Nemrut Dağı hakkında bilgi verildi. Bakan Günay'a daha önceden hiç uygulanmayan yoğun güvenlik uygulandı. Ellerinde uzi marka silahlar bulunan çok sayıda koruma, Ertuğrul Günay'ın etrafında kuş uçurtmadı. Zirveye daha sonra çıkan Bakan Ertuğrul Günay'ın eşi Gülden Günay, zirvede Bakan Günay'la el ele heykelleri inceleyerek bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Adıyaman'ın tarihsel bir hazineye sahip olduğunu fakat bunun değerinin yeterince bilinmediğine dikkat çeken Günay, " Adıyaman'da çok önemli tarihsel hazineler var. Ancak bütün bunları yeterince sahiplenildiği, şimdiye kadar bakımının yapıldığı, korumasının gerçekleştirilebildiği ve hem Türkiye'nin hem dünyanın sunumuna sunulabildiği söylenemez. Nemrut Dağı'ndaki bu buluntular yeterince korunmamış. Doğanın tahribatı ve insanların tahribatı konusunda üzerimize düşen görevin yeterince yerine getirilmediğini
gördüm. Bundan önceki dönem daha çok yüzey araştırması ile geçmiş. Bence bu yüzey araştırmasının bir an önce sona ermesi ve burada bir restorasyonun başlaması gerekiyor. Bu konuda daha önce çalışan üniversitelerle, bilim adamlarıyla konuyu hızlı hale getirmek için daha ivedi hale getirmek için Ankara'ya döner dönmez bir çalışmayı başlatmayı düşünüyorum" dedi.
Nemrut Dağı zirvesine kadar Malatya tarafından yol açılmasının yanlış olduğunu savunan ve konunun adli mercilerde olduğunu kaydeden Günay, " Nemrut Dağı zirvesine Adıyaman bağlantısı için ciddi bir kaynak ayrılmış ve bu kaynak doğru kullanılmış gözüküyor. Belli bir mesafeye kadar yolun yapılması ve yolun sonraki kısmının yaya olarak çıkılması çok doğru. Buranın bir takım korumalardan yararlanabilmesi için böyle bir mesafenin konulması gerekiyor. Diğer yönden (Malatya'nın) yol çalışmasının heykellerin
eşiğine kadar gelmesini çok yanlış buluyorum. Adıyaman tarafından gelen yol gibi belli bir mesafede kalması gerekiyor. Bu yolu bu tepeye kadar çıkartanlar hakkında açılmış olan bir soruşturma var. Bunun arkasını takip edeceğim" dedi.
2008 YILI TURİZM HEDEFLERİ
Turizmde 2008 yılı turizm hedeflerini soran gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Günay, " Türkiye'deki turizm potansiyelinin sadece deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını, asıl turizm potansiyelinin tarihinde ve doğasında saklı olduğunu herkesin bilmesi gerekiyor. Türkiye ön Asya'daki, Doğu Avrupa'daki bütün medeniyetlerin izlerini taşıyan önemli bir toprak, bir açık hava müzesi niteliğindedir. Biz bu açık hava müzesi niteliğini, bu kültür hazinesini dünyaya sunabilirsek deniz, kum ve güneş
turizminden elde ettiğimizden çok daha fazlasını hem gelir olarak, hem saygınlık olarak dünyada kazanabiliriz. Yeni dönemde turizmi daha çok kültür alanına, sağlık, doğa, termal alanına kaydırabilmek için yoğun bir çaba göstereceğiz" şeklinde konuştu.





