Erdoğan, Marmara İlahiyat Vakfı Camii çıkışında bayramını kutladığı gazetecilere bayrama ilişkin duygularını dile getirdi. Erdoğan, " Bu bayrama maalesef bir bayram sevinciyle giremiyoruz. Şehitlerimizin acısı yüreğimizde olan bir süreçte giriyoruz. Allah'tan şehitlerimize rahmet diliyorum, ailelerin bayramını özellikle tebrik ediyorum ve tüm milletimizin Ramazan Bayramı'nı kutluyorum. Ülkemizin birlik, beraberlik ve dirliğine vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.

TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: " Bir defa parlamentomuzda hükümet olarak bir sınır ötesi operasyon kararını vermemiz halinde, burada zaman kaybına tahammülümüz yok. Anında böyle bir adımı atabilmek için bu talimata hazır hale işi getirmektir ve tezkere içerisinde zaten çerçevesi belirlenmiştir. Detayları, gerek Genelkurmayımızla, gerek dış işlerimizle görüşülmek suretiyle böyle bir talimatı vereceğimiz zaman da belirlenecektir. Bu yola girdikten sonra artık onun hesabı yapılmıştır, faturası bedeli ne olursa olsun, bu bedel de karşılanır. Türkiye 2 hafta içinde 30 şehit verdi. Bunlara bizim kalkıp da ilanihaye katlanmamız mümkün değil. Eğer komşuda terör besleniyorsa, orada da terör konuşlanmışsa, eğitimini, her şeyini orada alıyorsa, buna karşı tabii ki onlar bir şey yapmıyorsa, bizim yapacağımız bir şeylerin olması lazım."

FESHANE'DE BATI'YA SİTEM

Başbakan Erdoğan daha sonra AK Parti İstanbul İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Feshane'deki bayramlaşmada yaptığı konuşmada sert mesajlar verdi. ''Batının hala 'PKK'yı terör örgütü ilan ediyorum ama...' ifadesini lanetliyorum, kınıyorum'' diyen Erdoğan şöyle konuştu: " Bugün bu güzel bayram gününde kalbimizin yarısı burada, yarısı dostlarımızın, komşularımızın, kardeşlerimizin yanındaysa, diğer yarısı yoksulların kimsesizlerin yolda kalmışların hastaların dertlilerin mazlumların gariplerin ve özellikle şehit yakınlarının yanındadır. Bizim için bayramın anlamı da budur. Bu bayram günü birlik ve beraberlik duygusuyla tek yürek olan milletimiz terörist saldırılara verdiği en güzel cevaptır aslında."

ŞEHİT AİLELERİNE GİDİN

Erdoğan, teşkilat mensuplarından bu bayram gününde şehit ailelerini ziyaret etmelerini, onları yalnız bırakmamalarını, bir kardeş, baba, anne, dost ve komşu olarak onlarla hemhal olmalarını rica ettiğini ifade ederek, ''Millet olarak acımız ne kadar büyük olsa da, birlik ve beraberliğimize kasteden hain terör saldırıları mücadele kararlılığımızı daha da artırmaktadır'' diye konuştu.

MESELE HEPİMİZİN MESELESİ

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: ''Bayram arefesinde düşünün, bir polisimizi terör şehit etti. Ramazan ayı içinde 30'u aşkın şehidimiz var. Bunların insanlıkla tanımlanacak, insanlıktan nasibini almak gibi hiçbir yanı yok. Biz duygusal hareket etmiyoruz. Hareket etmediğimiz içindir bugüne kadar sabrettik, ama yaptırım bekliyoruz.'' Başbakan konuşmasını şu sözlerle bitirdi: " Terör konusu beni ne kadar yakıyorsa, CHP'yi de, MHP'yi de, DTP'yi de, diğerlerini de en az o kadar yakmalıdır. Halen bu konuda 'arka bahçemizdi, kardeşlerimizdi, şuyumuzdu, buyumuzdu' dediğiniz zaman, bu birliğe ve beraberliğe gölge düşürmüş olur. Atmamız gerektiği yerde, atmamız gerektiği çizgide bu adımı atarız. Efendim, 'bugüne kadar netice alınmamış'. Alınır veya alınmaz bu kimseyi ilgilendirmez. Ama bu işin bir sınırı var. Eğer birileri bundan rahatsız oluyorsa, demek ki burada bir incelik var. Dürüst olacağız, samimi olacağız ve mücadeleyi de bu şekilde vereceğiz. Çünkü bu mücadele bu şekilde verilmezse aynen bumerang gibi yarın gelir seni de vurur. Bunu duygusal tavırlarla değil, bilinçli olarak gerçekleştirmenin bizim için önemi büyük. O bakımdan ince eleyeceğiz, sık dokuyacağız. Ama buradan da en önemli diyebileceğimiz derecede bir netice alacağız. En sonunda bu nereye gider. Onu da söyleyeyim. Nereden inceyse oradan kopsun..."

Ali KUŞ