AĞIR SÖZ EDİLMEDİ
ABD ile tezkere müzakereleri sırasında Türk heyetine başkanlık eden Bölükbaşı, o dönemde Washington'dan gelen heyetle yapılan pazarlıklar sırasında, ABD'nin Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmemesi için elinden geleni yaptığını ve iplerin bu yüzden birçok kez kopma noktasına geldiğini belirterek, " Sinirlerin kontrol edilemez ölçüde gerildiği bu anlarda tarafımızdan ABD heyetine ağır sözler sarf edilmesi önlenememiştir" bilgisine yer veriyor.
ABD ile Irak harekâtı öncesinde yürütülen askeri, siyasi ve ekonomik pazarlıkların bilinmeyen yönlerini belgeleriyle ortaya koyan Bölükbaşı'nın kitabında, tezkerenin kabul edilmesi durumunda Kuzey Irak'a girecek Türk birliklerinin konuşlanacağı yerleri gösteren haritalar da ilk kez yayınlandı.
Tezkere geçseydi Mehmetçiğin 40 kilometre derinliğinde Kuzey Irak'a gireceğine dikkat çeken Bölükbaşı'nın kitabında, " Türk - Irak sınırı hattı dağ silsilesi, Metina dağı bloku ve en güneyde Gara Dağı bloku bu bölgenin içinde kalıyordu. Türk askeri üç dağ silsilesinin güneyine, ovalık alana kadar giriyordu.
Bu bölge, 2007 yılına gelindiğinde PKK'nın Kuzey Irak'taki mevcudiyetinin haritasıyla karşılaştırıldığında, Kandil Dağı hariç PKK'nın Türkiye'ye terör eylemleri için toplanma, konaklama ve eğitim amaçlı kullandıkları kampları ve silah, mühimmat, erzak depolama yerlerinin tümünü kapsadığı görülecektir" deniliyor.
AJANLARIN KAÇIRILIŞI
O dönemde ABD ile yapılan kıran kırana pazarlıkların hemen tümünün fotoğrafının çekildiği kitapta, CIA ajanlarının ABD heyetiyle nasıl Kuzey Irak'a kaçırıldığı, tarihi 1 Mart tezkeresinin TBMM oturumunda " ret" edilmesinin gerisindeki nedenler en ince ayrıntısına kadar irdeleniyor. 1 Mart tezkeresi hakkında daha önce de kitaplar yazıldı ve görünen o ki yazılmaya devam edilecek.
Ancak Bölükbaşı'nın kitabı, o dönemde Türkiye adına pazarlıkları yürüten en üst diplomatın kaleminden çıkması açısından büyük önem taşıyor. Bu yüzden " 1 Mart Vakası" kendi alanında bir ilk kitap ve birçok tartışmayı da beraberinde getirecek gibi görünüyor.





