Bir yanda seçimler yapılıyor, partiler sandığa girip-çıktıktan sonra parlamentoda yeminler ediliyor. Diğer yanda ise generaller siyasi içerikli demeçlerine devam ediyorlar.
Türkiye tarihte eşi az bulunan değerde bir Genelkurmay Başkanı" na sahip...
Cumhuriyet" in temel değerlerinin seçim sandıklarında yitirildiğini düşünerek karalar bağlayanların yüreğini ferahlatacak "serin" demeçler hep Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt" tan geliyor.
Paşa dün Harp Akademileri" nin yeni eğitim-öğretim yılının açılışı münasebetiyle yine ferahlıklar yarattı:
-Korkmayın, kimsenin gücü yetmez!
Paşa bu garantiyi, aşağıdaki konular hakkında özellikle verdi:
-Türkiye bölünmez!
-Laik rejim değiştirilemez!
Harika bir demeç bu... Artık emin olabiliriz ki, Türkiye hem İran, hem de Malezya olmayacak.
Paşa" ya inanıyoruz.
Herkes inanmalı...
Başbakan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti yönetimi de yeri geldiğinde -ki, çok sık geliyor- bu yönde garantiler veriyor.
Ama bunlara "inanmamamız" son derece güçlü bir kamuoyu yaratma rüzgarı estiriliyor.
Paşa" nın "olmaz" dediğine AK Parti de "olmaz" diyor.
Laik kesim Paşa" ya inanıyor, AK Parti" ye inanmıyor.
AK Parti" ye inan bazı yazarlar da iç ferahlatıcı makaleler kaleme alıyorlar:
-Korkmayın, korkmayın!
Yanıt gecikmiyor:
-Bunlar hain!
Toplum haliyle şaşırıyor:
-Korkacak mıyız, korkmayacak mıyız?
Hangisinden korkacağız, hangisinden korkmayacağız?
Bunlar bilinmezliğe doğru savrulmuş sorular olarak zihinlerde asılı kalıyor.
Ama ülkemizde sistem de dünya demokrasi tarihinde literatür oluşturacak zenginlikte örnekler ortaya koyuyor.
Bir yanda seçilmiş, parlamento, hükümet ve cumhurbaşkanı var.
Diğer yanda güçlü "muhalefet odağı" olarak generaller gururla duruyor.
Demokrasi ve generallerin eşit karışımından yeni bir sistem yükseliyor:
-Paşaokrasi!





