Yaşar İliksiz'in haberi

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin dün gece internet medyasına yönelik bir iftar yemeği düzenledi. Site sakinlerini Ceylan Inter

Continental Istanbul otelinde ağırlayan Gürsel Tekin, CHP'lilerin harıl harıl kongreye hazırlandığı bir süreçte oldukça sakin ve sonuçlardan gayet emin tavır sergiliyordu.

20'yi aşkın internet çalışanının katıldığı iftar yemeğinde genel ve özel esprilerle etrafa neşe saçmayı ihmal etmeyen Tekin, yemek sonrasında arzu edenlerle de bir sohbet toplantısı gerçekleştirdi.

Bu Gürsel Tekin ile ikinci görüşmemizdi. İlk görüşmemiz seçim öncesinde Bostancı'da bir restoranda tesadüfen olmuştu. O zamanlar kendisi henüz il başkanı değildi, ufukta böyle bir ihtimal de görünmüyordu. Ama hayat gerçekten sürprizlere gebeydi ve bugün kendisiyle il başkanı olarak buluşuyorduk. Tekin'in ilk buluşmamızdaki neşesinden ve rahatlığından farklı bir görüntüsü yoktu. Sanırım tek fark, CHP'nin çorap örgüsünden farksız kendisine has çilelerinden dolayı zaman zaman yüz hatlarını geren telefon konuşmalarıydı. Yani açıkça söylemek gerekirse CHP'deki hiziplerin delege savaşlarının kendisine yansıması kadar, ortaya çıkarttığı listelerden de zaman zaman huzursuzluk duyduğu açık..

Ancak Gürsel Tekin'in buna rağmen farklı bir CHP'li portresi olduğu kesin. İlk farkı seçim sonuçlarından dolayı halkı suçlamak yerine kendilerinde bir hata olup olmadığını sorgulamak.. " Ders aldık, aynı hatalara düşmeyiz" diyor...

o öncelikle partisindeki olumsuzluklardan sızlanmak ve faturayı rakiplerine kesmek yerine, faturayı kendi partisine kesip, hatalardan ders çıkarttıklarını belirterek, kendi parti sorunlarını bir tarafa atıp, seçmenin beklentilerinin önemli olduğunu savunuyor. Genel hatları ile maneviyatı ihmal etmeyeceğinin ve halkın inançlarını önemsemeden seçim kazanmanın mümkün olmadığının farkında.

" İSTANBUL'U YENİDEN KAZANACAĞIZ"

Tekin CHP İstanbul İl Başkanlığı'na atanır atanmaz dile getirdiği iddiayla dikkatleri üzerine çekmişti: İstanbul'u yeniden kazanacağız..

Herkes onun neyine güvenerek böyle bir iddiayı savunduğunu soruyordu. Tabi ki biz de sorduk.

Tekin'in siyasi görüşlerinde 22 Temmuz öncesi ve yaşanan farklı seçim mağlubiyeti sonrası temelde bir fark yoktu. Tabi ki o da böylesine farklı bir yenilgi beklemiyordu ama doğrusu seçimin sonucunu belirleyecek olan rüzgarın gücünün farkında olan siyasi bir öngörü sahibiydi...

Tekin, yerel seçimlerde de rüzgarın etkili olacağını reddetmiyor ama " seçmenin yaşadığı pişmanlıkların" özellikle altını çizerek bunu kendi leyhlerine bir rüzgara çevirebileceğini umuyor.

Tekin öncelikle siyaset ve yerel yöneticilik tecrübesine güveniyor. Bir de elindeki yolsuzluk dosyalarına...

Hani siyasette klasik bir söylem vardır, " varsa elinde bir dosya şimdi açıkla niye seçimi bekliyorsun kardeşim?" diye... Tekin bu konuda da farkını ortaya koyuyor ve " Benim kastım faili meçhul dosyalar değil. Bunlar net ve açık. Medyada manşet olan dosyalar. Cami ve mezarlık alanlarının plan tadilatlarıyla nasıl ranta dönüştürüldüğünün belgeleri. Zaten İstanbul'un ve Türkiye'nin temel sorunu yolsuzluk. Bu 30 yıldır süregelen bir olay. Çok gizli dosyalarımız yok. Elimizde olanları kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ben çıkıyorum, 'AKP'nin şu belediyesinde imar yolsuzluğu var' diyorum. Onlar da çıksın cevap versinler. Ama hepsi derin bir sükût içinde" diyor..

