CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) İyesi Sinan Yerlikaya, 1989 yılında hazırlanan Doğu ve Güneydoğu raporlarının güncellenmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirterek 1989 yılında Meclis'e sunulan "Türkçe'den Farklı Dillerin Kullanılması Hakkında Kanun Teklifiîni yeniden gündemlerine aldıklarını kaydetti. Yerlikaya, "Anadillerin geliştirilmesi konusunda devletin artık elini taşın altına koyması gerekiyor. Vatandaşın artık kendi dilini bilmesi ve öğrenmesi kaçınılmazdır. Anadilin özel eğitim yoluyla öğretilmesi ve geliştirilmesini savunuyoruz. Bu konuyu partinin yetkili organlarında tartışacağız. 1989 yılındaki yasa teklifi çerçevesinde yeni bir yasa teklifi parlamentoya verilebilirî diye konuştu.
22 Temmuz seçimlerinde en çok Doğu ve Güneydoğu'da oy kaybeden CHP, bölgeye yönelik açılımlarını devam ettirmeye hazırlanıyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Kuzey Irak açılımının ardından parti yönetimi ikinci açılımı anadilde eğitim ve öğrenim konusunda yapmayı planlıyor. Parti yönetimi anadilde eğitim için 1989 yılında TBMM'ye sunulan Baykal'ın da imzasının bulunduğu "Türkçe'den Farklı Dillerin Kullanılması Hakkında Kanun Teklifiîni yeniden gündemine alırken, önümüzdeki günlerde de teklifin revize edilerek ve devletin üniter yapısını zedelemeyecek şekilde Meclis gündemine getirilmesi bekleniyor.
-"DEVLETİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREKİYOR" -
Söz konusu çalışmalara ilişkin ANKA'ya açıklamalarda bulunan CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) İyesi Sinan Yerlikaya, 1989 yılında hazırlanan Doğu ve Güneydoğu raporlarının güncellenmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Yerlikaya, "1989 raporunun güncelliği devam ediyor. Dil ve kimlik konusunda o raporun gerekleri yerine getirilirse meselenin büyük kısmı çözülmüş olurî dedi. 1989 yılında Deniz Baykal ve 16 arkadaşının imzasıyla TBMM'ye anadilde eğitimle ilgili yasa teklifi verildiğini hatırlatan Yerlikaya, bu teklif üzerinde inceleme yaptıklarını kaydetti. Yerlikaya, "Anadillerin geliştirilmesi konusunda devletin artık elini taşın altına koyması gerekiyor. Vatandaşın artık kendi dilini bilmesi ve öğrenmesi kaçınılmazdır. Anadilin özel eğitim yoluyla öğretilmesi ve geliştirilmesini savunuyoruz. Bu konuyu partinin yetkili organlarında tartışacağız. 1989 yılındaki yasa teklifi çerçevesinde yeni bir yasa teklifi parlamentoya verilebilirî diye konuştu.
Anadilde eğitim ve öğrenim konusunda devletin kontrol dışında herhangi bir müdahalesinin bulunmaması gerektiğine işaret eden Yerlikaya, "Anadilin öğretilmesi geliştirilmesi, anadilin özel eğitim yoluyla şekillendirilmesini savunuyoruzî dedi. Yerlikaya, bunun için özel enstitüler ve özel anaokulları kurulabileceğini ifade etti.
-TÜRKİYE'DE YABANCI DİLEĞİTİMİ VAR-
Türkiye'de yabancı dilde eğitim verildiğini vurgulayan Yerlikaya, şunları söyledi:
"Şimdi Türkiye'de yabancı dilde eğitim yapılıyor. Buna dönük kolejler var. Ama bizde bir de Anadil var. Anadili hiçbir şekilde yok etmek mümkün değil. ınsanlar bunu konuşuyor. Ama dil eksik kalıyor. Dil bir iletişim aracı. Resmi dilin Türkçe olması kaydıyla, diğer dillerin özel araçlarla öğretilmesi, eğitim verilmesi gerekiyor. Biz bunu yapmayı düşünüyoruz. Önümüzdeki toplantılarda 1989 yılında verilen yasa teklifini gündeme getirebiliriz. Bu konuyu parti yönetiminde tartışacağız. Verilecek yasa teklifi nasıl bir formatta olacak onu konuşacağız. Ben hazırlanacak yasa teklifinin 1989 yılında verilen yasa teklifinin çerçevesine göre hazırlanmasından yanayım. Bizim CHP olarak bunu gündeme getirmemiz çok büyük önem arz ediyor. Bu sorunu ancak CHP çözebilir."
-1989'DAKİ YASA TEKLİFİNDE NELER ÖNGÖRÜLMÜŞTÜ?-
SHP'nin 1989 yılında Meclis'e sunduğu "Türkçe'den Farklı Dillerin Kullanılması Hakkında Kanunî teklifi, "Türkçe'nin dışındaki dillerin konuşulması, öğrenilmesi, bu dillerde yayın yapılması, basılı eser çıkarılması, değişik etnik kültürlerin araştırılmasıî konularını düzenliyordu.
Söz konusu teklif, resmi eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim dili olarak Türkçe'nin kullanılması şartı getirirken, Türkçe dışında eğitim ve öğrenimi yapılacak yabancı dillerin, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesini hükme bağlıyordu. Yine aynı teklifte, Türkçe dışındaki dillerin öğretilmesi amacıyla özel eğitim kurumlarının kurulması, bu kurumların öğretim programlarının tabi olacağı esasların Milli Eğitim Bakanlığı'nca yürütülmesi öngörülüyordu.





