak. Din eğitiminin verileceği diğer 1 saatlik derse ise isteyen katılacak.