" BUGÜN SEÇİM OLSA EN AZ 10 İLÇEDE KAZANIRIZ"

Gürsel Tekin; "Biz İstanbul'a talibiz. Hedefimiz İstanbul'da birinci parti olmak ve Büyükşehir'i kazanmak. Şu anda il başkanıyım. Görevim var. Başarılı bir şekilde yerine getirmek istiyorum. Her nokta için çok ciddi adaylarımız var. Günü gelince herkes görecek. Örneğin bugün seçim olsa en az 10 ilçe ve bir o kadar belde de seçimi alırız. 22 Temmuz seçimlerine göre söylüyorum. Şu an bizde olan ilçelerin yanı sıra Sarıyer, Maltepe, Büyükçekmece, Ümraniye, Adalar gibi çok önemli ilçelerin da aralarında bulunduğu en az 10 ilçede daha seçimi kazanırız. Kaldı ki yerel seçimlerde seçmenin tercihi genel seçimlere göre daha farklıdır. Ve bu fark önümüzdeki yerel seçimlerde bizim lehimize olacak. Yerel yönetim açısından İstanbul'un en başarılı ilçeleri Kadıköy, Beşiktaş, Avcılar ve Bakırköy bunun teminatıdır bana göre." diyor.

Hemen espriyi patlatıyorum tabi: Eeee, Şişli başarısız mı?

Gayet sakin yanıtlıyor: Olmaz mı. Tabiki o da çok başarılı çalışmalar ve takdir edilecek hizmetler sergiliyor..

" SARIGÜL İÇİN NE DÜŞÜNÜYOR"

''Şişli Belediye Başkanı Sarıgül'ün hizmetlerini nasıl buluyorsunuz?'' şeklindeki soru üzerine, Tekin, ''Onu vatandaşa soracaksınız, bana değil. Belediye başkanlığı ayrı bir şey, ama siyasetini soruyorsanız cevap verebilirim. Siyaseten doğru yapmadığını düşünüyorum'' diye başlıyor söze.

Sarıgül'ün kamu adına hizmet yaptığını belirten Tekin, siyasetçilerin iddiaları olabileceğini, ancak bunların kongreden kongreye olması gerektiğini söyleyerek ''Ama belli ki Sayın Belediye Başkanı, 4 yıldır tüm enerjisini bu işe harcıyor. Bana göre yanlış'' diyor.

Tekin, bu durumun hem Şişli halkı hem de kamu adına doğru olmadığını savunarak " Başbakan olmak isteyen, CHP gibi bir partide lider olmak isteyen birinin mutlaka bugünkü iktidarın uygulamalarına karşı asgari düzeyde muhalefet yapması gerektiğini söyleyen Gürsel Tekin, ''Maalesef onu görmüyoruz. Sarıgül'ün bugüne kadar iktidarla ilgili söylediği bir tek kelime yok'' sözleriyle eleştiriyor Sarıgül'ü.

" AKP VE MHP DE YAPTI NİYE SORUN OLMADI?"

İstanbul İl Başkanlığı görevini üstlendikten sonra bazı ilçelerde yapılan atama ve değişikliklerin CHP içindeki muhalefet kanadında tepki yarattığı soruları üzerine, bunun parti tüzüğüne uygun ve doğal bir değişiklik olduğunu belirten Gürsel Tekin, doğal bir siyasi süreç yaşadıklarını ileri sürüyor ve şu savunmayı yapıyor: "Bizim 8 ilçe başkanımız 22 Temmuz öncesi vekil adayı oldukları için istifa ettiler. İstifa eden insanların yerine atama olur. Aynı şekilde AKP ve MHP de bu şekilde atamalar ve değişiklikler yaptı ama bir sorun olmadı. Nedense biz yapınca sorun oluyor. Ben CHP'yi perdesi olmayan bir eve benzetiyorum. Biz açık ve şeffaf davrandığımız için her şeyimiz göz önünde. Sonuç olarak zaten kongre süreci başlamış, atanan arkadaşlarımız da CHP'li yani bu partinin üyesi. İyi hizmet getirirlerse seçilirler, getirmezlerse seçilmezler. Burada gayet demokratik bir süreç işliyor. Herhangi bir tüzük ihlali söz konusu değil."

