Atağa geçen MHP, AKP'nin bütün hesaplarını bozdu

Üniversitelerdeki türban yasağına başından beri karşı çıkan biriyim. Bu yasağın yıllar sonra sonuçlanacağa benzemesi kuşkusuz sevindiricidir. Ancak bir gazeteci olarak bu sürecin çok sert geçeceğini; siyaseten en çok AKP'nin yıpranacağını ve ne tür gelişmeler yaşanırsa yaşansın MHP'nin ciddi bir yara almayacağını düşünüyorum. Ve bugüne kadar yaşananlar ile bundan sonra yaşanabilecekleri şöyle sıralıyorum:
AKP'nin hiçbir zaman iyi çalışılmış bir başörtüsü stratejisi olmadı
AKP ne 2002 seçimlerinden önce, ne onu takip eden yerel seçimlerde, ne de son 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde, üniversitelerdeki türban/başörtüsü yasağını kaldırma konusunda açık bir söz vererek kendini bağladı, ne de kuruluşundan bu yana geçen onca zamanda bu sorunun çözümü için bir proje geliştirdi. AKP lideri Erdoğan, çözümü hep "toplumsal mutabakat"a havale etti ancak bunu sağlamaya yönelik bir faaliyete girişmedi. Örneğin AKP'ye yakın sivil toplum kuruluşlarını, aydınları ve medyayı; AKP'li belediyeleri bu mutabakatı arama için seferber etmedi.

Türbanlılar hep AKP'ye güvenip sabrettiler

AKP'den hiçbir ışık gelmemesine rağmen yasaktan mağdur gelen kız öğrenciler ve onların yakın çevreleri seslerini hiç yükseltmediler. Çözümsüzlüğün sorumlusu olarak AKP'yi değil, "sistem"i gördüler ve AKP'nin hükümet olma ötesinde "iktidar"da olacağı günleri, büyük bir tevekkülle beklediler. İslami cemaatlerin büyük çoğunluğu zaten türban konusunda teslim bayrağını çoktan çekmişti, ama radikal İslamcı gruplar da beş yıllık iktidarı boyunca AKP'yi asla zorlamadılar. Örneğin bir zamanlar nerdeyse rutine binmiş olan Cuma namazı çıkışı türban eylemleri bıçakla kesilmiş gibi durdu.

Çözüm yeni anayasaya havale edilmişti

22 Temmuz'da alınan yüzde 47 oy ve Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi türban sorununun da çözülebileceği yolunda beklentileri artırdı ve gözler hemen yeni anayasaya çevrildi. Başta Erdoğan olmak üzere AKP kurmayları ve taslak üzerinde çalışan akademisyenler, yeni anayasada yasağın da kalkacağı yolunda çok açık mesajlar verdiler.

MHP AKP'nin hesaplarını bozdu

Başbakan Erdoğan Madrid'deki türban sorusuna cevap verirken gönlünden geçenleri dile getirmişti. Bu sözler aslında yeni anayasaya hazırlık olarak da görülebilirdi. Fakat beklenmedik bir şey oldu ve MHP lideri Bahçeli çözüm için hazır olduklarını açıklayıp somut bir öneri getirdi. Bu aşamadan sonra yeni anayasayı bahane etmeleri AKP'lileri MHP karşısında epey zor duruma düşürürdü.
Sanıldığının aksine AKP MHP'nin kuyruğuna takıldı
MHP'yi, Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra bir kez daha AKP'nin kuyruğuna takılmakla itham edenler yine yanılıyorlar. Çünkü türban sorunu AKP'nin tekelinde değil ve MHP'nin de yabancısı olduğu bir konu değil. Özellikle İç ve Doğu Anadolu ile Karadeniz'de iki partinin tabanları iç içe geçmiş durumda ve büyük ölçüde bu yasağın kalkmasını istiyorlar. Zaten MHP 1999 genel seçimlerinde yaptığı patlamayı bir ölçüde "Ürkekçe değil erkekçe" sloganıyla, bu sorunu çözme vaadine borçluydu. Kısacası, dün iktidardayken yapamadığını bugün ana muhalefet partisi bile değilken yapabiliyor olması MHP için çok büyük bir siyasi başarıdır.

Sadece laiklik temelli itirazlar gelmeyecek

Günler öncesinden başlayan tartışmalar tırmanarak süreceğe benziyor. İtirazların başında hiç kuşkusuz laiklikle ilgili kaygılar geliyor. CHP lideri Baykal'ın sözlerinden ziyade, TSK'nın ne diyeceği ve yapacağıyla düzenlenmesine kesin gözüyle bakılan yeni protesto gösterilerine katılımın ne olacağı merakla bekleniyor. Ayrıca, TÜSİAD'ın dile getirmiş olduğu ve Bahçeli'nin şiddetli bir cevabına yol açan "türban öncelikli sorun değil" yaklaşımının da, dünya ekonomisindeki altüst oluşlara paralel olarak daha fazla seslendirileceği kesindir. Bu arada, tam da PKK ile mücadele konusunda devletin kurumları arasında bir mutabakat ortaya çıkmışken sistemin ana aktörleri arasında yaşanabilecek gerilimlerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini de akılda tutmak lazım. Son olarak, AKP'ye etkili bir destek veren liberal kişi ve kuruluşların (bu arada Batılıların) demokratikleşme konusundaki adımlar, örneğin 301. madde dururken türbanın öne çıkartılmasından memnun olmadıkları biliniyor. Yine de bu kesimlerin, son Ergenekon Operasyonu nedeniyle hükümete yeniden geniş bir kredi açmış olduklarını da vurgulamak şart.

Farklı uygulamalar olabilir,kampüslerde kaos kaçınılmaz

Yeni düzenleme TBMM'den kolaylıkla geçer. Ancak YÖK Yasası'ndaki düzenleme Anayasa Mahkemesi'ne takılabilir. Bu arada Mahkeme'nin, Anayasa'nın 2. Maddesi'ne dayanarak, yani laiklik ilkesi gereği türbana kırmızı ışığı sürdürmesi de kuvvetle muhtemel. Sonuçta daha uzun bir süre türbana dolanacağa benzeriz. Buna bağlı olarak üniversitelerde farklı farklı uygulamalar ve doğal olarak gerginlikler ve kaos yaşanacağı muhakkak. Bu da Türkiye'nin, zaten iyice zayıflamış olan bir arada yaşama kültürünü iyice zayıf düşürebilir.






























Bakırköy ve Avcılar'da

%50 indirimler lazer epilasyon,

botoks,dolgu,leke tedavisi......

www.lazerline.com.tr










Royal Sales International

Temizlik-Sağlık-Bakım Ürünleri

Peşin Fiyatına Taksitle...

www.enavantajli.com
Kişisel Ürünler










Virility Pills Türkiye'de

Dünyada Yankı Uyandıran VP-RX Türkiye'de

Erkeklere Özel Maksimum Performans Hapı

www.virilitypillsturkey.com










SAĞLIK MERKEZİ...

Tamamen Bitkisel,Performansınızı Destekleyici,

Büyütücü, Geliştirici Hap!!

www.virilitypills.tv





Reklam Verin