Arınç, Vali Refik Arslan Öztürk, Manisa Belediye Başkanı AKP'li Bülent Kar, AKP Manisa Milletvekili Mehmet Çerçi ve Saruhanlı Belediye Başkanı AKP'li Hüseyin Yaralı ile kültür merkezinin açılışı kurdelesini kesti. Arınç, açılışın ardından partililerle AKP Saruhanlı Kadın Kolları Teşkilatı'nın Belediye Düğün Salonu'ndaki kongresine geçti. Burada bir konuşma yapan Arınç, AKP'nin yerel yönetimlerdeki başarısına ve türban tartışmalarına değindi.

`TÜRKİYE'YE KÖTÜLÜK YAPIYORLAR'

Arınç, son zamanlardaki türban tartışmalarını çıkaran kişilerin Türkiye'ye kötülük yaptıklarını ileri sürdü. Toplumsal barışı kurarak, ülkenin büyümesini sağlayacaklarını vurgulayan Arınç, şunları söyledi:" Toplum kavga, ayrımcılık olursa büyüme, istikrar olmaz. Gözyaşının, zulmün, haksızlığın olduğu yerlerde istikrar bekleyemezsiniz. İnsanların dışlandıklarını hissettikleri yerlerden bet bereket bekleyemezsiniz. Türkiye, yıllarca bu sorunların içinde yaşadı. Yıllardır hepimizin yüreğine bir kor ateşi gibi düşen terör belasını birlikte yaşadık. Gerici, ilerici, Türk, Kürt, laik, laiklik düşmanı, başörtülü, başörtüsüz gibi suni ayrımlarla toplumu bölmeye, birbirine düşman etmeye çalıştılar. Oysa biz, bin senedir bu toprakların üzerindeyiz. Bin yıldır bu topraklarda, hangi ırktan, mezhepten, dinden olursak olalım kardeşçe yaşadık. Toplum birbirini seviyor. Onu birbirine düşman etmek en büyük yanlışlıktır."

`BAŞI AÇIK İLE BAŞI KAPALI DOST OLACAK'

Arınç, AKP iktidarının toplumsal barışı hedeflediğini, bu yönde çalışmalar yaptığını da kaydetti. Üniversitelere başı kapalı olanların alınmayarak yapılan ayrımcılığın kaldırılması için çaba gösteren AKP ve MHP'nin toplumsal barışa hizmet ettiği için alkışlanması gerektiğini de savunan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:" Toplumu kucaklama istiyoruz. Zengin ile fakir arasında düşmanlık, işçi ile işveren arasında çatışma, başı açıkla örtülü arasında ayrımcılık olmasın istiyoruz. Aynı ailelerde yaşıyoruz. Kızlarımız, eşlerimiz, annelerimiz farklı giyinebilir. Ama farklı giyinmesi onu annelikten, kızımız olduğu gerçeğinden uzaklaştırmaz. Kendi serbest tercihi ile başını örtmüş olan bir hanımefendiye elbette saygı gösteririz. Kendi siyasi, bireysel düşüncesiyle başını açmış veya bir başka biçimde toplumun içine karışmış olanlara da elbette aynı saygı gösteririz. Bu görevimizdir. Bu toplum, hangi tercihi yaparsa yapsın insanların bir birlerine saygı gösterdiği, farklılıkların zenginlik olarak anlaşıldığı bir toplum olmalıdır.

Ertan KORKMAZ/MANİSA, (DHA)