Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Avrupa Konseyi Palamenterler Meclisi'nde sorulara cevap verdi. Gül Kürt halkı için endişe duyduğunu ifade eden parlamentere şu yanıtı verdi.
farklılıklarının zenginlik olduğunu düşüne bir ülkedir. Tüm bölgelerdeki halklara aynı eşit haklarla yaklaşılmaktadır. Türkiye'nin gerçekleri ile dışarıdaki algılamaların farklı olduğunu düşünüyorum.
Yüzde 10 barajı gerçekten yüksektir. Ancak Türkiye gerçekten geçmişte istikrar yönünden sıkıntılı dönmeler yaşadı. Son seçimde görüldüğü üzere temmuz sıcağında yapılan bir seçimde katılım yüzde 85 oldu. Verilen oyların yüzde 84'ü yüzde 85'i şu anda parlamentoda temsil ediliyor.
Din ve devlet işleri şimdi olduğu gibi bundan sonra da ayrı olacaktır. Türkiye değişiyor. Ama bu değiştiği istikamet medenileşme yönündedir. Tükiye'nin gideceği istikamette bundan sonra da böyle olacaktır. Bizim temel prensiplerimiz özgürlükler temel hak ve özgürlüklerin artırılması ve insan hakları yönündedir. Türkiye'nin istikameti Avrupa Birliği ve onun kriterleri yönündedir.
İfade özgürlüğü konusunda bazı engeller vardı ve bunlar değiştirildi. İfade özgürlüğünden şu anda ülkemizde cezaevinde yatan kimse yoktur. İfade özgürlüğü kimseye bir başkasına hakaret etme hakkını vermez.
Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bütün vatandaşlar birbirine eşitti. Bundan önce bazı sıkıntılar vardı. Bunu burada açık yüreklilikle söylüyorum. Şimdi bilboardlarda kürtçe afişler yayınlanıyor. Televizyon, radyo yayını yapılıyor. Gazeteler çıkarılıyor. Biz bunları zenginlik görüyoruz. Kesinlikle ayrışma olarak görmüyoruz. Terör ve şiddet olmadığı sürece Türkiye'de her şey konuşulabilir.
Hapishanelerimizde her hangi bir şiddet söz konusu olamaz. Türkiye'de yapılan uygulamalar hiç bir Avrupa Birliği ülkesinde olmayacak derecede ileri derecededir. Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşulları ile ilgili denetlemeleri rutin olarak yapılıyor.
Kanunlarımızda kadınların eşitliğine gölge düşürecek ibarekler tek tek temizlenmiştir. Kadınlarımızda artık aktif olarak siysette yerini almıştır. Türkiye'de bir geriye gidiş değil ileriye gidiş sözkonusudur.
Uzlaşma ile en iyi yeni anayasa yapılacaktır. Bu konuda yapıcı tartışmalar sonuca ulaşılması açısından çok önemlidir.
Hrant Dink genç bir saldırgan tarafından milliyetçi akımların tesirine kapılarak öldürülmüş olması hakkında düşüncesi sorulan Gül, Bu çok üzücü bir olaydır. Hemen katili yakalanmıştır. Türk halkı her kesimi ile bu olayı kınamış tepkisini ortaya koymuştur. Yüzbinlerce insan sokaklara dökülmüştür.
Osmanlı Devleti'nin sistemli bir Ermeni soykırımı sözkonusu olmamıştır. Bu doğru değildir. Elbetteki o dönede istenmeyen bazı şeyler yaşanmıştır. Bu iki taraftan da olmuştur. Ermeni vatandaşlar devletin içinde çok önemli görevlerdeyken böyle bir şeyin olması sözkonusu olabilir mi? Biz bunun 100 sene sonra siyasi bir malzeme olarak tartışılmasını kabul etmiyoruz. Bunlar propaganda unsuru olmamalıdır. Biz bütün arşivlerimizi açtık. Sizde açın tarihçiler gerçeği ortaya çıkarsın dedik. Siz kendinizi bizim yerimize koysanız bizden farklı ne önerebilir siniz?
KKTC konusunda Türkiye üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Verilen sözler unutulmamalı ve adaletle yaklaşılmalı. Avrupa birliği'nin bu konuda yeni bir hamle yapmasını bekliyorum. İşe soğukkanlı ve adaletli yaklaşmak gerekir.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Rene Van den Linden, Cumhurbaşkanı Gül'e bütün sorulara içtenlikle cevap verdiği için ve her türlü sorunun sorulmasına müsaade ettiği için çok teşekkür etti. Rene Van den Linden, " Bütün Türkiye'nin cumhurbaşkanı olacağınız yönündeki inacımı buradan ifade etmek istiyorum." şeklinde sözlerini tamamladı.
HABER7COM




