Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı olmasından önce yaklaşık 4,5 yıl başında bulunduğu Dışişleri Bakanlığı'nı ziyaret ederek, personel ile vedalaştı. Bakanlığa gelişinde kırmızı halı serilerek, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Bakanlık Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve müsteşar yardımcıları tarafından kapıda karşılanan Gül, Babacan ile kısa bir süre makamında sohbet etti. Gül, daha sonra da Dışişleri Bakanlığı personeline hitap etti. Gül yaptığı konuşmaya, "Aslında bir insan 4,5 yıl çalıştığı bir yere, arkadaşlarına 'Allah'a ısmarladık' demeden gider mi, demek ki gidermiş. Dolayısıyla ben şimdi aslında bunu gerçekleştirmek için aranızdayım" diye başladı. Ve şöyle devam etti: "Bazen hepimiz için bu işler rüya gibi oluyor. Zamanın nasıl hızla akıp geçtiğini görüyoruz. Ne kadar büyük olaylara şahit oluyoruz ama hepsi geçiyor, çok şükür bugün övündüğümüz bir şey var ki, güçlü, büyüyen bir Türkiye, imajı daima dünyada iyileşen bir Türkiye ile karşı karşıyayız."

"Yeni Bakanınız Ali Bey, 6 ay geçti sizler de gördünüz, benden aktif ve enerjisi olan bir arkadaşımız" diyen Gül, Babacan'ın Türk ekonomisinin bugünkü noktasına gelmesi için büyük katkı sağladığını vurguladı.

İkinci ziyaret AB Genel Sekreterliği'ne

Cumhurbaşkanı Gül daha sonra AB Genel Sekreterliği'ni (ABGS) ziyaret etti. Gül, yaptığı konuşmada 2008'in AB yılı olması gerektiğinin altını çizerek şöyle dedi: "Gün, reform sürecinin tekrar çok canlı bir şekilde devreye koymak, AB sürecini çok elle tutulur bir şekilde tekrar canlandırmak günüdür. 2007 yılı geçerli bazı sebeplerden dolayı Türkiye'nin enerjisini başka konulara çekmiştir. Ama 2008'de artık bu konularla birinci derecede ilgilenme ve Türkiye'nin yapması gerekenleri çok daha süratli bir şekilde yapma dönemi olduğuna inanıyorum." "AB tarafının ahde vefa ilkesine bağlı kalması şarttır" diyen Gül, AB'nin bundan vazgeçmesinin beklenemeyeceğini, bunun kendi değerlerini inkar anlamına geleceğini de belirtti.

Türbana yanıt vermedi

Gül, açıklamasının sonunda bir gazetecinin, "AB'nin Türkiye için bir çağdaşlaşma projesi olduğunu söylediniz. Ancak türbana üniversite yolunu açan anayasa değişikliği gibi düzenlemelerin Türkiye'yi çağdaşlaşma çizgisinden ayırdığı şeklinde birtakım eleştiriler var" sözlerini içeren bir sorusunu, "Bu konuları başkalarına sorun, olur mu?" diye yanıtladı.