Ülker markasının da bünyesinde olduğu Yıldız Holding, bilişimde de yeniden yapılanmaya gitti. Daha önce donanım, üretim, dağıtım, telekomünikasyon, perakende, sistem entegrasyon ve yazılım gibi çeşitli alanlarda bağımsız çalışan 13 bilişim şirketini, 5 şirket altında 'Yıldız Bilişim Grubu' çatısında toplayan, ambalaj bölümünü de bu alandaki grup başkanlığına bağlayan holding, bundan sonraki hedeflerini stratejik satınalma ve ortaklıklarla destekleyerek agresif büyüme atağına geçme yönünde belirledi.

KARLI ALANLARA YÖNELECEĞİZ

Bilişim ve Ambalaj Grup Başkanı Cahit Paksoy, yeni yol haritasını anlattığı medya toplantısında, birleşmenin yaratacağı sinerji ile sürekli ve karlı büyümeyi amaçladıklarını belirtirken, genel çerçeveyi şöyle çizdi: "Holding olarak tüm şirketlere portföy yönetimi olarak bakıyoruz. Bundan sonra hangi alan karlıysa oraya yöneleceğiz. Şirketlerimiz bugüne kadar işi en iyi en güvenilir şekilde yaparak birinci, ikinci sırada yer aldılar. Ama bizim patron, ikinciliği pek sevmediğini söylüyor. Grup şirketlerimiz, gelecek 5 yıl içinde kendi alanlarındaki en iyi şirketler olacaklar. 2007'de arkadaşlar, 500 milyonu zorladılar, 2008'de 1 milyar yapmak için ellerinde her şey var. Hedef, 1 milyar YTL olsun dediler ama ben 1 milyar dolar diye bastırıyorum. 5 yıl sonrası içinse bir oran yazmıyorum. Bana bağlı şirketlerden sadece pazar payı istiyorum. "

BİSKÜVİNİN GERİSİNDE KALMAYACAĞIZ

Mersa Sistem, Global İletişim, Datateknik, Hızlı Sistem ve Medyasoft adıyla bilişimde hizmet verecek yeni şirketlerin genel müdürlerini de tanıtan Paksoy, hangi yabancı şirketlerin alınacağına ilişkin sorulara, "Gönlüm, bilişimde global anlamda bir şeyler yapmayı çok ister. Ama önce kendi bölgemize bakmalıyız" şeklinde cevap verdi. "Yıldız Holding'de ölçüt Ülker'dir, bisküvidir" diyen Paksoy, bilişimde bunun gerisinde kalmayacaklarını vurguladı. Bu arada, Paksoy, Ülker markasının çok daha bilinir olmasına rağmen "Neden Yıldız Holding'in ismi yukarıya çekiliyor?" sorusuna da, "Bu boyumu aşan bir soru, mevcut durum bu. Ülker marka haline gelse de her şeyin sahibi Yıldız Holding" karşılığını verdi. Halka arzların genel politikalarının bir parçası olduğunu söyleyen Paksoy, "Ama, A, B veya C şirketi için bir tarih vermek çok kolay değil, konjonktürün uygun olması lazım" dedi.

GENEL MÜDÜRLER KİLO VERECEK

Hedeflerini anlatırken, iddialı büyümede kamu ihalelerinin mi, yoksa sektörün potansiyelinin mi etkili olacağının sorulması üzerine, "Devlet ihalelerinden 2007'de bilişim şirketlerinin aldığı pay yüzde 13 civarında, grupla çalışma oranı da yüzde 3 - 4'ü geçmez. Amacımız sürekli büyüyen pazardan pay almaktır" diyen Paksoy, yeni fırsatlarlarla ilgili soruları ise "Sektörde, pazar payını yüzde 20 - 25'lere çıkarmadığınız sürece yaşama şansınız çok az. Bu beraberinde satın almaları ve birleşmeleri, konsolidasyonu da getirir. Oluşan yeni fırsatları kesinlikle değerlendireceğiz" şeklinde cevapladı. Paksoy, yeni genel müdürleri tanıtırken de toplu gördüklerinden 3 ila 10 kilo arasında zayıflamalarını istedi. Onlar da bu isteğe "tamam" dediler. Genel müdürler ve şirketleri şöyle: (soldan sağa) Orhan Korkusuz (Mersa Sistem), İhsan Taşer (Hızlı Sistem ve Medyasoft), Grup Başkan Cahit Paksoy, Harun Maden (Global İletişim), Mehmet Yolcu (Datateknik).

OFİSE GELEN KONUKLAR GODİVA İSTİYOR

Grup yemeğinde, Godiva da en çok konuşulan konu oldu. Ülker'in kıdemli profesyonellerinden Necdet Buzbaş, Godiva'nın satın alınmasıyla ilgili yansımaların içeride ve dışarıda çok olumlu olduğunu söyledi. Özellikle, Çin'in Uygur bölgesinden "Sizinle ve Ülker'le gurur duyuyoruz" mesajları geldiğini anlatan Buzbaş, "Konuklarınıza Godiva ikramına başladınız mı?" sorusuna ise espriyle şu cevabı verdi: "Başladık ancak henüz bize gelmediği için Godiva'yı havaalanındaki free - shop'tan parayla alıyoruz. 390 gramlık Godiva kutusu 48 eurodan satılıyor. Biz Metin Yurdagül'le oda komşusuyuz. Birlikte aldığımız Godiva'ları misafirlere ikram ediyoruz."