TREN YERİNE VARIR
Tüzmen'in, AB ile ilgili içeride ve Brüksel'deki tartışmaları hatırlatarak, "Bazıları için bu mucize beklemek gibi. İstediğimiz gibi ilerlemiyor" sözlerine gönderme yapan ve Türkiye'nin AB ile müzakeresinin, ülkenin cazibesini artırdığını kaydeden Vavrynen, "Hükümetler gelir gider, birtakım tartışmalar olur. Ancak tren yoluna devam eder, gideceği yere varır. Bu da Türkiye'nin AB üyeliğidir" şeklinde konuştu. Hem forumda hem de sonrasında gelen soruları da cevaplayan konuk Bakan Vavrynen, Telia Sonera'nın Turkcell'le yaşadığı sorunların yatırımlara etkisi konusunda şöyle konuştu:
CEP'LERDE VERGİLER AĞIR
Bazı olumsuz etkileri olabilir. Güven konusunda tereddüt yaşayabilirler. Ama genelde şirketler, çok iyi enformasyona sahipler. Bu vakanın göreceli öneminin ne olduğunu anlayabilirler. Temelde Finli şirketler, Türkiye'nin yatırım için çok iyi bir yer olduğunu düşünüyor. Ancak, gazetelerde yer alan en küçük bir olumsuz haber bile kimi zaman atmosferi olumsuz etkileyebiliyor." Ankara'daki görüşmelerde yatırım ve vergilendirme anlaşmalarında reform yapılması ihtiyacının ele alındığını, çifte vergilendirmeyi önleme, yatırımı koruma ve geliştirme gibi alanlarda modern anlaşmalar yapmayı konuştuklarını da kaydeden Vayrynen, forumda başta Nokia olmak üzere Fin şirketlerinin ortaklık imkanlarını araştırdığını söyledi. Vayrynen, ülkesindeki çok gelişmiş olan telekomünikasyon sektörünün Türkiye'de gelişmesi anlamındaki önerilerini anlatırken de, anlaşılır nedenlerle de olsa Türkiye'de cep telefonlarında çok ağır vergiler olduğunu söylerken "Bilgi sektörünün tamamında vergilerin indirilmesi gerekir. Böylece insanları bilgi toplumu olma yönünde teşvik edebilirsiniz" dedi.
KALİTELİ İŞGÜCÜ KAYBI KORKUTMUYOR MU?
Türk firmalarını Finlandiya'nın sunacağı fırsatlara çağıran Bakan Vayrynen, ülkesinde GSMH'ın yüzde 3.5'luk oranının Ar - Ge yatırımlarına, inovasyona ayrıldığını ve iklim değişikliklerinin Kyoto Protokolü'nü imzalayan AB ülkelerinde yeni fırsatlar yarattığını belirtirken, Tüzmen'e ilginç bir soru yöneltti: " Herhangi bir planınız var mı, acaba yüksek kaliteli, eğitimli işgücünüzü Avrupa'ya kaptırmaktan korkuyor musunuz?" Tüzmen, Türkiye'nin nüfusunun yüzde 35'inin 30 yaşından küçük olduğunu, 100 milyar dolarlık ihracata da genç ve kaliteli işgücü sayesinde ulaşıldığını hatırlatarak şu cevabı verdi:" Başta Almanya ve İtalya'nın mevcut nüfusu gelecekte yarıya inecek ve bize çok ihtiyaçları olacak. Finlandiya da yıllar önce çok sayıda genci ABD gibi yüksek teknoloji ülkelerine göndermişti. Ve bunlar, geriye döndüler. Türk gençleri de Finlandiya da dahil birçok ülkeye gidecekler ve sonra da döneceklerdir."