" İSTANBUL HER GEÇEN GÜN GERİLİYOR"

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çok kötü yönetildiğini iddia ediyor, Tekin.

İstanbul'un 14 yıldır çok kötü yönetildiğine ve sorunların her geçen gün dağ gibi büyüdüğüne inanıyor Gürsel Tekin ve kentin The Economist'in yıllık "yaşanabilir kentler" araştırmasında 128 kent arasında 104'üncü sıraya gerilemesini bu tezi için en önemli gösterge kabul ediyor.

Konuşmasında, İstanbul'un en temel sorunlarının trafik ve ulaşım olduğuna işaret eden Gürsel Tekin, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın belediye başkanlığı ile başlayıp Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş ile süren dönemde bu sorunların çözülemediğini savunuyor. Hızlı nüfus artışının da İstanbul'un önemli sorunlarından biri olduğununa dikkat çeken Tekin, yanlış ve eksik planlama nedeniyle 2000-2007 döneminde İstanbul Maslak'taki nüfusun 6 kat arttığını ancak buna paralel altyapı ve ulaşım açısından bir şey yapılmadığını ileri sürüyor. Tekin, "Maslakta nüfus altı yılda altı kat arttı ama yol aynı büyüklükte" diyerek alınan tüm önlemlerin pansuman niteliğinde olduğunu ve kalıcı çözümler üretilmediğini söylüyor.


" İSTANBUL'UN NÜFUSUNU BİLEN YOK"

"İstanbul'un temel sorunlarının hiç biri çözümlenemedi" diyen CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, İstanbul'un en önemli sorununun trafik ve ulaşım olduğunu kaydederek, " Daha İstanbul'un nüfusunun kaç olduğu tam olarak bilinemiyor. İstanbul'un nüfusun bilmeyen belediye başkanı, devlet yöneticileri var. İstatistik Kurumu'nun açıkladığı resmî rakama göre İstanbul'un nüfusu 11 milyon 300 bin kişi. Ancak valiliğin muhtarlardan topladığı bilgilere göre İstanbul'da 33 milyon kişi yaşıyor. Yani 22 milyon kayıp var. Böyle bir komedi olamaz." diyor.

İstanbul'un her yönüyle çarpık bir büyüme içinde olduğunu iddia eden Gürsel Tekin "İstanbul'u planlamak lazım" diyerek bunun nasıl olacağının ana hatlarını şöyle çiziyor: " Yani kaç yüz bin nüfusla artıyor, planlama hangi artışa göre yapılacak. Son 15 yıla baktığımızda kenti kim planlıyor şimdiki AKP iktidarı. 20 yıllık su sorunu yok denilirken, şimdiki susuzluk nasıl ortaya çıktı? 100 binlik planlar yapıyorsunuz, alt yapısı yok. 100 bin nüfusun su ihtiyacı yok. Ciddi bir hava sorunu var. İstanbul'un önümüzdeki süreçte en önemli sorunu bu olacak. Her yer plansız binalarla doldu. Betonlar arasından rüzgar geçmiyor. Hava akımı yok."

İSTANBUL'UN NÜFUSUNU ANKARA ARTIRIYOR

İstanbul'un sorunlarının devlet sorunu haline geldiğini altını çizen Gürsel Tekin, yeni plan uygulamalarıyla önümüzdeki dönemde İstanbul iyice yaşanmaz bir kente dönüşeceğini söyledi. Son dönemde sadece Ankara'nın İstanbul'da 2 milyon nüfus yoğunluğu yarattığını belirten Gürsel Tekin şunları kaydetti: "Bu artışı TOKİ sağlıyor. TOKİ yaptığı inşaatlarla İstanbul'da nüfus yoğunluğunu arttırıyor. Örneğin son projelerle 14 bin 800 konut yapıldı ve yapılıyor. Bu 60 bin nüfus demek. Anadolu'nun küçük bir ili, örneğin Bayburt demek. Ulaşım, alt yapı imar planları, deprem su, temel sorunlar. En geç önümüzdeki Mart ayında İstanbul'un temel sorunlarının nasıl çözüleceğine yönelik projelerimizi ortaya koyacağız. Herkesin anlayacağı şekilde anlatacağız bu projeleri."

