Avrupa Adalet Divanı'ndan Türkler için çıkan olumlu kararlar, 1973'ten bu yana Türk vatandaşlarına getirilen tüm kısıtlamaların da kaldırılmasının yolunu açıyor. Bunlar arasında en önemlisi de AB ülkelerinin Türk vatandaşlarına uyguladığı vize konusu. Türkler'in Avrupa'ya gitmek için ödedikleri vize ücretlerinin toplamının milyarlarca euroluk değerlere ulaştığı tahmin ediliyor. Son yıllarda iyice "vize ticareti"ne dönen uygulamada en çok zorluğu çekenler ise sık sık Avrupa'ya gitmek durumunda kalan işverenler, serbest meslek mensupları, öğretim üyeleri, sporcular, sanatçılar ve medya mensupları. Genellikle kısa süreli vizeler verildiği için her seferinde konsolosluk ve büyükelçiliklere yeni vize ücreti ödemek zorunda kalan Türk vatandaşları, zorluk çıkarmak için istenen "kılı kırk yaran" belgeleri tedarik etme konusunda ise ayrı bir işkence çekmek zorunda bırakılıyorlar. AB nezdinde unutturulan hakların yeniden hayata geçirilebilmesi için bugün yeni bir kampanya açmaya hazırlanan Türkiye Genç İşadamları Derneği TÜGİAD'ın Başkanı Murat Saraylı, "Son 27 yıldır Avrupa ülkelerinin Türkler'den aldığı vize ücretleri hukuki değildir. Bu paraların geri iade edilmesi gerekir" diyor. Sadece geçen yıl Türk TIR şoförlerinden alınan toplam vize ücreti, 15 milyon euroyu geçerken, yine geçen yıl Avrupa'ya gidip gelen vatandaşlarımızın ödediği toplam vize ücreti de 12 milyon euronun üzerinde gerçekleşti.

VİZE, AYRI DAVA KONUSU

TÜGİAD Başkanı Saraylı, AB ile aramızdaki vize konusunun ayrı bir dava konusu olduğunu belirtirken, bu alanda da hukuki süreçlerin başlatılması gerektiğini söyledi. Unutturulan haklarımızda Türk iş ve bilim dünyasının birlikte hareket etmesiyle başarı sağlanacağına inandığını ifade eden Saraylı, kurumsal bir yapı kurulması için de tüm kesimlerce çalışmalara başlanılmasını önerdi. Ankara Anlaşması ve 1 Ocak 1973'de yürürlüğe giren Katma Protokol'ün 41'inci maddesi uluslar-üstü hukuk formu olduğundan AB ülkelerinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlağına sahip, işadamı, gazeteci, sporcu, sergi açmak veya konferans vermek için seyahat edenlerle serbest meslek sahibi kişilere yeni kısıtlamalar getirilmesini yasaklıyor. Bu meslek mensuplarının yanı sıra Almanya'ya veya öteki bir AB üyesi ülkeye hizmet sunmak için giden Türkler'e de aynı maddelerin uygulanmasını öngörüyor. Bu arada TIR şoförlerinin de Almanya'ya vizesiz seyahat etme ve burada 3 ay kalma ve çalışma izninden muaf olma hakkı bulunuyor. Yine, Schengen vizesiyle seyahat edecek Türkler'e bu vize başka bir üye ülke için verilmiş olsa bile bu vizeye dayanarak, diğer üye ülkelere gidebilme ve toplam 2 ayı geçmemek koşuluyla orada kalabilme hakkı tanıyor. Vatandaşlarımız bundan dolayı suç işlemiş sayılamazlar ve kendilerine de para cezası kesilemez. Tersi uygulamaların her biri ise hukuki süreç zorunluluğuna gerekçe oluşturuyor.

HER YIL 15 MİLYON EUROLUK VİZE PARASI ÖDÜYORUZ

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, Avrupa Adalet Divanı'nın aldığı kararı sevinçle karşıladı. Dinçşahin, yıllardır vize sorununun Avrupa Adalet Divanı'nda çözülmesi gerektiğini dile getirdiklerini, son kararla haklılıklarının ortaya çıktığını söyledi. Vize sorunundan en fazla etkilenen sektörlerin başında nakliyecilerin geldiğini ifade eden Dinçşahin, "Türkiye'deki 40 bin TIR'ın 25 bini AB'ye nakliye gerçekleştiyor. Nakliyeciler yılda ortalama 600 euro vize için para harcar. Yani AB bizden yılda 15 milyon euro para alıyor" dedi.

ORTAK GRUP KURULMALI

Adalet Divanı'nın son kararından sonra yıllardır ödedikleri paranın geri alınması konusunda çalışma başlattıklarını ifada eden Dinçşahin, şöyledi: "Uzman arkadaşlarımızı konuyla ilgili görevlendirdik. AB çalışmalarını inceliyorlar. Türikye'deki tüm sivil toplum kuruluşları ve kurumlar Adalet Divanı kararının üzerine gitmeli. Bunun için de ortak bir grup oluşturulmalı. Çünkü işadamları vizesiz AB'ye rahat gelirse, ticaret artacak. Bunun da taşımaya katkıları olacak. Bu yüzden TOBB, TÜSİAD İKV, UND ve TÜGİAD gibi kurumlar konuyla ilgili bir masa etrafında toplanmalı ve ortak hareket etmeli:"