Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, acıları ve mutlulukları paylaştıkları oranda millet olma bilincinin güçleneceğini belirterek, " İnşallah yeni yılda da milletçe daha güzel günler görecek, daha müreffeh bir Türkiye'ye ulaşmak için canla başla çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Devletin, milletle birlikte güçlendiği oranda geçmişin yanlışlarını, ihmallerini telafi ettiklerini, yıllarca ertelenen sorunları çözüme ulaştırdıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
" Allah'ın izniyle özgüvenimiz tamdır. Milletimize güveniyoruz, milletimiz de bizlere, devletine, hükümetine güveniyor. Millet ile devlet arasındaki bu karşılıklı güven duygusunu her gün biraz daha güçlendirmek siyasetimizin temel misyonudur.
Bu yola çıkarken söylediğimiz gibi 'çözümsüz hiçbir meselemiz yoktur.' Şimdiye kadar dize getirdiğimiz zorluklar göz önüne alındığında bundan sonra da önümüzdeki meselelerin hangi usul ve yöntemlerle aşılacağını çok iyi biliyoruz.
Bugüne kadar karanlıktan beslenen terör örgütü mensupları, Türkiye'nin gün ışığına kavuşmasından, açık ve şeffaf bir demokrasiye ulaşmasından ne kadar tedirgin olduğunu gösteriyor. Onların kirli ve karanlık eşkalleri, Türkiye günışığına kavuştukça daha çok belirginleşiyor.
Demokrasi, hukuk ve adaletin güçlenmesi, Ankara'nın bütün kurumlarıyla birlikte kalbini Anadolu'ya vermesi, vatandaşımızın devletiyle bütünleşmesi teröristlerin tabanını kurutuyor.
Perşembe günü Diyarbakır'da meydana gelen bombalı cinayet, terör örgütünün çocuk masumiyetine bile tahammülü olmadığını bir kez daha en açık biçimde göstermiştir.
Ortaya çıkan fotoğraf herhalde insaf sahibi, yüreğinde insanlıktan zerre kadar merhamet olan herkesin içini yakmıştır.
Bu ülkenin umudu, geleceği, yarını olacak gencecik çocuklarımız dershanelerinin önünde kitaplarıyla, rüyalarıyla birlikte alçakça tezgahlanan bir cinayete kurban gitmişlerdir. Çocuklarımız nur içinde yatsınlar."
Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyen Başbakan Erdoğan, " Annelerine, babalarına, kardeşlerine Allah sabır ve metanet versin. milletimizin başı sağolsun diyorum" dedi.
Cumartesi günü bakan ve milletvekilleri birlikte Diyarbakır'a gittiğini hatırlatan Erdoğan, terör saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyede bulunduklarını, yaralıları hastanede ziyaret ettiklerini ve halkla kucaklaştıklarını söyledi.
Erdoğan, teröre verilecek en güzel cevabın, birlik ve beraberliği korumak, kardeşlik duygusuyla birbirine daha fazla kenetlenmek olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
" Diyarbakır ve bölge halkı terör ortamının olumsuzluklarından çok çekti, büyük bedeller ödedi. Son dönemdeki gelişmelerle geleceğe dair ümitleri artan Diyarbakırlı kardeşlerimiz, huzur ortamının devam etmesini, bu tür terör eylemleriyle huzurlarının bozulmamasını arzuluyor.
Anne ve babalarıyla hafta sonu görüştüğüm şehit çocuklarımız Rıdvan Süer, Eren Şahin, Melek İpek ve Ferhat Mutlu yüreğimizi gerçekten dağladı. Son olarak öğrenci kardeşimiz Engin Taşkaya da hayatını kaybetti. Ona da Allah'tan rahmet diliyorum. Biliyorum ki, 70 milyonluk milletimiz de bu derin bir acıyı yüreğinde hissetti.
Eren Şahin'in annesi Bursalı, babası Diyarbakırlıydı. Rıdvan Süer, Ankaralı bir ailenin evladıydı. Lice'li bir ailenin evladı olan Ferhat Mutlu'nun ağabeyi asker olarak şehit edilmişti.
Melek İpek, annesinin, babasının olduğu kadar bizim de melek ve ipek ruhlu bir evladımızdı. O bedenler, o temiz ve masum ruhlar aramızdan ayrıldı. Peki o caniler, bu cinayeti işleyenler, azmettirenler, cinayet emrini verenler, ne elde ettiler? Hangi ideale hizmet ettiler? Hangi ideallerini gerçekleştirdiler? Karanlık maskeleri indirildiğinde ne söyleyebilirler? Terör örgütü için 'siyasi bir örgütlenme' diyen anlayış acaba bu çatı altında ne iş görüyor? Madem siyasi bir örgüt size ne gerek var? Niçin hala kalkıp tavrınızı koyamıyorsunuz? Siz korktukça, kaçtıkça biliniz ki korkunun ecele faydası yoktur, gelip bir gün sizi yakalayacaktır."