TİRAJ VE SEÇİM SONUCU TEZİ..,.

Gürsel Tekin her siyasi gibi medyayı yakından takip ediyor. Ama sadece bir okuyucu olarak değil. Basın siyaset ilişkisinin derin bağları olduğunu reddetmiyor. Hatta Gürsel Tekin, yaptığı analizlere göre hangi gazetenin nerede kaç sattığı ile oradan partilere çıkan oy sayısı arasında parelel bir bağlantı olduğunu savunuyor. Rakamlarla Sarıgazi, İkitelli, Kadıköy gibi örnek semtlerde satılan gazetelerle alınan sonuçların istatistiki bağlantısını anlatıyor.

SAĞCI MEDYA'YA SİTEM...

Sağcı olarak nitelendirdiği gazeteler hariç diğerlerini bu bağlantının farkında olmazsızın siyaset yapmakla ve kendi pazarlama ağlarını kuramamakla suçluyor.

Bu arada bir gazetenin kendisiyle yaptığı röportajı yayınlamamasından dolayı sitemini dile getiriyor. Bir İslamcı gazetenin ise Cami yıkımı gibi hassas bir konuda kendisine söz vermelerine rağmen konuyu görmezden gelip ört bas etmesinden dert yanıyor. " Aynı şeyi bir sol belediye yapsa inanın haftalarca manşetten verirlerdi" diyerek manevi hassasiyetin de siyasi ve maddi bağlantılarla yönlendirlebileceğine dikkat çekiyor..

KONGRE SONUCUNDAN EMİN: BAYKAL KAZANIR

Bir soru üzerine CHP'nin kongre ile ilgili bir sıkıntısının olmadığını belirten Gürsel Tekin, "Ben şu ana kadar ortaya çıkan adaylara şans tanımıyorum. Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Herkesin kendisi ile ilgili iddiaları olabilir. Ancak ben şu an itibariyle hiçbirini ciddiye almıyorum. Bana göre kongre sürecine alt ay varken, adayların çıkması doğru değil. Seçime bir ay ya da 45 gün kala çıkmalıydılar. Şu an ortaya çıkanların amacı tamamen gündemi değiştirmek. Bana göre CHP Sayın Deniz Baykal ile yoluna devam eder. Keşke Sayın Deniz Baykal'ın tartışıldığı kadar Türkiye'deki bütün siyasi parti liderleri tartışılsaydı. O zaman Türkiye şu andan çok farklı olurdu' dedi.

TEKİN: BEN HADDİMİ BİLİRİM

Her Cumhuriyet Halk Partili hizipçilikten biraz nasibihi aldığı için, kendisinin de geleceğe yönelik olarak bir genel başkanlık beklentisi olup olmadığı soruluyor kendisine. Tekin; "Ben haddimi bilirim. Benim görevim İstanbul İl Başkanlığı. Ben İstanbul'u yeniden kazanmak için geldim. Benim bütün iddiam bu yöndedir" diyor...

İşte Ak Parti gibi bir siyaset devinin rüzgarı arkasına aldığı bir dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesini CHP'ye kazandıracağını söyleyen idealist bir siyasi il başkanının iftara yansıyan yönleri bunlardı...

Gürsel'in tüm bu söylemlerinin bir samimiyet içerdiği kabul etmek gerekiyor. Ama CHP'nin özel konumunun ve hiziplerin doğuracağı olası gelişmelerden dolayı duyduğu kaygıyı da gizlemeyi başaramıyor. Yani o rakiplerinden çok CHP'nin CHP'ye karşı vereceği mücedalen korkuyor...

(Haber7)